11. Hukuk Dairesi 2014/17569 E. , 2015/12643 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2012/113-2014/90 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işi…
**11. Hukuk Dairesi 2014/17569 E. , 2015/12643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2012/113-2014/90 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince davalı şirkete ...'dan ...'a nakliye hizmeti verildiğini, verilen hizmetler karşılığı müvekkilince düzenlenen faturalara davalının itiraz etmediğini, davalının borçlarının bir kısmını banka havalesi ile ödediğini, bir kısmını da dava dışı ...'nin çeki ile ödediğini, bakiye borcu ödemediğini, davalının müvekkiline olan toplam 187.900,00 USD borcundan 175.874,21 USD'lik ödemeleri düşüldüğünde bakiye 12.025,79 USD borcu kaldığını, anılan meblağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'nin taşeron firması olduğunu, müvekkili şirket tarafından tedarik edilen inşaat malzemelerinin ... arasında davacıya taşıttırıldığını, taşıma faaliyetlerinde ücretlendirmelerin taşıma araç sayısı üzerinden yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, ilk zamanlar davacı tarafından müvekkili adına kesilen faturaların banka havalesi ile ödendiğini, daha sonra müvekkilinin borcunu üstlenen .... tarafından ödemeler yapıldığını, nakliye bedelinin kalan ödemesine ilişkin olarak keşidecisi .... olan 17.02.20012 tarihli 58.000 TL bedelli çekin keşideci tarafından davacıya verildiğini, bu işlem BK'nın 173 ve 174. maddeleri gereğince borcun nakli niteliğinde olduğundan müvekkiline husumet düşmeyeceğini, davacı ile müvekkili arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı adına taşımayı yapan tır şoförlerinin ... şehrine geldiklerinde gümrükte beklediklerini, parasız kaldıklarını gerekçe göstererek malları teslim etmeme tehdidi ile müvekkilinden ve .. yetkililerinden para talebinde bulunduklarını, durumun davacı tarafa bildirilmesi üzerine davacının tır şoförlerine ödeme yapılmasını isteyip yapılan ödemelerin de nakliye ücretinden mahsup edileceğini beyan etmesi üzerine olayların büyümemesi ve üstlenilen kamu ihalesinin sekteye uğramaması için 46 tır şoförüne ayrı ayrı ve değişen miktarlarda toplam 37.050,00 USD ödeme yapıldığını, şoförlerden ödeme yapıldığına ilişkin belge alındığını, ....'nin tır şoförlerine ödeme yapmasını gerektirecek bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilin ve ...'nin defterleri incelendiğinde müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunun görüleceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma işinin yapıldığına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın borcun dava dışı ... tarafından üstlenilip üstlenilmediği ve Azerbaycan'da taşımayı yapan tır şoförlerine davalı tarafça ödendiği iddia edilen 37.050,00 USD'den kaynaklandığı, taraflar arasında borcun nakli konusunda anlaşma bulunduğuna ilişkin savunmayı ispat yükü davalı tarafta olup davalı taraf buna ilişkin savunmasını kanıtlayamadığından husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı vekili davacının taşıma ücretinden mahsup edileceği talimatı üzerine tır şoförlerine ödeme yapıldığını savunmuş ise de davacının bu yönde muvafakati ya da talimatı olduğunun sunulan delillerle kanıtlanamadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.026,00 USD ( 21.611,92 TL) alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, %40 oranında hesaplanan 8.610,46 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, nakliye ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu taşıma Türkiye'den Azerbaycan'a gerçekleştirilmiştir. CMR Konvansiyonu'nun “Taşımacının sorumlu olduğu kişiler” başlıklı 3. maddesi, 6762 sayılı TTK'nın “Yardımcıların Kusurları” başlıklı 782. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 879. maddesi hükmü nazara alındığında taşıyanın, edimini kendi çalışanı ya da taşımanın yapılması için hizmet aldığı kişiler aracılığıyla yerine getirmesi mümkündür. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı vekili, davacının üstlendiği taşıma işini şoförleri aracılığıyla yerine getirdiğini, davacı adına taşımayı gerçekleştiren tır şoförlerine yapılan ödemeler nazara alındığında müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur. Bu savunmasına delil olmak üzere taşımayı gerçekleştiren tır şoförlerinin imzasını taşıyan, tırların plakasını ve ödenen meblağı içeren 46 adet makbuz ibraz etmiştir. Kural olarak davacı adına taşımayı gerçekleştiren tır şoförlerine yapılan ödemelerin dava konusu taşıma ile ilgili olduğu kabul edilmelidir. Davacı taraf tır şoförlerine yapılan ödemelerin başka bir sebepten ötürü yapıldığını iddia ve ispat edemediğine göre mahkemece, söz konusu ödemeler dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken davacının tır şoförlerine ödeme yapılması konusunda muvafakatı ya da talimatı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.