11. Hukuk Dairesi 2012/2797 E. , 2013/17885 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2011 tarih ve 2011/41-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2012/2797 E. , 2013/17885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2011 tarih ve 2011/41-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, helva, lokum ve benzeri emtiada kullanılmak üzere 1973/90912 sayı ile "KOSKA" markasının kardeş olan davacı, davalı şahıslar ve dava dışı diğer kardeşleri adına müşterek marka olarak tescil edildiğini, müşterek markanın sahipleri olan üç kardeşin müşterek markanın adlarına tescilinden bir süre sonra yaklaşık 30 yıl önce işlerini ayırdıklarını ve müvekkillerden ...'ın bir tarafta, diğer kardeşlerin bir tarafta kalarak faaliyetlerini sürdürdüklerini, markanın tanınmış hale geldiğini, ancak davalı tarafın nazar boncuğu ve farklı logolarla markayı kullanarak tanınmış markanın müşterek kullanımına tecavüz ettiğini, davalıların bu eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların "Hürriyet" ve "Sabah" gazetelerinin 16.01.2011 tarihinde pazar günü yayınlanan nüshalarında çok dikkat çekici şekilde çok büyük puntolarla "29 yıl önce kardeşlerden biri ayrılmıştır" logosunun içinde "Nazar Boncuğu olan ürünlerini" belirtmek suretiyle müvekkilinin müşterek marka hakkından faydalanma hakkına tecavüz eder şekilde ilan verdiklerini, hatta televizyonlara da taşındığını, bu durumun müvekkilinin maddi ve manevi zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek, davalıların müşterek marka kullanımına aykırı olarak tüketiciler nezdinde tereddüt ve karışıklıklar yaratan ilan ve duyuruların durdurulmasına, muarazanın giderilmesine, haksız rekabetin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin "KOSKA" ortak markasını markadaki "O" harfinin içerisine nazar boncuğu yerleştirerek kullanmasında amacının markaya tecavüz etmek olmadığını, aksine bu markanın ortak marka olması ve aynı markayı kullanan iki ayrı firma tarafından üretilmiş gıda ürününden dolayı yaşanabilecek tüketici şikayetlerini ve hukuki meseleleri giderebilmek için markanın ortaklarının her birinin kullandığı markalar arasında küçük farklar oluşturma amacını güttüğünü, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bir marka hakkı sahibinin, markasını esaslı unsurlarını değiştirmeden ve küçük değişikliklerle kullanma hakkını marka hakkının bir sonucu olduğu, davacının da aynen davalı gibi "KOSKA" markasını çeşitli değişikliklerle ve ilavelerle kullanageldiği, böylelikle davalı yanın bu eyleminin davacıların müşterek marka hakkına tecavüz ya da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacağı; gazetelerdeki ilan hakkında ise, reklamın davacı taraftan açıkça söz etmediği, davacının varlığını bilenlerin, dolaylı olarak davacıyı hatırlayacakları, ancak bu kişilerin de davacının ürünlerinin “bildikleri” kalitesi hakkında herhangi bir olumsuz imaj sahibi olmayacakları, ilanın karışıklığı önlemek amacıyla yapıldığını düşünecekleri, bugüne kadar tarafların kısmen sessiz kalmak suretiyle ortak kullanım prensiplerine uydukları, ancak bir noktadan sonra taraflar arasında marka üzerindeki ortaklığın fiilen bittiğinin anlaşıldığı, davalının bu ilanla amacının bu ortaklığı bitirmek ve bu amaçla yumuşak bir geçiş yapmak olduğu, davacının ise ortaklığın bitmesine mani olmak istediği, davalıların davaya konu eylemlerinin davacıların müşterek marka hakkından kaynaklanan marka kullanım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.