Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/17 Esas - 2025/1618 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/17 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2023 NUMARASI : 2023/146 ESAS - 2023/853 KARAR DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasın…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/17 Esas - 2025/1618 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/17 KARAR NO : 2025/1618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2023 NUMARASI : 2023/146 ESAS - 2023/853 KARAR DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre bankaları ile davalı kooperatif arasında 13/10/2004 tarihinde borçlandırma sözleşmesi akdedilerek cari hesap şeklinde işleyen borçlandırma hesabı açıldığını, davalının borçlanma sözleşmesinin 4 ve 13. maddelerine aykırı olarak kredi ödemelerini vadelerinde gerçekleştirmediğini, takip tarihi itibarıyla davalının 121.259,69 TL anapara ve 268.602,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 389.862,09 TL borcu olduğunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde banka olarak ...'nun belirtildiğini, anılan bankanın tasfiye işlemleri ve bankalarına devri nedeniyle işlemlerin bankalarınca yürütüldüğünü, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, % 20'den az olmamak üzere davalı takip borçlusunun tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalı, takip konusu yapılan asıl alacağı kabul ettiklerini, işlemiş faiz ile temerrüt faizi oranına itiraz ettiklerini, temerrüt faizine faiz yürütülmesinin yasak olduğunu, 3095 sayılı Kanunun 1'inci maddesi gereğince yasal faiz oranının yıllık % 9 olarak belirlendiğini, temerrüt faizi oranının yasal faiz oranının % 100 fazlasını aşamayacağını, buna göre temerrüt faizi oranının azami yıllık % 18 olarak uygulanabileceğini savunarak davanın reddini, kötü niyetli olarak takip başlatan davacı takip alacaklısının % 20 oranında tazminata mahkûm edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davacı banka ile davalı kooperatif arasında akdedilen sözleşme gereğince (m. 21/I) taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde banka kayıtlarının tek ispat vasıtası sayılacağının açıkça kabul edildiği, sözleşmenin akdedildiği tarihte (13/10/2004) genel işlem koşullarıyla ilgili olarak bankanın kooperatifi önceden bilgilendirme yükümünün bulunmadığı, hal böyle olunca sözleşme öncesi bilgilendirme formu imzalanmasına gerek kalmadığı, sözleşme hükümlerinin ilgili mevzuat (Gecekondu Uygulama Yönetmeliği) hükümleri doğrultusunda belirlendiği, buna göre arsa tahsis bedelinin 1/10'luk kısmının peşin ödeme miktarı olarak belirlendiği, sözleşmeye göre arsa tahsis bedeli 172.400,00 TL, peşin ödeme miktarının ise 17.240,00 TL olduğu, sözleşmenin 1'inci maddesine göre peşin ödeme miktarının ödendiği, taksit miktarı mevzuat ve sözleşme ile belirlendiği gibi taksit ödemelerinin ne zaman başlayacağının da açıkça belirtildiği, bunun için ayrıca bir ödeme planı düzenleme zorunluluğunun bulunmadığı, Gecekondu Uygulama Yönetmeliğinin m. 15/II gereğince, ilk taksitin sözleşmenin imza tarihinden itibaren bir yıl sonra başlayacağı, ilk taksit bakımından kredi borçlusu kooperatifin 13/10/2004-12/10/2005 dönemindeki 1 yıl boyunca herhangi bir ödeme yükümünün bulunmadığı, ilk taksit miktarı bakımından (17.240,00 TL) kooperatifin ödeme yükümünün 13/10/2005 tarihinde doğduğu, anapara ve gecikme zammının (gecikme faizi) ayrıştırıldığı, gecikme zammının, anaparaya ilavesi suretiyle bulunacak tutara ayrıca faiz işletilmesinin söz konusu olmadığı, takip tarihi (27.05.2022) itibarıyla talep edilen işlemiş faizin takip tarihinden önce anaparaya işletilen gecikme zammından (gecikme faizinden) oluştuğu, takip tarihinden itibaren ise yalnızca anaparaya (asıl alacağa) faiz işletilmesi talep edildiğinden davalının iddia ettiği şekilde "faize faiz işletilmesi"nin söz konusu olmadığı, mevzuat ve sözleşme gereğince vadesinde ödenmeyen taksitler için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesi kapsamında tespit edilen gecikme zammı oranları üzerinden gecikme faizi işletilmesi gerektiği, davacı bankanın bakiye kredi alacağının tamamının muaccel hâle getirilmesi yönünde ihtarname göndermediği, bu nedenle, vadesinde ödenmemiş bulunan her bir taksit için vade tarihlerinden takip tarihine (27.05.2022) kadar ayrı ayrı faiz işletilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından bu şekilde faiz hesaplaması yapılarak mahkemece kabul gördüğü, işlemiş faiz miktarı takip talebindeki miktardan fazla hesaplanmışsa da, takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, takip konusu alacak kalemlerinin likit nitelik taşıdığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/19403 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında 120.680,00 TL asıl alacak, 268.602,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 389.282,40 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 120.680,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı, takip tarihi itibarıyla davalı/takip borçlusunun 121.259,69 TL anapara ve 268.602,40 TL islemiş faiz olmak üzere 389.862,09 TL borcu bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama sonucunda(27/05/2022) itibarıyla davalı takip borçlusunun 120.680,00 TL asıl alacak (anapara) ve 268.602,40 TL islemiş faiz olmak üzere toplam 389.282,40 TL borçlu olduğuna hükmedilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda icra inkar tazminatı olarak 389.282,40 TL toplam alacağın %20'si hesaplanmış olmasına rağmen gerekçeli kararda 120.680,00 TL asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, tarafların ticari kayıtları ve yazışmaları getirtilmeden, doğrudan tek taraflı olarak davacı bankanın sunmuş olduğu borçlandırma sözleşmesi esas alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde, faize faiz işletilmediği tespiti ile davacının icra takibine konu ettiği şekilde alacak tespiti yapılarak rapor sunulduğunu, rapora yönelik yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın, mahkemece cüzi hesap farklılığı hariç davanın hemen hemen tamamen kabulüne karar verildiğini, mahkemenin incelemesi gereken temel hususun temerrüdün oluşup oluşmadığı ve talep edilen faiz oran ve miktarının doğru olup olmadığı noktasında olduğunu, dosya incelendiğinde temerrüt tarihinin yanlış esas alındığı ve sözleşmeye aykırı yasal mevzuatı yok sayan, yüksek oranda ana paraya faiz işletildiğinin açıkça belirli olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ile Maliye Bakanlığı adına Bayındırlık ve İskan Bakanlığına izafeten davacı arasında imzalanan 775 sayılı Gecekondu Kanunu ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre açılan arsa kredilerine ait borçlanma sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödenmeyen kısmı ve işlemiş faizinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... bulunan ... ada ... no.lu parselde kayıtlı taşınmaz, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği uyarınca konut üretilmek üzere biri peşin, geriye kalanı sözleşme tarihinden bir yıl sonra başlamak kaydıyla 9 yılda aylık eşit taksitle ödenmek üzere 172.400,00 TL bedelle davalı ... Kooperatifine tahsis edilmiş olup, arsa tahsis bedeli taksit ödemeleriyle ilgili olarak dava dışı ...’ye (öncesinde Mülga ... Bakanlığı) izafeten davacı ... Bankası ile davalı Kooperatif arasında 13/10/2004 tarihinde borçlanma sözleşmesi imzalanması, sözü edilen bu sözleşmenin usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmesi, sözleşmenin 2. maddesine göre vadesinde ödenmeyen taksit tutarları konusunda davacı banka tarafından davalı kooperatife herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmaması, yine aynı sözleşmenin 13. maddesi uyarınca vadesinde ödenmeyen taksitlere 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirlenmesi, tarafların sözleşme serbestisi içinde bu hükümleri kararlaştırmaları, davalının yaptığı ödemelerin dışında ödenmeyen taksit borçları için hesaplama yapılması, faiz türü, oranları ve başlangıç dönemlerinin usul ve yasaya uygun olarak belirlenmesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının tüm, davacının aşağıdaki istinaf sebebi dışında sair istinaf sebeplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2 maddesine göre; icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile, borçlu tarafından alacağın gerçek miktarının belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikte olmalıdır. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde; somut olayda borç miktarının muayyen ve likit olduğu anlaşıldığından mahkemece itirazın iptaline karar verilen alacağın tamamı üzerinden (İİK'nın 67/son maddesi) icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, işlemiş faiz yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle davacının bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ne var ki bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, HMK’nın 353/1/b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği, davalıdan alınması gereken 26.591,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.648,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.943,88 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, HMK’nın 353/1/b-2. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2023 tarih ve 2023/146 Esas, 2023/853 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 5-a)-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/19403 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında 120.680,00 TL asıl alacak, 268.602,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 389.282,40 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)-Kabul edilen toplam alacak miktarı 389.282,40 TL'nin % 20'si oranında taktir edilen 77.856,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 26.591,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.708,56 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 21.883,32 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d)-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin, 2.349,72 TL' sinin davalıdan, 3,5 TL' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, e)-Davacı tarafından yatırılan 4.708,56 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.708,56 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, f)-Davacı tarafından sarf edilen 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 58,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.758,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 1.756,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, g)-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 57.499,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, h)-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 579,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacıdan peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde kendisine iadesine, 7-İstinaf yargılaması aşamasında davacı tarafından yapılan tebligat gideri ve posta gideri 70,00 TL ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.239,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 26/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip