11. Hukuk Dairesi 2013/13886 E. , 2014/4791 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 07.05.2013 tarih ve 2011/288-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü
**11. Hukuk Dairesi 2013/13886 E. , 2014/4791 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 07.05.2013 tarih ve 2011/288-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ortakları olan davalıların talebi üzerine mahkeme kararı ile dava dışı şirkete kayyum olarak atandığını, müvekkilinin kayyum görevini gereği gibi yerine getirdiğini, şirketin tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının tescil ve ilan edildiğini, tasfiye sonunda ortaklar kurulunun toplantıya davet edildiğini ancak gerekli çoğunluk sağlanamadığından mahkeme kararı ile şirketin ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi nezdinde kaydının silinmesine karar verildiğini ve tasfiye sonu raporunun mahkemeye sunulduğunu, müvekkiline şirket ortaklarınca 2003 yılının Mart ayına kadar ücretinin ödenmesine rağmen Nisan ayı da dahil olmak üzere 31.12.2009 tarihleri arası ücretinin ödenmediğini, mahkeme kararı uyarınca en son belirlenen ücretin aylık 900,00 TL olduğunu, dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesini isteyen tarafın davalılar olduğunu bu nedenle mevcudun tasfiye masrafları ve tasfiye işlemine refaket eden kayyum olarak görev yapan kişinin masraflarına yeterli olup olmayacağının davalılar tarafından bilinebilecek bir durum olup, bu işlemin masraflarının tasfiye ve fesih işleminde menfaati olan şirket ortaklarınca karşılanması gerektiğini, müvekkilinin bu nedenle davalılara ihtarname keşide ettiğini ve davalılarca ödeme yapılmayınca aleylerinde icra takibi başlattığını ancak, takibin davalıların haksız ve mesnetsiz itirazı ile durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, alacağın en yüksek mevduat faizi oranında işlemiş ve işleyecek faizi ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 28.03.2013 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini dava sebebi ve vakıalar yönünden ıslah ettiklerini beyan etmiştir. .../... -2- Davalılar vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının ücret alacağını ancak şirketten isteyebileceğini, ayrıca davacının görevini gereği gibi yerine getirmediğini ve kötüniyetli olduğunu, şirketin pasifinin sıfırlanmasının TTK'nın 74. maddesi uyarınca hiç borcunun kalmadığı yani tasfiye memuruna yönelik borçlarının da sıfırlanmış olduğu anlamına geldiğini ve bunun bizzat davacı tarafından ilan edildiğini, davacının mahkeme kararı ile atandığını ve kendisine ücret olarak aylık 900,00 TL değil, 300,00 TL takdir edildiğini, müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, davacının talep ettiği faiz oranı ve miktannm da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketlerde ortaklık borçlarından sadece ortaklığın mal varlığı ile sınırlı olarak sorumluluğun bulunduğu, bu itibarla limited şirketin bir sermaye şirketi olup, ortakların sorumluluğu açısından sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğu, ortağın asıl borcunun, taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemek olduğundan sermaye borcunu tam olarak ifa eden ortağın sorumluluğunun da sona ereceği, ortağın limited şirket borçlarından şahsen sorumluluğu bulunmayıp, sorumluluğunun sadece şirkete karşı ve esas sermaye payı ile sınırlı bulunduğu, tasfiye ücreti limited şirkete ait bir borç olup, yine tasfiye sürecinde değerlendirilip, sonuca bağlanması ve şirket mal varlığından tasfiye süreci içerisinde tahsili gerektiği yani tasfiye memuru ücretinin tasfiyeye dahil olduğu, bu açıdan bizzat ve tasfiye memuru sıfatıyla tasfiye işlemlerini gerçekleştiren davacının kendisi olup, tasfiye memuru ücret alacağının da yine aynı tasfiye işlemlerinin içerisinde tahakkuk ettirilip, sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.