T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1882 - 2025/2153 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1882 KARAR NO : 2025/2153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2019/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ...- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ- VEKİLİ : Av. DAV…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1882 - 2025/2153 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1882 KARAR NO : 2025/2153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2019/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ...- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ- VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 13/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2019/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaya olan müvekkili ...'in yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün KTK “nin 52/1-b maddesini ihlalden asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza tarihinin 25/11/2018 olduğundan, kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranının, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadıkları hususlarının 20 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tespit edilmesi gerektiğini belirterek, 6100 Sayılı Yasa'nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatınin temerrüt tarihinden işletitecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigorlasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında herhangi bir rapor aldınlmadığından ve müvekkil şirkete iletilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın rapor sunmadığından anlaşmanın mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını, poliçenin 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle davacı tarafa ait maluliyet özürlülük ölçütü üzerinden belirlenmesini, tazminat hesabi yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1,8 teknik faiz uygulanmasını, poliçe tanzim tarihi itibarıyle genel şartlara göre geçici işgöremezlik ve geçici dönem bakıcı gideri ile 6111 sayılı yasaya göre tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, faizin temerrüt tarihinden değil, dava ya da hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınmasını, kaza sebebiyle davacıya bağlanan gelirlerin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının kalıcı maluliyeti olmadığından davanın reddine kararverilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 29.11.2021 tarihli itiraza konu olan raporda Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak kalıcı maluliyetinin olmadığını ve geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve 6 aylık iyileşme döneminde 2 ay başka birisinin bakımına ihtiyaç duyulduğu yönünde rapor düzenlendiğini, müvekkilinin ciddi sakatlığının mevcut olup Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre müvekkilinin maluliyet oranı tespit edilirken başka yönetmelikte oran tayin edilmemesinin hakkaniyete aykırı olup eksik ve özensiz olan işbu raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu raporda belirtilen maluliyet oranı kabul etmemekle birlikte müvekkilinin kurulda bizzat muayene edilerek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihinin 25.11.2018 olup mahkemesince hükme esas alınan 09/04/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 25.11.2018 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının maluliyet oranını %10.3 olarak tespit edildiği, davalı itirazları değerlendirilerek dosyanın uygun yönetmeliğe göre yeniden rapor düzenlenmesi için ATK'ya gönderildiği, 29/11/2021 tarihli ATK maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının vücut engellilik oranının yüzde sıfır olduğu, iyileşme süresinin dört aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, iki farklı yönetmeliğe göre alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğundan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan alınan 01/12/2022 tarihli raporda da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının maluliyetin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup, raporun davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile hazırlandığı, raporlar arasındaki çelişkinin yönetmelik farkından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.13/10/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.