T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/927 KARAR NO: 2026/900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2026 ARA KARAR ESAS NO: 2026/211 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilince sunulan dava di…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/927 KARAR NO: 2026/900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2026 ARA KARAR ESAS NO: 2026/211 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ; "...OLAYLAR_______: 1- Müvekkil şirket yetkilisi ... ile şirket yetkilisi tarafından satış konusunda yetkilendirilen ...'un babası ile borçlu ... çok yakın arkadaş olup; aralarındaki bu yakın arkadaşlığa binaen güven telkin edilerek müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından satış konusunda yetkilendirilen kayını olan ... ile davalı borçlu ... arasında, müvekkilin maliki olduğu elma bahçesi niteliğindeki Kayseri ... Köyü ... Mevkii ... ada ..., ..., ..., ..., ... ve ...nolu parseller üzerinde yetişen 200 ton kırmızı elmanın satışı hususunda "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi" imzalanmıştır. (EK-1) Müvekkil şirket tarafından Kayseri ... Köyü ... Mevkii ... ada ..., ...,..., ..., ... ve ... nolu parseller üzerinde yetişen 200 ton kırmızı elmanın satışı hususunda yapılan sözleşme kapsamında alacağını tahsil etmek için 20.1.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçilmiştir. Davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz edilmiştir. Şöyle ki; Her ne kadar müvekkil şirketin sözleşmede adı bulunmasa da ürünler, müvekkilin maliki olduğu parsellerde yetişmekte olup müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından ... işbu sözleşme konusunda yetkilendirilmiş olup ..., müvekkil şirket adına hareket etmiştir. Zira sözleşmeden de açıkça görüldüğü üzere ..., ... kısmını imzalamıştır. Söz konusu sözleşme şartlarına göre elmanın kilogram birim fiyatı 48,00 TL olarak kararlaştırılmış; ödeme planı kapsamında toplam satış bedelinin %50’sinin peşin ve nakit, kalan %50’sinin ise 31.01.2026 ve 28.02.2026 tarihlerinde iki eşit taksit halinde ödenmesi hususunda taraflar arasında anlaşmaya varılmıştır. Müvekkilin maliki olduğu bahçe niteliğindeki taşınmazların bulunduğu bu bölgedeki örf ve adet gereğince ürünler hasat zamanı geldiğinde müvekkil tarafından toplatılarak, nakliyesi davalıya ait olmak üzere davalı ... tarafından belirlenen soğuk hava deposuna gönderilmiştir. Burada ise kantara giren ürünlere ilişkin biri üreticiye, biri satıcıya, biri ise soğuk hava deposu işletmecesine kalmak üzere kantar fişleri düzenlenmiştir. Ayrıca bu kantar fişlerinde; üretici adı, ürün miktarı, nakliye araç bilgileri ve alıcı bilgileri de yer almaktadır. İşbu hususa ilişkin 21 adet kantar fişini dilekçemiz ekinde sunmaktayız. (EK-2) Kantar fişlerinden de görüldüğü üzere ürünün tartımının yapılarak teslimini yapan firmanın müvekkil şirket olduğu ve firma kısmına "..." yazıldığı, alıcının da davalı borçlu olan "..." olduğu açıkça bellidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/882 E., 2024/6697 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "24.03.2022 tarihli bozma ilamında davalı ... adına şeker fabrikasına yapılan teslimatlara ilişkin kantar fişlerinin bulunduğu, bu teslimatların sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davacı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davanın ispatlandığı gözetilmeksizin" denmiştir. Bölgedeki örf ve adet gereğince ve dava konusu ürün alımında da, borçlu/alıcı ürünü dalında iken kalitesine bakmış kg fiyat, toplam tonaj ve ödeme konusunda anlaşmışlardır. Yine bölgede oluşan örf ve adet gereği işçilik masrafı üreticiye yani müvekkile ait olmak üzere müvekkil tarafından toplatılmış, nakliyesi borçlu/alıcıya ait olmak üzere ürünler soğuk hava deposu kantarında tartılmıştır. Tüm bahçe ürünleri toplanıp, borçlu/alıcı tarafından soğuk hava deposuna teslim alındıktan sonra, taraflar hesap görmüştür. Kantar fişlerinde yer alan toplam ürün miktarı üzerinden anlaşılan kg fiyatı üzerinden satış bedeli hesaplanmıştır. Taraflar arasında görülen hesaba göre, borçlu/alıcı peşinat ödemesini yapmayınca tam bu nedenle müvekkil adına hareket eden ... ile borçlu/alıcı ... arasında ... tarihinde yapılan whatsapp mesaj kayıtlarınca sabit olduğu üzere müvekkil adına hareket eden ... tarafından borçlu/alıcıya gönderilen yazıda, toplanan toplam ürün bedelinin 206.655 kg olduğu, anlaşılan kg fiyatının 48,00TL olduğu, toplamda teslim edilen toplam ürün bedelinin 9.919.440,00-TL olduğu, hesap tarihi itibari ile 1.000.000,00-TL ödendiği kalan bakiyenin 8.919.440,00-TL olduğu belirtilmiş, sonrasında borçlu/alıcı tarafından not kağıdının başına müvekkil şirket yetkilisi ...'in adı yazılmak sureti ile soğuk hava deposuna aktarılan tüm ürünlere ilişkin kantar fişinde yer alan tüm bilgiler kronolojik