10. Ceza Dairesi 2023/396 E. , 2024/15875 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2021/509 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkı…
**10. Ceza Dairesi 2023/396 E. , 2024/15875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2021/509 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2022 tarihli ve 2022/19630 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139030 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139030 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle Cumhuriyet savcısınca anılan Kanun'un 171 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarına karşı, 15 gün içerisinde yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebileceğinin belirtildiği, şüpheli hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca tarihsiz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suç tarihinin 03.07.2014 olması dikkate alındığında, yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak itiraz süresinin gösterilmediği, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 08.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresi olan 15 günün belirtilmemesi sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 11.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli ve 2019/182 soruşturma, 2019/52 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve merciinin gösterildiği, ancak 15 günlük itiraz süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 26.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin zorunlu müdafiine tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tedbirin infazı için 08.05.2019 tarihinde Nizip Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 15.10.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2021 tarihli ve 2019/182 Soruşturma, 2021/449 Esas, 2021/395 sayılı iddianamesi ile Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.06.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, 5 yıl süre ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, suça sürüklenen çocuklar için de bu sürenin 5 yıl olduğu, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması ve yaşı küçük şüphelinin zorunlu müdafiine de kararın tebliğ edilmesi gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmes kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. Somut olayda, yaşı küçük şüpheli hakkında, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli ve 2019/182 soruşturma, 2019/52 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu ve mercii gösterilmesine rağmen kararda 15 günlük itiraz süresinin gösterilmediği, karar yaşı küçük şüpheliye 26.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, şüphelinin zorunlu müdafiine tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yukarıda açılanan nedenlerle usulüne uygun şekilde verilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, beş yıllık erteleme süresinin kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı gözetildiğinde, ihlal kabul edilen 15.10.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Kabule göre de; 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği dikkate alınarak, sanığa verilen ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "1 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi kanuna aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.