TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2025/358 Esas 2025/450 Karar YARGILAMANIN İADESİNİ DAVA : Yargılamanın İadesi DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle yargılamanın iadesi isteminin reddine yönelik verilen karara karşı, d…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1109 Esas 2025/1540 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1109 KARAR NO : 2025/1540 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2025/358 Esas 2025/450 Karar YARGILAMANIN İADESİNİ DAVA : Yargılamanın İadesi DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle yargılamanın iadesi isteminin reddine yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Yargılamanın iadesi talebinde bulunan davalı talep dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2023/260 Esas sayılı dosyasında mevcut dilekçelerinde belirtildiği üzere bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin aksine, ... plakalı araçların vergi dairesinden haricen öğrenildiği üzere 2014-2016 yılları arasında ... Enerji Prodüksiyon Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında araçların, 2014-2016 yılları arasında ... Enerji ... Ltd. Şti. adına tescilli oldukları gözetilmeksizin bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, araçların bu şirket adına tescilli olmadıklarının belirtilmesi ile yetinildiğini, bu durumun mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, araç kiralama şirketlerinin kendi adlarına tescil ve kayıtlı araçlar dışında başka şahıslar adına tescil ve kayıtlı araçları da kira sözleşmeleri ile üçüncü kişilere kiralayabilmekte olduğunu, bu araçların kimin adına kayıtlı oldukları, hangi tarihlerde el değiştirdikleri hususlarının dosyaya kazandırılması halinde mahkeme hükmünün lehlerine değişeceğini belirterek yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile plakası belirtilen araçların kimin adına tescil ve kayıtlı oldukları, hangi tarihte ve hangi nedenle el değiştirdikleri hususlarının dosyaya kazandırılması ve nihayetinde haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen davacıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş yasal süresinde cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; anılan düzenlemeler gereğince HMK m. 375/1-ç gereğince belgenin sonradan ele geçirilmesinin yargılamanın iadesi sebebi oluşturabilmesi için diğer şartların yanında bu belgenin yargılama sırasında ya bir mücbir sebepten dolayı veya lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilmemiş olması gereklidir. Ayrıca yargılamanın iadesini isteyen tarafın söz konusu belgeyi dava sırasında elde edememesinin kendi kusuruna dayanmaması gerekmekte olup yargılamanın iadesi talebinde bulunan davalı tarafından kiralandığı iddia edilen araçların geçmiş tarihli trafik kayıtlarının teminine yönelik talebinin sonradan elde edilen bir belgenin varlığı koşulunu sağlamadığı, yine bilirkişilerin inceleme ve tespitlerinin mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğu ileri sürülmüş ise de; HMK 375/1-f kapsamında bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarının kabulü için kesinleşmiş ceza mahkumiyeti gerekli olup somut uyuşmazlıkta bu yönde bir iddianın da ileri sürülmediği gerekçesiyle; " koşulları bulunmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Yargılamanın iadesini talep eden davalı istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişli olmayan hatalı tespitlere ve eksik incelemeye yer verilen raporlar esas alınarak karar verildiğini, yargılamanın iadesi istemine konu davanın, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olduğunu, bu kararlardan birinin de şirket müdürünün müdürlüğünün sona ermesine ilişkin olup bu kişiye yargılamada yer verilmediğini, taraf teşkili sağlanmamış olduğunu, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin aksine, ... plakalı araçların, Yeğen Bey Vergi Dairesi'nden haricen öğrenildiği üzere 2014-2016 yılları arasında ... Enerji Prodüksiyon Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, bu konuda bir araştırma yapılmadan bu şirket adına kayıtlı olmadığının belirtilmesi ile yetinildiğini, bu suretle mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, mahkemece, bu hususun araştırılmasına ilişkin 25/02/2025 tarihli dilekçelerindeki taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ... Enerji Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. İle ... Enerji Prodüksiyon Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. Arasında araç kiralama sözleşmesi olduğu tarihler arasındaki bu dönemde araçların ... Enerji Prodüksiyon Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. Adına tescilli oldukları hususu sabit olup bu yönüyle dahi dosyada mevcut raporların hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, araçların kimin adına tescil ve kayıtlı oldukları, hangi tarihlerde ve hangi nedenlerle el değiştirdikleri hususları yargılama sırasında tarafın elinde olmayan nedenlerle dosyalara kazandırılamamış, ilgili kurumlar tarafından da açıkça ve defalarca belirtildiği üzere mahkemesince dosyaya kazandırılması gerekmekte iken mahkemece bu yöne ilişkin olarak her hangi bir araştırma yapılmadığını, araç bilgilerine ulaşım taleplerinin ise reddolunduğunu, Aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla yine bilirkişilerin inceleme ve tespitlerinin mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğu iddialarının tespiti için dahi HMK m.375/1-f kapsamında bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarının kabulü için gerekli olan kesinleşmiş ceza mahkumiyeti kararına ulaşabilmek için dahi bu kez makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu olduğu iddia edilen tespitlere esas bilgi ve belgeler ile sorgu sonuçlarının bilirkişi raporları içeriğine derç edilmiş olması ya da raporlar ekinde dosyaya kazandırılmış olması gerektiğini, mahkemece, hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında sözü edilen araçlara ilişkin taleplerinin gereğinin yerine getirilerek bu hususun rapora dercinin sağlanmasına, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, HMK 374 vd. maddelerine dayalı yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165). Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukuki güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Özekes, M.: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324). Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 375. maddesinde (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun m. 445) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka deyişle, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171). 6100 sayılı HMK'nın "Yargılamanın iadesi" başlıklı 374.maddesinde, yargılamanın iadesi kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebileceği düzenlenmiş olup, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı HMK’nın 375. maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilmesi mümkün değildir. 6100 sayılı HMK’nın "Yargılamanın İadesi Sebepleri" başlıklı 375. maddesinde ise, yargılamanın iadesi sebepleri; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, olarak belirtilmiştir. Dosya kapsamından, ilk derece mahkemesinin iş bu yargılamanın iadesi talebine esas olan mahkemenin, 28/01/2021 tarihli, 2017/434 Esas 2021/48 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... Enerji ... Ltd. Şti. hakkında genel kurul kararlarının iptali talebi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda "...Davalı şirketin 15.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının ve hazirun cetvelinin tetkikinde şirkette pay sahibi iki ortağında asaleten toplantıya katıldığı, 5. gündem maddesinde faaliyet raporunun okunduğu, 6. gündem maddesinde bilanço ve gelir tablolarının okunduğu bu maddeler yönünden iptallerini gerektirecek nitelikte alınmış bir genel kurul kararı söz konusu olmadığından iptal davasında hukuki yararın bulunmadığı değerlendirilmiştir. Aynı genel kurul toplantısının faaliyet raporları ile bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 7. gündem maddesi yönünden yapılan değerlendirmede şirketin 2016 yılı faaliyet raporunda taşınmaz alım satımına ilişkin işlemlerin raiç değerlerine uygun olduğu şirket zararının söz konusu olmadığı, elektrik malzemelerine ilişkin faturaların piyasa raiçlerine uygun olduğu, ancak ortalama personel sayılı 9 olan davalı şirketin 2016 döneminde aktifinde 3 araç bulunduğu, ... Enerji Ltd.Şti'nden yapılan araç kiralama işlemlerinin gerçek durumu yansıtmadığı bilirkişi heyetince tespit edilmiş olmakla araçların kiralanması nedeniyle düzenlenen gider faturaları kapsamında finansal tabloların gerçek durumu yansıtmaması sebebiyle faaliyet raporları ile bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin 7. gündem maddesinin iptalinin gerektiği, keza finansal tablolar gerçeği yansıtmadığından 8. gündem maddesi ile alınan karın dağıtılmamasına ilişkin kararın da yerinde olmadığı anlaşılmakla nispi müktesep hak niteliğindeki kar payının dağıtılmamasına ilişkin alınan ve finansal tabloların gerçeği yansıtmaması nedeniyle müktesep hakkın ihlali niteliğinde olan kar payı dağıtılmamasına ilişkin 8. gündem maddesi ile alınan kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile "Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 18.03.2017 tarihli genel kurul toplantısında 6. gündem maddesi ile alınan kararın ve 15.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında 7. ve 8. gündem maddeleri ile alının kararların iptaline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" ilişkin karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 21. H.D. 2021/618 Esas 2023/359 Karar sayılı 09/03/2023 tarihli kararında "...Anılan genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile, 2016 hesap dönemi faaliyet raporlarıyla bilanço ve gelir tablosu müzakere, tasdik ve oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla ... şirketinden yapılan araç kiralama işlemlerinin gerçek durumu yansıtmadığı, araçların kiralanması nedeniyle düzenlenen gider faturaları kapsamında finansal tabloların gerçek durumu yansıtmadığı tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Finansal tablolar gerçek durumu yansıtmadığından faaliyet raporlarıyla bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin alınan kararın iptali koşulları oluşmuştur. Finansal tablolar gerçeği yansıtmadığından nispi müktesep hak niteliğindeki karın dağıtılmamasına ilişkin gündemin 8. maddesi ile alınan karar da kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırıdır. Bu durumda, mahkemece 15/04/2017 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. ve 6. maddeleri ile iptali gerektirecek nitelikte karar alınmadığı, davacının iptal davası açmakta bu maddeler yönünden hukuki yararının bulunmadığı, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla finansal tabloların gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi nedeniyle gündemin 7 no'lu maddesiyle alınan faaliyet raporları, bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin alınan karar ile gündemin 8 no'lu maddesiyle alınan karın dağıtılmamasına ilişkin kararın finansal tabloların gerçeği yansıtmaması nedeniyle müktesep hakkın ihlali niteliğinde olduğu gözetilerek gündemin 7 ve 8 no'lu maddesiyle alınan kararın iptaline, diğer kararlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir..." gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 04/05/2023 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiş olduğu, taraflar süresinde kanun yoluna başvurmadığından kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı yanca, yapılan yargılamada HMK'nın 375/1-ç ve 375/1-f bentleri uyarınca, "aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" ve "Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması" sebepleri ileri sürülerek yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş ise de ileri sürülen iade sebeplerinin varlığına ilişkin koşulların somut dosya kapsamında gerçekleşmediği, bilirkişiler yönünden kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti bulunmadığı gibi sözü edilen araçlara yönelik trafik tescil belgelerinin tarafın elinde olmayan nedenle elde edilemeyen belge niteliğinde bulunmadığına yönelik mahkeme kabulünde de Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Yargılamanın yenilenmesini talep edenin (Davalı taraf) istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın yargılamanın yenilenmesini talep eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -