11. Hukuk Dairesi 2010/16477 E. , 2012/20057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2009 tarih ve 2008/47-2009/46 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.12.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğu
**11. Hukuk Dairesi 2010/16477 E. , 2012/20057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2009 tarih ve 2008/47-2009/46 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.12.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ressam olduğunu ve Almanya’da eğitim aldığını, davalının davacıya iş teklif etmesi üzerine müvekkilinin kutu tasarımlarının davalı firma tarafından sergilendiğini ve davalıya ait tasarımlar ile seri üretime başlandığını, davacının 4 ay sonra sebepsiz yere işine son verildiğini ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli 2007 03550 sayılı endüstriyel tasarım belgesindeki 2 ve 4 no'lu tasarımların müvekkiline devrine, devir mümkün değilse sicilden silinmesine, yine 1, 3 ve 6 no'lu tasarımların daha önce tescilli tasarımların aynısı olması nedeniyle sicilden terkinine ya da müvekkiline devrine, 5 no'lu tasarımın ise yeni ve ayırt edici özelliği bulunmadığından sicilden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tescile bağlanan 2006 05834 no'lu endüstriyel tasarım belgeli kutu modelleri ile davalıya ait 2007 03550 numaralı tescile konu kutu modellerinin aynı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı ürünleri ile davacı ürünlerinin farklı oldukları, böylece dava konusu ürünlerin 554 sayılı KHK'de belirtilen "yenilik" ve "ayırt edicilik" niteliklerini taşıdığı, davacı tarafın tasarımlar üzerinde gerçek hak sahipliğinin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı tasarımlarından bir kısmının gerçek hak sahibinin davacı olduğu, bir kısmının da yeni ve ayırt edici bulunmadığı iddiasına dayalı, davalı adına tescilli 2007/3550 numaralı tasarımlardan bir kısmının davacıya devri, bu mümkün olmazsa hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi görüşüne başvurulmuşsa da alınan rapor, eksik inceleme sonucu düzenlendiği gibi hüküm kurmaya ve denetime elverişli de değildir. Öncelikle anılan raporda da belirtildiği üzere, davacının dayandığı delillerden birisi olan davacıya ait 2006/5384 numaralı tasarım tescil belgesinin renkli bir örneği dosyada bulunmadığından bilirkişilerce incelenememiştir. Oysa böyle bir delil TPE’nden getirtilip incelenmeden bu türden bir uyuşmazlıkta karar verilmesi mümkün değildir. Nitekim temyiz dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/191 D.İş sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait 2006/5384-5 numaralı tasarım ile davalıya ait 2007/3550-3 numaralı tasarım benzer bulunmuştur. Yine mahkemece alınan bilirkişi raporunda, Godiva isimli yabancı şirkete ait kutu tasarımına ait fotoğraf küçük boyutlu olduğundan ve net olmadığından, bu konuda da bir değerlendirme yapılamamış, davacının sunduğu kataloglarda dayandığı ürünlerin hangileri olduğu belirtilmediğinden, bu kataloglar da değerlendirme dışı tutulmuştur. Oysa bu kataloglar hem davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığının hem de davacının gerçek hak sahibi olup olmadığının tespiti açısından önemlidir. Zira kataloglarda “Designed By Pervin Bakışkan” ibaresi yer almaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda sadece tarafların ürünleri incelenmiş ise de ürün fotoğrafları, denetime elvermeyecek şekilde küçük ve karışık olarak yer almıştır. Son olarak mahkemece çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi görüşüne başvurulduğu halde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı teknik nitelikteki itirazların karşılanması için ek veya yeni bir bilirkişi raporu da alınmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacıya ait 2006/5384 numaralı tasarım tescil belgesinin renkli bir örneğinin TPE’nden getirtilmesi, sonrasında davacının sunduğu kataloglarda dayandığı ürünlerin hangileri olduğunu bildirmesi, gerekirse hem bu katalogların hem de Godiva isimli yabancı şirkete ait kutu tasarımının büyük boyutlu ve net fotoğraflarını sunması için davacıya süre verilmesi, daha sonra dosyaya sunulan diğer delillerle birlikte tüm bu delillerin incelenip değerlendirilmesi ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı teknik nitelikteki itirazların karşılanması amacıyla ek veya üç kişiden oluşturulacak yeni bir heyetten, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre, davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadıkları ve dava konusu tasarımlar üzerindeki gerçek hak sahibinin davacı olup olmadığı konularında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.