Hukuk Genel Kurulu 2015/3366 E. , 2019/987 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Karaman İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.09.2014 tarihli ve 2014/241 E., 2014/365 K. sayılı karar davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/22901 E., 2015/174 K. sayılı kararı ile: (…Dava, iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, iş …
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3366 E. , 2019/987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Karaman İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.09.2014 tarihli ve 2014/241 E., 2014/365 K. sayılı karar davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/22901 E., 2015/174 K. sayılı kararı ile: (…Dava, iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, iş kazasında yaralanan işçinin malûliyetinin tespitine yönelik idari aşamanın devam etmekte olması, henüz itiraz edilecek bir maluliyet oranının dahi belirlenmemiş olması ve davacının, ileride belirlenecek malûliyet oranına bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itiraz hakkının mevcut olması, devam etmekte olan 2013/384 E. sayılı diğer alacak davasında da itiraz hakkının saklı olması sonucu dava açmakta hukûki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28/06/2013 tarihinde iş kazası geçirdiği, iş kazasının davacı işveren tarafından 16/07/2013 tarihinde davalı Kurum'a intikal ettirildiği, davalı ...'nin davacı şirkete karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının halen derdest olduğu, davalı Kurum tarafından iş göremezlik oranın tespitine ilişkin tahkikatın halen ettiği anlaşılmaktadır. Dava; hukuki nitelikçe meydana gelen iş kazası neticesindeki yaralanma ile ortaya çıkan iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.02.2012 gün ve 21011/10-642 Esas, 2012/38 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuk yargılamasının amacı ve davada menfaat (hukuki yarar) kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, önsöz VII). Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır. Öte yandan, bu hukuksal yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması gerekir (Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135).