11. Hukuk Dairesi 2023/2929 E. , 2024/5537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/187 Esas, 2023/126 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/116 E., 2020/361 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı
**11. Hukuk Dairesi 2023/2929 E. , 2024/5537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/187 Esas, 2023/126 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/116 E., 2020/361 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07 ve 11. sınıfta "auto dose" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, 2019/26690 numaralı başvurunun davalı şirketin 2015/30511, 2014/28308 ve 2008/69190 numaralı "smart dose”, "aquadose” ve “dose” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine 07. sınıftaki mallar yönünden reddedildiğini, bu karara yönelik yaptıkları itirazın ise davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkilinin markası ile redde mesnet gösterilen markaların benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu başvuru markasının müvekkilinin markalarının serisi niteliğinde olduğunu, 07. sınıfta tescilli 2014/02222 numaralı “selfdose” ibareli markası nedeniyle müvekkilinin “dose” ibaresinin 07. sınıfta tescili bakımından kazanılmış hakkının bulunduğunu, dava konusu markalarda ortak olan “dose” ibaresinin ayırt edici karakteri zayıf bir ibare olması nedeniyle de markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu ibareyi taşıyan davalı Kurum nezdinde tescilli pekçok marka olduğunu, müvekkilinin “auto dose” ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin başvuru markasının reddedilen sınıflar için de tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 2020-M-1405 sayılı kararının iptaline, 2019/26690 sayılı "AUTO DOSE" ibareli başvurunun tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 10 yılı aşkın süredir “dose” markası altında dozaj pompaları, deterjan ve parlatıcı pompaları, “pal international” markası altında aşçı kepleri, hijyenik ürünler, arıtma sistemleri, leke sökücü ve kireç giderici özel kimyasal ürünler ürettiğini, müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında tanınmış firma ve marka haline geldiğini, müvekkilinin “dose” markasını ilk kez 2008 yılında tescil ettirdiğini, davacının dava konusu başvuru markası altında, seçilen programa göre ideal sıvı deterjan miktarını ayarlayan deterjan pompaları ürettiğini, böylece davacının müvekkiliyle aynı faaliyet alanında iştigal ettiğini ve müvekkiline ait markalarla benzer “auto dose” markası altında aynı ürünleri ürettiğini, müvekkilinin “dose” esas unsurlu seri markalarını kullanmakta olduğunu, davacıya ait markada da “dose” ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını, başvuru markasında ayırt ediciliği düşük ibarenin “auto” ibaresi olduğunu, davacıya ait “dose” ibaresini gören ortalama tüketicinin müvekkiline ait ürünü satın aldığını düşüneceğini, davacının marakasının esasen herhangi bir şekil unsuru içermediğini, bu nedenle müvekkiline ait markalardan farklılaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki dava konusunu oluşturan çekişmeli 07. sınıftaki malların, redde dayanak markalar kapsamındaki mallar ile aynı/benzer oldukları, hem taraf markaları arasında anlamsal, fonetik ve görsel açıdan benzerliğin bulunması, hem de kapsamlarında aynı/benzer emtiaların bulunması nedenleriyle, 07. sınıftaki davacı başvurusu ile davalı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu, davacı, 07. sınıfta tescilli 2014/02222 sayılı “selfdose” ibareli markası nedeniyle müvekkilinin “dose” ibaresinin 07. sınıfta tescili bakımından kazanılmış hakkı olduğunu iddia etmiş ise de, müktesep hakka dayanak aldığı markasının 26.01.2016 tarihinde tescil edildiği, davacının yeni markasında, itiraza mesnet markalara yaklaşması ve eski markasına karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmamış olması nedenleriyle, davacının, dava konusu marka bakımından, önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı, tanınmışlık koşullarının oluşmadığı, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin marka başvurusunun itiraza mesnet markalardan yeterince farklılaştığını, markalar arasında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığını, markaların başlangıç kısımlarının farklı ve "dose" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, başvurunun müvekkilinin 2014/02222 sayılı markanın serisi olarak algılanacağını, davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili başvurusundan sonra "autodose" ibareli marka başvurusu yaptığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamından çıkartılan 07. sınıf malların itiraza mesnet markaların kapsamında yer aldığı, taraf markaları arasında "dose" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik de bulunduğu, başvurunun davalının "dose" ibareli markalarından biri olarak algılanacağı, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının iltibas koşullarının oluştuğu, öte yandan dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının 2014/02222 numaralı markasının tescili üzerinden 5 yıl dolmadığından reddedilen 07. sınıf mallar yönünden başvuru için müktesep hak teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.