olarak yazılmış aynı şekilde hesap görülen kağıdın sağ alt kısmında toplam ürün miktarının 206.655 kilogram olduğu ve yine kağıdın sol alt kısmında sözleşme konusu ürünlerin bedelinin alıcı tarafından da 9.919.440,00-TL olarak hesaplandığı görülmektedir. (EK-3) Müvekkil tarafından sözleşme konusu edimlerin tamamının eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafı davalı borçlu ... tarafından bugüne kadar yalnızca 100.000,00-TL'si satış bedeline mahsuben işçi giderini karşılayabilmek adına banka üzerinden (buna ilişkin 27.09.2025 tarihli dekont dilekçe ekindedir, EK-4), 900.000,00-TL tutarı ise elden olmak suretiyle toplam 1.000.000,00-TL tutarında bir ödeme yapılmıştır. Bununla birlikte sözleşme bedelinin tarafların anlaşmasına göre hasat bitiminde %50'si tutarındaki peşin ödenmesi gereken bakiye peşinat borcu ve hasat bitiminde peşin ödenmesi gereken %50'lik kısmın ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen kalan tutar ile birlikte toplam sözleşme bedeli karşılığı bakiye bedel olan 8.919.440,00-TL bu zamana kadar hiçbir şekilde ödenmemiştir. Dahası, müvekkil şirket, davalı ... hakkında tam da bu nedenle Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan şikâyette bulunulmuş ve davalı, ... tarihli kolluk ifadesinde sözleşmenin varlığını, sözleşmede yer alan tonaj miktarını kg fiyatını, ürünleri teslim aldığını, alacağın miktarını ikrar etmiş VE ÜRÜN BEDELİNİ DE ÖDEDİĞİNİ İDDİA ETMİŞTİR. (EK-5) Davalı borçlu ..., 11.01.2026 tarihli ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından alınan ifadesinde; "2025 Yılının 9. Ayının başlarında ... isimli şahsın elma bahçelerinden elma satın aldım. Yaklaşık olarak 200 TON elma aldım. Bu elmaların kilosunu 48 TL olacak şekilde anlaşmıştık. Bu anlaşmayı biz o dönemde yazılı sözleşme olarak resmiyete dökmüştük. Bu sözleşmede ödeme koşullarına dair herhangi bir şey yazmamaktadır. Bu sözleşmeyi ... ile ben kendi aramızda yaptık ve ikimizin de imzası bu sözleşmede bulunmaktadır. Bu sözleşme şuan yanımda değildir. Yine aynı ayın içerisinde ... limited şirketinde ... isimli şahsa 900.000(dokuzyüzbin) TI, ödeme yaptım. Bu ödemeyi elden kendisine Kayseri ... merkezinde ... çevresinde bulunan bir ... bankası şubesinde yaptım. Yine aynı gün 100.000 (Yüzbin) TL de ... isimli şahsın banka hesabına attım. Toplamda bu şahıslara elma satışına istinaden 1.000.000TL (Birmilyon) ödeme yaptım. Bu ödemeden yanı sıra 4.5 Milyon TL i de kendisini senet olarak ödeme yaptım. Bu senetleri babam olan ... isimli şahsın üzerinden verdim. Üzerime düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdim. Zaten karşı taraf ile aramızda sözlü olarak yaptığımız anlaşmada da ödeme bu şekilde yapılacaktı. Kendi aramızda yaptığımız anlaşmadaki gibide ödemeler zamanında ve yeterli tutarda yapıldı" şeklinde iddia etmiştir. Her ne kadar davalı hakkında soruşturma dosyasında somut olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle takipsizlik kararı verilmiş ise de ceza dosyasında yapılan bu ikrar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesi gereği hukuk davasında mahkeme önünde yapılmış ikrar niteliğindedir. Bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/133 E., 2020/344 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "19. Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha (dava evrakı) ile de vakıa ikrar edilebilir. HUMK’un 236/1 maddesinde “dava evrakı” olarak belirtilen belgeler, tarafların dilekçe ve layiha gibi, davayı hâkim önüne götüren ve dava ilişkisi nedeniyle birbirlerine usulen tebliğ ettirdikleri belgelerdir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir. 20. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapıldığı takdirde HUMK’nun 151. maddesi gereğince tarafın ikrarı tutanağa yazılır (HUMK, m. 151/2) ve tutanağın ikrara ilişkin bölümü, ikrar eden tarafın önünde okunarak imza ettirilir (HUMK, m. 151/5). Bu husus, ikrar için geçerlik (muteberlik) şartıdır. 21. Önemle vurgulanmalıdır ki; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder (..., s. 2045). Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir (..., s. 2047).... 27. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir..." denmiştir. Ayrıca davalı borçlu taraf kolluk ifadesinde ödemenin 4.500.000,00-TL bedelli senet ile yapıldığını iddia etmiş ise de TAKİP DAYANAĞI SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLI OLARAK BORÇLU ... VEYA BABASI ... TARAFINDAN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLI BORCUNA KARŞILIK 4.500.000,00-TL BEDELLİ OLARAK MÜVEKKİL ŞİRKETİN EMRİNE VEYA NAMINA DÜZENLENMİŞ HERHANGİ BİR SENET BULUNMAMAKTADIR. BORÇLUNUN İDDİA ETTİĞİ SÖZ KONUSU SENETLERE İLİŞKİN OLARAK MÜVEKKİL ŞİRKETİN BİLGİSİ OLMADIĞI GİBİ, MÜVEKKİLE VERİLEN BİR SENET VEYA BU ŞEKİLDE SENETLE YAPILMIŞ BİR ÖDEME DE YOKTUR. Davalının şüpheli sıfatı ile Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan ... tarihli KOLLUK İFADESİNDE ÖDEME YAPTIĞINI İDDİA EDEREK İSPAT YÜKÜNÜ ÜZERİNE ALMAKLA BİRLİKTE ÖDEMEYE İLİŞKİN HERHANGİ BİR YAZILI BELGE VE KAYIT SUNAMAMIŞTIR. Ayrıca borçlu, İlçe Jandarma ifadesinde her ne kadar "Bu sözleşmede ödeme koşullarına dair herhangi bir şey yazmamaktadır." demiş ise de ekte sunmuş olduğumuz sözleşme içeriğinden de açıkça görüleceği üzere; 1. ÖDEME %50 NAKİT 2. ÖDEME 31.01.2026 3. ÖDEME 28.02.2026 Şeklinde yazılmış olup DAVALININ DA KABULÜNDE OLAN sözleşme içeriğinden de davalının iddialarının aksine ödemeye ilişkin detayların taraflarca kararlaştırıldığı açıkça görülmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/937 E., 2021/357 K. Sayılı kararında vurgulandığı üzere; "25. Aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmelerinin esas olduğu da nazara alındığında; davalının açıklanan savunmaları, borcun kaynağını oluşturan olgunun (satım akdinin) ve bundan doğan borcun varlığının kabulünü ve aynı zamanda borcun ödendiğini de içermektedir. Bu durumda, davalı borcu ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. EŞ SÖYLEYİŞLE, SOMUT OLAYDA İSPAT KÜLFETİ DAVALIYA AİTTİR. DAVACI, DAVALININ BU KABUL BEYANI NEDENİYLE ALACAĞININ VARLIĞINI KANITLAMAK YÜKÜMLÜLÜĞÜNDEN KURTULMUŞ; BUNA KARŞILIK DAVALI, BORCU ÖDEDİĞİNİ KANITLAMAKLA YÜKÜMLÜ HÂLE GELMİŞTİR." denmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3452 E., 2022/2384 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "Pancar teslimine ilişkin sözleşmelerde 150 ton pancarın şeker fabrikasına ... adına teslim edileceği, 350 ton pancarın ise şeker fabrikasına ...’ın bildireceği kişiler adına teslim edileceği belirtilmiştir. ... ADINA ŞEKER FABRİKASINA YAPILAN TESLİMATLARA İLİŞKİN KANTAR FİŞLERİ BULUNMAKTA OLUP BU TESLİMATLARIN SÖZLEŞME KAPSAMINDA YAPILDIĞININ KABULÜ GEREKMEKTE OLUP AKSİNİ İSPAT YÜKÜ DAVALI TARAFTADIR. AYRICA KANTAR FİŞLERİNDEN DAVACI TARAFINDAN ... VE ... ADINA ŞEKER FABRİKASINA PANCAR TESLİMİ YAPILDIĞI ANLAŞILMAKTADIR. Bu teslimler yönünden ise sözleşme kapsamında ...’ın talimatı ile yapılıp yapılmadığının araştırılarak bir sonuca varılması gerekmektedir. Pancar teslimine ilişkin olarak eksik değerlendirme ile sonuca varılması hatalı olup bozulması gerekirken kararın Dairemizce onanması doğru görülmemiş, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir." denmiştir. Bu itibarla, davalının soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesi ile sözleşmenin varlığına, ürün miktarına, ürün kg fiyatına, ürün bedeline yönelik kabulü, ürünü teslim aldığına ilişkin ikrarı ve ürün bedelini ödediği iddiasına karşı , iddia ettiği senet illiyetten mücerret olup sözleşmeden kaynaklı borcun ödendiği hususu tespitini de içermemektedir.Kaldı ki, müvekkile verilen bir senette bulunmamaktadır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesi Dosya No: 2022/2024 Karar No: 2022/2015 sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır." denmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/8831 E., 2021/5668 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere; "MAHKEMECE İŞLEMİN NİTELİĞİ İTİBARİYLE SOMUTLAŞTIRMA İLKESİ UYARINCA , TARAFLAR ARASINDA GEÇERLİ BULUNAN 2012 TARİHLİ SÖZLEŞME VE DOSYADAKİ KANTAR FİŞLERİNİ DESTEKLER NİTELİKTEKİ TANIK BEYANLARINA İTİBAR EDİLEREK, TARAFLAR ARASINDA ELMA ALIM-SATIM İLİŞKİSİNİN KURULDUĞU ANLAŞILDIĞINDAN DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, DOĞRUDAN YEMİN DELİLİ ÜZERİNDEN DAVALIYA YEMİN İCRA ETTİREREK HÜKÜM KURULMASI HATALIDIR. Yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının iş bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir." denmiştir. 2-Müvekkil şirket, sözleşme gereğince üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz ve zamanında ifa etmiş, sözleşme konusu ürünler soğuk hava deposuna teslim edilmiş olmasına rağmen, borçlunun kötü niyetli ve ödeme iradesinden yoksun tutumu nedeniyle ciddi maddi zarara uğramıştır. İhtiyati haciz talebine ilişkin tüm yasal şartlar somut olayda birlikte gerçekleşmiş olup, müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklanan, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir alacağı bulunmaktadır. Mahkemenizce de bilindiği üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda taraflar arasında akdedilen yazılı sözleşme, kantar fişleri, banka dekontları, davalı tarafından gönderilen mesaj içerikleri ile dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz soruşturma aşamasında ki ifadelerinde de görüldüğü üzere; taraflar arasında kurulan akdi ilişkinin varlığı ve müvekkilin davalıdan alacağının olduğu, alacağın miktarı, sözleşme konusu ürünlerin miktarı, sözleşme konusu ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı, ürünlerin bedeli, ürün kilosunun ne kadar üzerinden anlaşıldığı hususlarının tamamı davalı borçlu tarafından da soruşturma aşamasında ki ifadelerinde ikrar edilmiştir. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki haricen edinilen bilgiye göre borçlu, edimini yerine getirmekten imtina ederek mal kaçırma hazırlığı içerisindedir. Zira borçluya ait diğer mallar üzerinde üçüncü şahıslara ait alacaklar yönünden ALEYHİNDE İHTİYATİ haciz kararlarının ve icra dosyalarının mevcut olduğu öğrenilmiştir. Her ne kadar müvekkil şirket tarafından da Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına 5.1.2026 tarih 2026/4 D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz talep edilmiş ise de mahkemece 5.1.2024 tarih 2026/4 D.iş sayılı dosyası verilen karar ile; "değişik iş dosyasına sunulan sözleşme suretine yapılan inceleme de talep eden ...'nin adının sözleşmede geçmediği, taraflar arasında kantar fişlerinin üçüncü bir firmaya ürünlerin teslim edileceğine dair bir hüküm olmadığı, kantar fişlerinin de talep edene ve aleyhine ihtiyati haciz istenene ait olup olmadığının belli olmadığı, düzensiz eklemeler bulunduğu gibi %50 nakit alacağının vadesinin gelmediği, kantar fişlerinin ve whatsapp yazışmalarının ve ödeme dekontların tek başına yeterli bir delil olmadığından talep eden tarafın aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi dikkate alınarak talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine" Karar verilmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına 5.1.2026 tarih 2026/4 D.İş sayılı kararından sonra davalı şüpheli sıfatı ile Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan ... tarihinde İFADE VERMİŞ ve ifadesinde; Yukarıda arz ettiğimiz üzere; * ... adına aracı ... ile ticaret yaptığını, * sözleşmenin varlığı,ürün miktarını, ürün kg fiyatını, ürün bedelini , ürünü teslim aldığını kabul etmiş ve ürün bedelini ödediği iddiasında bulunmuştur.Ancak ödemeyi yaptığını ispatlar yazılı bir belge sunamamıştır. Davaya konu itirazın iptaline ilişkin 20.1.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçilmiştir. YANİ ; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına 5.1.2026 tarih 2026/4 D.İş sayılı kararından sonradır. Ayrıca,farklı alacaklılar tarafından yapılan başvurular neticesinde aşağıda dosya numaraları belirtilen ihtiyati haciz kararları verilmiştir: * Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/801 D.İş * Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 D.İş * Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/763 D.İş * Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/789 D.İş Dava konusu elmalar yüksek ekonomik değere sahip, bozulabilir ve kolaylıkla elden çıkarılabilir nitelikte menkul mallardır. Dava sürecinin uzaması kuvvetle muhtemel olup, bu süre zarfında borçlunun malların tamamını elden çıkarma riski yüksektir. Bu durum, müvekkilin alacağına kavuşamaması tehlikesini doğurmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/18225 E., 2015/285 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "...talebe konu olan fatura tarihinden önce ve bir önceki düzenlenen faturadan sonra olmak üzere faturaya konu araca ait....tarafından düzenlenen KANTAR FİŞLERİNDEN İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN TARAFINDAN KENDİSİNE YÜKLENEN YÜKÜMLÜLÜĞÜN İFA EDİLDİĞİNİN ANLAŞILDIĞI, DOLAYISIYLA KENDİSİNE YÜKLENEN YÜKÜMLÜLÜĞÜ İFA EDEN ALACAKLI BAKIMINDAN BEDEL ALACAĞININ MUACCEL HALE GELDİĞİ GEREKÇESİYLE, İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞTİR. Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." denmiştir. Her ne kadar Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına 5.1.2026 tarih 2026/4 D.İş sayılı dosyası ile önceki ihtiyatı haciz talebimiz red edilmiş ise de; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Başkanlığının 08.09.2022 tarih, 2022/1282 Esas, 2022/901 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; "Elbetteki yeni bir hukuki sebebe dayanarak veya Kanunun yeni delil sunulmasına icazet verdiği durumlarda yeni delil ibrazı ile tekrar ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür." denmiştir. İş bu nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına 5.1.2026 tarih 2026/4 D.İş sayılı kararından sonra ortaya çıkan yeni delillerın varlığı olan; Davalının şüpheli sıfatı ile Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında vermiş olduğu ... tarihli ifadesi, davalı/borçlu aleyhinde 20.1.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçilmiş olması ve davalının haksız ve kötüniyetle yapmış olduğu itirazda da müvekkil ile arasında ki hukuki ilişkiye itiraz edilmeyip sadece takibe konu borcun olmadığına ilişkin itirazda bulunması kapsamında, İcra ve İflas Kanunu madde 257 ve devamı hükümleri uyarınca, ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunu sağlamış olduğumuz hususu kabul edilerek talebimizin kabulü ile davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, alacağımızı karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesini talep etmekteyiz. Ayrıca huzurdaki itirazın iptali davası zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğundan Yeşilhisar Arabuluculuk ... sayılı dosyası ile arabulucuya başvurulmuş olup anlaşamama şeklinde sonuçlanmıştır. 