11. Hukuk Dairesi 2023/3543 E. , 2024/5820 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/319 Esas, 2023/323 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2020/332 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili taraf…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3543 E. , 2024/5820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/319 Esas, 2023/323 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2020/332 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; “doğa” ibareli tanınmış markalara sahip müvekkili adına “Doğa Koleji” ibareli markanın da bulunduğunu, bu ibare üzerinde müvekkilinin müktesep hak sahibi olduğunu, önceki markalardaki asli unsuru muhafaza ederek aynı emtialarda marka tescil başvurusu yaptığını, işaret üzerinde tescil ve kullanım önceliğinin müvekkili üzerinde bulunduğunu, “Doğa Kolejleri Üniversitesi” ibare markayı tescil ettirebileceğini, doğa kelimesinin önceki markalarda esas unsur olarak kullanıldığını, itiraza dayanak markaların sahibi davalının 16. sınıf ve bu sınıfla bağlantılı sınıflarda yer alan “doğa” ibareli markaları müvekkiline devrettiğini, taraflar arasındaki protokole göre müvekkilinin 16, 41 ve 43. sınıflarda “doğa” ibareli markaları kullanmasının kararlaştırıldığını, aynı protokole göre davalının 9, 16, 25, 35, 41 ve 43. sınıflarda marka için başvurmayacağını, bu sınıflarda kullanımın müvekkiline ait olacağını, mesnet gösterilen “doğa üniversitesi” markası dışında davalının “doğa” ibareli markasının bulunmadığını, bu mesnet markanın ise protokol esnasında gözden kaçtığını, davalı adına tescilli kaldığını, “doğa” esas unsurlu 16, 41 ve 43. sınıflardaki tüm markaları müvekkiline devredip sadece bir markayı devretmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, davalının kötü niyetle müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, bu hususun tescil edildiğini ileri sürerek YİDK’in 2019-M-4440 sayılı kararının iptali ile müvekkilinin 2018/32088 sayılı “doğa kolejleri üniversitesi” ibareli marka başvurusunun tescili istenen tüm emtialar bakımından devamını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Doğa Şirketler Grubu Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; “doğa” esas unsurlu bir çok seri markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin bu markaları uzun yıllardır yoğun ve ciddi kullandığını, ticaret unvanının esas unsurunu da teşkil ettiğini, davacının 2018/32088 sayılı marka başvurusu karşısında müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, “doğa koleji” ve “doğa okulları” ibareli markaların 2016 yılında müvekkili tarafından davacıya devredildiğini, ancak devrettiği markalar sebebiyle değil hali hazırda adına tescilli “doğa üniversitesi” markası sebebiyle tescilde öncelik ilkesi kapsamında korunduğunu, davacının başvurusunun müvekkilinin “doğa” unsurlu markalarının serisi şeklinde algılanacağını, davaya konu markanın tescil edilmek istendiği 16. sınıf ile müvekkilinin uzun yıllardır tescilli kullandığı 16. sınıf mallar arasında ayniyet ve özdeşlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; “doğa” ve “üniversitesi” ibarelerinin taraf markaları içinde yer aldığını, yeşil rengin kullanıldığını, başvuru ile tescili talep edilen malların itiraza mesnet markanın tescili kapsamında kaldığını, işaretler arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu markada önceki markaların asli unsurunun muhafaza edilmediğini, kötü niyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “doğa KOLEJLERİ ÜNİVERSİTESİ+ şekil” ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin “Doğa Üniversitesi” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 16. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının “doğa KOLEJLERİ ÜNİVERSİTESİ+ şekil” ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının “Doğa Üniversitesi” ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yargılama konusu 16. sınıftaki mallarda başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, markaları karıştırabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas, karıştırılma koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde görüldüğü, davacının marka başvurusuna konu işaretin, davalıya ait tescilli markasına yanaştığı ve onunla iltibas oluşturma çabasına girdiği kanısıyla müktesep hak koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “doğa kolejleri üniversitesi” markasını gören tüketicinin aklına direkt müvekkilinin geleceğini, zira “doğa kolejleri” markalarının sadece müvekkili adına tescilli olduğunu, taraflar arasındaki protokolde “doğa” markasını 16, 41 ve 43. sınıfta müvekkilinin kullanmasının kararlaştırıldığını, davalının 16 ve 41. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerin kullanımını müvekkiline verdiğini, davalının “doğa koleji” ya da “doğa okulları” ibareli hiçbir markasının bulunmadığını, müvekkilinin ise bu isimlerde bir çok markaya sahip olduğunu, müvekkilinin neden davalı markasına yakınlaşma gayesi bulunduğunun anlaşılamadığını, müvekkilinin tanınmış markasının aynısına sadece sadece yardımcı unsur eklediğini, müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu, önceki markalarındaki esas unsuru koruduğunu, yine önceki markaların kapsamındaki mal ve hizmetler için başvurduğunu, bilirkişilerin de müktesep hakkı kabul ettiklerini, davalının değil kendi markalarına yanaştığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “Doğa Koleji Üniversitesi” ibareli marka başvurusuyla davalı Şirketin “Doğa Üniversitesi” ibareli tescilli markası arasında görsel, sesçil anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek, neredeyse ayniyete yakın derecede bir benzerliğin bulunduğu, tarafların markalarını kullanmak istedikleri emtiaların da aynı olduğu, davacının önceki tarihli tescilli markalarına dayalı müktesep hak koşullarının da davacı yönünden oluşmadığı, taraflar arasındaki 10.05.2016 tarihli ek protokol hükümlerine göre davacının, davalının devrettiği markaları K-12 faaliyetleri dışında kullanmayacağını, devreden davalının da K-12 faaliyetleri dışında kalmak kaydıyla marka kullanımına itiraz etmeyeceğini açıkça kabul ettiği, K-12 faaliyetlerinin ise lise öğretimi sonuna kadar olan ilk ve orta dereceli ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı veya özel eğitim kurumlarını ifade ettiği, dolayısıyla somut uyuşmazlık yönünden davacının, anılan protokolle ilk ve orta öğretimi dışında anılan markaları kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen, “Doğa Koleji Üniversitesi” ibareli marka tescil başvurusunda bulunmakla, davalının aynı esas unsurlu markalarına yanaşmaya çalıştığı, öte yandan her ne kadar dava dışı Arı İnovisyon A.Ş. vekili istinaf aşamasında sunduğu dilekçe ile, davacı ile yaptıkları marka devir sözleşmesiyle davanın dayanağı bir kısım markaların müvekkili tarafından devralındığı, bu sebeple 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmasını istemişse de, dosyaya ibraz edilen marka devir sözleşmesinden dava konusu marka başvurusunun devredilmediğinin tespit edildiği, somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasınınuygulanması koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları 2020/376 E. sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalı adına tescilli 2014/110371 numaralı “Doğa Üniversitesi" isimli eğitim hizmetine markanın davacı şirkete devredilmesi gerektiğinin belirtildiği, doğa üniversitesi markasının müvekkiline devredilmesi ya da devir mümkün olmadığı durumda hükümsüz kılınması gerektiğine ilişkin rapor göz önüne alındığında mezkur markanın asıl sahibinin müvekkili olduğu ve tüketiciler tarafından da davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına müvekkili geleceğinden, işbu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olduğu, karıştırılma ihtimalinin işbu konu bakımından yaşanmayacağı sebepleriyle temyiz taleplerinin kabulünün gerektiği, davaya oknu “doğa kolejleri üniversitesi” markasını gören tüketicinin aklına direkt müvekkilinin geleceğini, zira “doğa kolejleri” markalarının sadece müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının 16, 41 ve 43. sınıflarda doğa ibareli markaları müvekkiline devrettiğini, protokole göre doğa markasının 16, 41 ve 43. sınıflarda müvekkilinin kullanmasının kararlaştırıldığını, bu markaların 16. ve 41. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerdeki kullanımını müvekkiline verdiğini, hatta protokolde belirtilen sınıfların yanında benzer mal ve hizmetlerin dahi müvekkilinin kullanımına bırakıldığını, “doğa koleji” ya da “doğa okulları” ibareli hiçbir markanın davalı şirkette bulunmadığını, müvekkilinin ise bu ibareli onlarca markanın sahibi olduğunu, bu haldeyken müvekkilinin neden davalı markasına yakınlaşma gayreti bulunduğunun anlaşılamadığını, davacının üniversitesi ibaresini içeren markalarının olduğunu, dava konusu markanın sadece müvekkilini akla getireceğini, müvekkilinin markalarının tanındığını, iltibas oluşmayacağını, müvekkilinin davalı şirkete değil kendi markalarına yakınlaşma çabasına girdiğini, esas unsuru koruduğunu, önceki markalarının kapsamındaki mallar için başvurduğunu, müktesep hakkının kabulünün gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.