(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/144 E. , 2011/3881 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı idare arasında (5) adet vakumlu süpürge a…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/144 E. , 2011/3881 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı idare arasında (5) adet vakumlu süpürge aracının alımı hususunda yazılı anlaşma yapıldığını, sözleşme uyarınca ÖTV ve KDV hariç her türlü vergi, resim ve harçların sözleşme bedeline dahil olduğunu, Katma Değer Kanunu’nun 13/e maddesine göre satım işleminin KDV kapsamı dışında olduğunu, ÖTV vergisinin de davalı idare tarafından ödeneceğini, bu nedenle müvekkilinin malların satımına ilişkin 14.04.2006 tarihli faturayı KDV’yi istisna tutarak düzenlediğini ve davalı idarenin vergi dairesinden aldığı KDV istisna belgesini müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin vergi beyannamesini düzenleyerek bağlı olduğu Hitit Vergi Dairesine verdiğini, ancak ilgili vergi dairesinin 2.10.2006 tarihli yazı ile vakumlu süpürge araçlarının KDV istisnasına girmediğini belirterek müvekkilinden vergi borçlarını ödemesini istediğini, müvekkilinin bu nedenle davalı idareye başvurduğunu, ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin KDV ve vergi cezası ödemek zorunda kaldığını belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, vakumlu süpürge alımının 3065 sayılı KDV Kanununun 13/e maddesi uyarınca KDV’den istisna olduğunu, müvekkilinin adı geçen kanun ve tebliğe göre işlem yaptığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.