13.02.2026 tarihli arabuluculuk son tutanağını ekte sunmaktayız (EK-6). HUKUKİ DELİLLER: İlgili yasa hükümleri, SÜBUT DELİLLER_____: Yeşilhisar Arabuluculuk ... sayılı dosyası, Yeşilhisar İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/4 D.İş sayılı dosyası, Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/23 soruşturma sayılı dosyası, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/801 D.İş sayılı dosyası, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 D.İş sayılı dosyası, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/763 D.İş sayılı dosyası, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/789 D.İş sayılı dosyası, Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi, Ürünlerin teslimine dair 21 adet kantar fişleri, 27.09.2025 tarihli Banka dekontu, ürün miktarına ve bedeline ilişkin WhatsApp yazışmaları,tanık beyanları, keşif, bilirkişi incelemesi, ikamesi mümkün kanuni ve takdiri her türlü delil. NETİCE VE TALEP:Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davalı/borçlu ...'ın Yeşilhisar İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, Davalı aleyhine, asıl alacak olan 8.919.440,00-TL'nin %20'SİNDEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, Alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi ve borçlunun mal kaçırmasının önlenmesi amacıyla, yaklaşık ispat koşulunu sağlamış bulunduğumuzdan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 8.919.440,00-TL üzerinden İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesini," talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkeme 09/03/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...Talep, İİK 257 vd maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmünü amirdir. İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, değişik iş dosyasına sunulan sözleşme suretine yapılan inceleme de talep eden ...'nin adının sözleşmede geçmediği, taraflar arasında kantar fişlerinin üçüncü bir firmaya ürünlerin teslim edileceğine dair bir hüküm olmadığı, kantar fişlerinin de talep edene ve aleyhine ihtiyati haciz istenene ait olup olmadığının belli olmadığı, düzensiz eklemeler bulunduğu gibi %50 nakit alacağının vadesinin gelmediği, kantar fişlerinin ve whatsapp yazışmalarının ve ödeme dekontların tek başına yeterli bir delil olmadığından talep eden tarafın aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi dikkate alınarak talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, dava dosyası ekleri incelendiğinde; dosya kapsamına sunulan Kilo İle Ürün Alım Sözleşmesinde davacı ...'nin sözleşmede alıcı veya satıcı sıfatıyla adının geçmediği, dosya kapsamı itibariyle bu aşamada davalının soruşturma kapsamında vermiş olduğu ifade de ticari ilişkinin kiminle kurulduğuna ilişkin açık bir beyanın bulunmadığı, bu aşamada kantar fişleri, whatsapp kayıtlarının tek başına alacağının varlığı ve miktarını ortaya koyamadığı, mevcut hali ile davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada ihtiyati haciz için gerekli olan yaklaşık ispat koşullarının sağlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR :Yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı vekilinin İHYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE, ,, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "... İSTİNAF NEDENLERİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının vermiş olduğu ara karar USUL ve YASAYA aykırı olup kararın KALDIRILMASI gerekmektedir. Şöyle ki; 1-) İlk derece mahkemesi dosyası kapsamında sunulan 05.01.2026 tarihli dilekçemizde de belirtildiği üzere; müvekkil şirket yetkilisi ... ile, şirket tarafından satış işlemleri konusunda yetkilendirilen ...’un babası ile karşı taraf ... arasında yakın bir dostluk ilişkisi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki bu yakın ilişkiye dayanılarak güven oluşturulmuş ve bu güven çerçevesinde, müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından satış konusunda yetkilendirilen kayını ... ile karşı taraf ... arasında bir sözleşme akdedilmiştir. Söz konusu sözleşme, müvekkilin maliki olduğu Kayseri ili ... ilçesi ... Köyü ... Mevkii’nde bulunan ... ada ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı parsellerde yetiştirilen 200 ton kırmızı elmanın satışına ilişkin olup, taraflar arasında “Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi” başlığı altında düzenlenmiştir. Her ne kadar sözleşmede müvekkil şirketin unvanına açıkça yer verilmemiş ise de, söz konusu ürünlerin