11. Hukuk Dairesi 2014/7212 E. , 2014/14208 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 26/12/2013 tarih ve 2010/809-2013/778 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin ge
**11. Hukuk Dairesi 2014/7212 E. , 2014/14208 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 26/12/2013 tarih ve 2010/809-2013/778 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirket müdürünün diğer paydaşları da ikna ederek müvekkilini fiilen şirketten uzaklaştırdığını, doğrudan bilgi ve belge sahibi olmasının engellendiğini, kendilerinin haberdar edilmeden dava dışı şirketlerin kullandığı kredilere müşterek borçlu ve kefil sıfatı ile sorumluluk üstlendiğini, müvekkilinin aile ortaklığına sahip başka şirketlerin de ortağı olduğunu, müvekkilinin duyumlarına göre müvekkilinin paydaş olduğu şirketlerin kullandığı kredileri ödemede temerrüde düştüğünü, şirketin ciddi bir yokluk içinde olduğunu, amacı doğrultusunda hiçbir işlem yapmadığını ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin uzun süreden beri ticari faaliyetinin olmadığı, banka borçlarını ödeyemediği gibi taahhüt edilen sermayenin de ortaklar tarafından ödenmediği, bu durumun 6762 sayılı yasanın 549/2. maddesine göre haklı neden olduğu, 6102 sayılı yasanın 639/3. maddesinde öngörülen davacının çıkarılmasına yönelik hükmün uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir atanmasına karar verilmiştir. Kararı davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. Adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, temyiz harç ve giderlerinin yatırılmasının gerekip gerekmediği, HMK 336/3. maddesi uyarınca Yargıtay tarafından adli yardım talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine bağlıdır. Davalı şirket vekili, adli yardım talebi ile ilgili olarak HMK'nın 336/2. maddesi uyarınca; müvekkili hakkında düzenlenen özel amaçlı mali müşavir raporu ile yeminli baş murakıp tarafından düzenlenen raporu sunmuş, feri müdahil ise ilgili muhtarlıktan aldığı fakirlik belgesini sunmuştur. Ancak temyiz harç ve giderlerinin adli yardım gerektirecek miktarda bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dairemizce adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalı vekiline ve feri müdahil vekiline adli yardım talebinin reddedildiğinin bildirilmesi, itiraz edilmediği taktirde, 1086 sayılı HUMK'nın 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay'a sevki giderinin ikmali için davalıya ve feri müdahile HUMK'nın anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhata havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ancak davalı ve feri müdahil tarafından Dairemizce verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiği taktirde, 11.04.2013 tarih 6459 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile değişik HMK'nın 337/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın mahalline iadesine, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcının ve 205,00 TL başvuru ilam harcının davalı ve fer'i müdahilden ayrı ayrı alınmasına, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.