müvekkilin mülkiyetinde bulunan parsellerde yetiştirilmiştir. Ayrıca müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından ... bu sözleşme kapsamında açıkça yetkilendirilmiş olup, ... söz konusu sözleşmede müvekkil şirket adına hareket etmiştir. Nitekim sözleşme incelendiğinde de açıkça görüleceği üzere ..., sözleşmenin ... bölümünü imzalamıştır. Her ne kadar mahkeme ara kararının gerekçesinde "dosya kapsamına sunulan Kilo İle Ürün Alım Sözleşmesinde davacı ...'nin sözleşmede alıcı veya satıcı sıfatıyla adının geçmediği," belirtilmiş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin olarak ... tarafından imzalanmış yazılı tutanakta; ..., dava konusu sözleşmenin müvekkil şirket ile alıcı ... arasında akdedildiğini, kendisinin sözleşme sürecinde müvekkil şirket tarafında görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş ... konumunda olduğunu beyan etmiştir. ... tarafından yazılmış imzalı tutanağın bir suretini dilekçemiz ekinde sunmaktayız (EK-1). 2-) Her ne kadar yine karar gerekçesinde, işbu istinafa konu dava dosyasından önce 2026/4 D.İş dosyasında verilen ret kararı dayanak alınarak "taraflar arasında kantar fişlerinin üçüncü bir firmaya ürünlerin teslim edileceğine dair bir hüküm olmadığı, kantar fişlerinin de talep edene ve aleyhine ihtiyati haciz istenene ait olup olmadığının belli olmadığı," denmiş ise de Müvekkilin maliki olduğu bahçe niteliğindeki taşınmazların bulunduğu bölgede geçerli örf ve adet uyarınca; ürünler hasat zamanı geldiğinde müvekkil tarafından toplatılmakta, nakliye masrafları alıcıya ait olmak üzere karşı taraf ... tarafından belirlenen soğuk hava deposuna sevk edilmektedir. Zira bölgedeki yerleşik uygulamaya göre, borçlu/alıcı ürünü henüz dalında iken inceleyerek kalite değerlendirmesini yapmakta; kilogram fiyatı, toplam tonaj ve ödeme şartları bu aşamada kararlaştırılmaktadır. Yine aynı örf ve adet gereği, hasat işçiliği üreticiye, yani müvekkile ait olmakta; ürünlerin nakliyesi ise alıcı tarafından karşılanmaktadır. Hasat edilen ürünler, alıcı tarafından belirlenen soğuk hava deposunun kantarında tartılmakta ve tüm ürünlerin tesliminin ardından taraflar arasında kesin hesaplaşma yapılmaktadır. Bu kapsamda, kantar fişlerinde yer alan toplam ürün miktarı esas alınarak, taraflar arasında kararlaştırılan kilogram birim fiyatı üzerinden toplam satış bedeli hesaplanmaktadır. Nitekim somut olayda da, tüm ürünlerin toplanarak borçlu/alıcı tarafından teslim alınmasının ardından yapılan hesaplaşmada; borçlu/alıcının peşinat ödemesini gerçekleştirmemesi üzerine, müvekkil adına hareket eden ... ile borçlu/alıcı ... arasında ... tarihli WhatsApp yazışmaları yapılmıştır. Söz konusu yazışmalarda, dava dilekçemiz ekinde de sunulduğu üzere; müvekkil adına hareket eden ... tarafından borçlu/alıcıya gönderilen mesajda, toplam ürün miktarının 206.655 kg olduğu, kilogram birim fiyatının 48,00 TL olarak belirlendiği, buna göre toplam ürün bedelinin 9.919.440 TL olduğu, hesap tarihi itibariyle 1.000.000 TL ödeme yapıldığı ve bakiye borcun 8.919.440 TL olduğu açıkça ifade edilmiştir. Akabinde, borçlu/alıcı tarafından düzenlenen not kağıdında; müvekkil şirket yetkilisi ...’in adı başa yazılmak suretiyle, soğuk hava deposuna sevk edilen tüm ürünlere ilişkin kantar fişlerinde yer alan bilgiler kronolojik olarak kaydedilmiştir. Aynı belgede, sağ alt kısımda toplam ürün miktarının 206.655 kilogram olduğu, sol alt kısımda ise sözleşme konusu ürünlerin toplam bedelinin alıcı tarafından da 9.919.440,00 TL olarak hesaplandığı açıkça görülmektedir. Öte yandan, söz konusu soğuk hava deposunda tartımı yapılan ürünlere ilişkin olarak; biri üreticiye, biri alıcıya ve biri de depo işletmecisine verilmek üzere kantar fişleri düzenlenmiştir. Bu fişlerde üretici bilgileri, ürün miktarı, nakliye araç bilgileri ve alıcı bilgileri yer almakta olup, anılan belgeler daha önce dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkeme’ye sunulmuştur. Mahkeme tarafından yine, "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi"nde müvekkil şirketin adının geçmediği gerekçesi ileri sürülmüş ise de, kantar fişleri incelendiğinde ürünün tartımının yapılarak teslimini gerçekleştiren firmanın müvekkil şirket olduğu ve firma hanesinde "..." ibaresinin yer aldığı açıkça görülmektedir. Bununla birlikte alıcı kısmında da "..." isminin yer aldığı açıkça anlaşılmaktadır. 3-) Yine kararın gerekçesinde "dosya kapsamı itibariyle bu aşamada davalının soruşturma kapsamında vermiş olduğu ifade de ticari ilişkinin kiminle kurulduğuna ilişkin açık bir beyanın bulunmadığı," denmiş ise de sözleşme bedelinin tarafların anlaşmasına göre hasat bitiminde %50'si tutarındaki peşin ödenmesi gereken bakiye peşinat borcu ve hasat bitiminde peşin ödenmesi gereken %50'lik kısmın ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen kalan tutar ile birlikte toplam sözleşme bedeli karşılığı bakiye bedel olan 8.919.440,00-TL bu zamana kadar hiçbir şekilde ödenmediği için ve müvekkil şirket yetkilisi ile davalı taraf arasında da güven ilişkisine dayalı olarak sözleşme yapıldığı için Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan şikayette bulunulmuş olup Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 05.01.2026 tarihli ve 2026/4 D.İş sayılı ihtiyati haciz isteminin reddi kararından sonra davalı taraf, şüpheli sıfatıyla Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan ifade vermiş ... tarihli kolluk ifadesinde; sözleşmenin varlığını, sözleşmede yer alan tonaj miktarını, kilogram fiyatını, ürünleri teslim aldığını ve alacağın miktarını ikrar etmiş; ve ürün bedelini ödediğini iddia etmiştir.(EK-2) Nitekim davalı ...'ın, ... tarihli Yeşilhisar İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından alınan ifadesinde; "2025 Yılının 9. Ayının başlarında ... isimli şahsın elma bahçelerinden elma satın aldım. Yaklaşık olarak 200 TON elma aldım. Bu elmaların kilosunu 48 TL olacak şekilde anlaşmıştık. Bu anlaşmayı biz o dönemde yazılı sözleşme olarak resmiyete dökmüştük. Bu sözleşmede ödeme koşullarına dair herhangi bir şey yazmamaktadır. Bu sözleşmeyi ... ile ben kendi aramızda yaptık ve ikimizin de imzası bu sözleşmede bulunmaktadır. Bu sözleşme şuan yanımda değildir. Yine aynı ayın içerisinde ... limited şirketinde ... isimli şahsa 900.000(dokuzyüzbin) TI, ödeme yaptım. Bu ödemeyi elden kendisine ... şehir merkezinde ... çevresinde bulunan bir ...bankası şubesinde yaptım. Yine aynı gün 100.000 (Yüzbin) TL de ... isimli şahsın banka hesabına attım. Toplamda bu şahıslara elma satışına istinaden 1.000.000TL (Birmilyon) ödeme yaptım. Bu ödemeden yanı sıra 4.5 Milyon TL i de kendisini senet olarak ödeme yaptım. Bu senetleri babam olan ... isimli şahsın üzerinden verdim. Üzerime düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdim. Zaten karşı taraf ile aramızda sözlü olarak yaptığımız anlaşmada da ödeme bu şekilde yapılacaktı. Kendi aramızda yaptığımız anlaşmadaki gibide ödemeler zamanında ve yeterli tutarda yapıldı" şeklinde iddia etmiştir. Yani davalı taraf söz konusu ifadesinde; ... adına aracı ... ile ticaret yaptığını kabul etmiştir çünkü müvekkil şirket yetkilisine 900.000,00-TL ödeme yapmış ve davalının gönderdiği WhatsApp mesajlarında bedele ilişkin yazının başlığında müvekkil şirket yetkilisi ...'in adı yazmakla sözleşme ilişkisinin müvekkil şirket ile davalı taraf arasında yapıldığı bellidir. Kaldı ki sözleşme bedeline ilişkin kantar fişlerinde de müvekkil şirketin unvanının yazılı olduğu açıktır. Müvekkil şirket yetkilisinin adı ve müvekkil şirketin unvanı yazılı kantar fiş örnekleri aşağıdadır. ¸¸ ¸ Yine yukarıdaki görüntüde de görüldüğü üzere davalı tarafından gönderilen ödemeye ilişkin mesaj içeriğindeki kağıdın üst kısmında müvekkil şirket yetkilisi ...'in ismi yazmaktadır. 2-Yine davalı, ifadesinde sözleşmenin varlığını, ürün miktarını, ürün kilogram fiyatını, ürün bedelini ve ürünü teslim aldığını kabul etmiş, ayrıca ürün bedelini ödediği iddiasında bulunmuştur. ... tarihli KOLLUK İFADESİNDE ÖDEME YAPTIĞINI İDDİA EDEREK İSPAT YÜKÜNÜ ÜZERİNE ALMAKLA BİRLİKTE söz konusu ödemenin yapıldığını gösterir herhangi bir yazılı belge sunamamıştır. Her ne kadar karşı taraf, soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde; sözleşmenin varlığını, ürün miktarını, kilogram birim fiyatını ve toplam ürün bedelini kabul etmiş, ayrıca söz konusu ürünleri teslim aldığını da açıkça ikrar etmiş ise de; ürün bedelini soruşturmada bahsi geçen bir senet ile ödediğini ileri sürmüştür. Ne var ki, karşı tarafça ileri sürülen bu senet, illetten mücerret nitelikte olup; sözleşmeden kaynaklanan borcun ödendiğine dair herhangi bir açıklama veya tespit içermemektedir. Kaldı ki, müvekkile verilmiş ya da müvekkilin uhdesinde bulunan bu mahiyette herhangi bir senet de mevcut değildir. Ayrıca, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 2026/211 sayılı dosyasına sunulan müzekkere cevaplarından da açıkça anlaşılacağı üzere; farklı alacaklılar tarafından yapılan başvurular neticesinde karşı taraf ... aleyhine çeşitli ihtiyati haciz kararları verilmiştir. Bu kapsamda; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/708 D.İş sayılı dosyasında, karşı tarafça keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle 14.11.2025 tarihinde; yine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/801 D.İş sayılı dosyasında, karşı taraf lehine keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle 15.12.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı tesis edilmiştir. Bunun yanı sıra, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/763 D.İş ve 2025/789 D.İş sayılı dosyalarında da karşı taraf ... aleyhine ihtiyati haciz kararları bulunduğu görülmektedir. Öte yandan, dava konusu elmalar; yüksek ekonomik değere sahip olmalarının yanı sıra, bozulabilir nitelikte ve kolaylıkla elden çıkarılabilir özellikte menkul mallar arasında yer almaktadır. Dava sürecinin uzamasının kuvvetle muhtemel olduğu ve davalının aleyhine farklı dosyalarda da ihtiyati haciz kararları verildiği dikkate alındığında, bu süre zarfında karşı tarafın söz konusu malları tamamen elden çıkarma ihtimali oldukça yüksektir. Bu durum ise müvekkilin alacağına kavuşamaması yönünde ciddi bir tehlike doğurmaktadır. Bu nedenle, ekte sunulan karşı tarafın şüpheli sıfatıyla Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında vermiş olduğu ... tarihli ifadesi, karşı taraf aleyhine 20.01.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olması ve karşı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde yaptığı borca itirazda müvekkil ile arasındaki hukuki ilişkiye itiraz etmeyip yalnızca takibe konu borcun bulunmadığını ileri sürmesi ve ekte sunulan ... konumunda olan ...'un kendi imzasını içerir tutanaktaki beyanları ve dosyaya dava dilekçemiz ile sunmuş olduğumuz sözleşme sureti, kantar fişleri, whatsapp mesajları ve dekontlar birlikte değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacizde yaklaşık ispat şartının sağlanmış olduğu kabul edilerek talebimizin kabulü ile karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının alacağımızı karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İşbu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının KALDIRILMASI bakımından istinaf başvurusu yapma zorunluluğu hasıl olmuştur. NETİCE VE TALEP______: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı İSTİNAF TALEBİMİZİN kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2026/211 esas sayılı dosyasında 09.03.2026 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin ara kararının müvekkil lehine KALDIRILMASINA," karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında inceleme yapılmıştır. Derdest dava,"....NETİCE VE TALEP:Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davalı/borçlu ...'ın Yeşilhisar İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, Davalı aleyhine, asıl alacak olan 8.919.440,00-TL'nin %20'SİNDEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, Alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi ve borçlunun mal kaçırmasının önlenmesi amacıyla, yaklaşık ispat koşulunu sağlamış bulunduğumuzdan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 8.919.440,00-TL üzerinden İHTİYATİ HACİZ KARARI verilmesi," ne ilişkin olup,takip ve dava konusu iddia edilen bir miktar para alacağının karşı taraftan tahsilinin güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi de istenmiştir. İhtiyati haciz talep eden şirket vekili dilekçesi ile talep konusu para alacağı yönünden karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının alacağını karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesini istemiştir. Mahkeme 09/03/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile iş bu ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiş, davacı vekili bu ara kararı üresinde istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; İşbu derdest davada takip ve dava konusu edilen ticari alım -satım iddiasına dayalı bir miktar para alacağının davalıdan tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenen sözkonusu ihtiyati haczin kabulü için İİK 257 vd maddeleri gereğince alacağın varlığı ve miktarı yönlerinden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşuların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı,zira sunulan sözleşme suretinin (tarafları arasında ihtiyati haciz talep eden şirketin ismi yazılı olmayan) , kim için,hangi mallar yönünden düzenlendiği açıkça yazılı ve belli olmayan , içeriklerinde de tarafların isim ve imzaları bulunmayan kantar fişleri fotokopilerinin, emsal olarak gösterilen D.iş dosyalarındaki ihtiyati haciz kararlarının dayanaklarının da karşılıksız çıkan çeklere dayalı olduğunun bizzat ihtiyati haciz talep eden tarafça sunulan talep ve istinaf dilekçelerinde belirtilmesi, sunulan Whatsapp yazışmasına ilişkin görüntü çıktısının ve bu aşamada davalının soruşturma kapsamında vermiş olduğu beyanlarının içeriğinin İİK 257 vd maddelerine istinaden takip ve dava konusu edilen para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla talep edilen sözkonusu ihtiyati haczin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli olmadıkları anlaşıldığından, işbu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen 09/03/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 2026/211 ESAS sayılı ve 09/03/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı şirketçe peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İ.İ.K'nun 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 28/04/2026