T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :.. ÜYE : .. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI :.. VEKİLİ : Av... DAVALI :.. VEKİLİ : Av... KARAR TARİHİ :.. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı tarafın müvekkili ale…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :.. ÜYE : .. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI :.. VEKİLİ : Av... DAVALI :.. VEKİLİ : Av... KARAR TARİHİ :.. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı tarafın müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, borcun çekişmeli ve likit olmayan bir borç olduğunu, davalı tarafından başlatılan takibin devamının müvekkili açısından telafisi güç zararlara yol açabileceğini belirterek müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkemece.. tarihli ara karar ile; "...dava, borçsuzluğun tespitine yönelik icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davasıdır. Talep de icra takibinden sonra açılan bir menfi tespit davasına ilişkin bir ihtiyati tedbir talebidir. Öncelikle bu yönüyle İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca bu davada ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı kanunun emredici hükmü gereği olup bu yöndeki talebi yerinde görülmemiş..." gerekçesi ile davacının ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması, satışın durdurulması ve davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine karar verilmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ara kararı ile taraflarınca talep edilen ihtiyati tedbir talebinin, İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ancak, dosyanın esasına ilişkin menfi tespit davasının .. tarihinde açıldığını, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin ise bu tarihten sonraya.. tarihine ait olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın, İİK m.72/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, İİK m.72/1. Maddesinde açık biçimde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbirle icra takibinin durdurulmasına imkân tanıdığını, bu halde, alacağın icrasına devam edilmesinin borçlu açısından telafisi güç zararlar doğurabileceğini, mahkemece hatalı kanun maddesine dayanılarak hüküm kurulduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasına İİK m.72/1 gereğince, icra takibinin ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nın 353. Maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK'nın 357/1. maddesindeki ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Dava, menfi tespit talebine ilişkin olup, davacı adresinde kaçak elektrik kullanımında bulunmadığı iddiasıyla, davalının tanzim ettiği kaçak tutanaklarına istinaden davalı şirketçe başlatılan başlatılan icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece HMK 389 v.d.maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin, İİK 72/3. maddesi gereğince icra takibinden sonra başlatılan icra takibi bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacı bu karara karşı yasal süresinde istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İİK'nın 72. maddesinde, menfi tespit ve istirdat davaları düzenlenmiştir. İİK 72/1 fıkrada, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceği belirtilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasının en büyük özelliklerinden biri İİK m.72/2. maddesi uyarınca borçlu, teminat yatırmak suretiyle daha sonra açılacak icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını ihtiyati tedbir kararı ile sağlayabilir. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. İhtiyati tedbirin uygulanmasındaki en önemli kıstaslardan biri tarafların hak ve yarar dengesinin korunmasıdır. Doğaldır ki ihtiyati tedbir talep edenin uyuşmazlık konusu iddialarında haklı olup olmadığı, ancak yargılama sonunda tüm taraf delilleri toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacaktır. Tüm bu yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı incelendiğinde somut olayda; davacı, davalı yanca tanzim edilen dava konusu kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkukları ile ilgili olarak menfi tespit isteminde bulunmuştur. İhtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi için kesin bir ispat aranmayıp yaklaşık ispat yeterli olmaktadır. Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, iş bu menfi tespit davasının .. tarihinde açıldığı, davalı abonelik şirketi tarafından davacı aleyhine .. tarihinde kaçak elektrik tüketimi ile ilgili icra takibi başlatıldığı, davacının da esas dosyasına sunduğu.. tarihli dilekçesi ile söz konusu bu icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ettiği görülmüş olup, ilk derece mahkemesi gerekçesinde yazıldığı şekilde, icra takibinden sonra açılmış bir menfi tespit davası bulunmadığı, menfi tespit davası sonrasında davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmış ve mahkeme gerekçesinin bu yönüyle hatalı olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesindeki iddialar uyarınca ve esas dosyasına sunulan belgeler itibariyle davacının ihtiyati tedbir talebi bakımından yaklaşık ispat şartının sağlandığı, icra takibinin menfi tespit davası sonrasında başlatıldığı anlaşılmakla, ayrıca dosyada ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hallerinin oluştuğu, esas dosyasında belirtilen miktarların fazlalığına göre, davacının, davalı abonelik şirketine borçlarını dava sonuna kadar ödemiş olması halinde, bu durumun davacıyı ekonomik açıdan sıkıntıya sokacağı ve onun adına ciddi zararlar doğuracağı kanaatine varılmıştır. O halde iş bu davada, davacının tedbir talebinin, bilahare ciddi bir zararın doğmasını engellemek adına kabul edilmesi gerekmekte olup, koşulları oluştuğundan İİK'nın 72/2. maddesi gereğince taktiren ihtiyati tedbir talebinin makul bir teminat karşılığında kabulü, icra takibinin tedbiren durdurulması yönünde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, ilk derece mahkemesi gerekçesinde kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı- borçlu vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararının kaldırılarak, İİK'nın 72/2. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir istemine konu icra takibi toplam alacak tutarı olan ..-TL üzerinden takdiren .. oranında teminat karşılığında ve davanın tarafları ile sınırlı olmak kaydıyla davaya konu .. İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulması yönünde talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-)Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, tedbir talebinin reddi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi mucibince KALDIRILMASINA ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığından yeniden talep hakkında; 2-)Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE; takdiren takip konusu toplam ..-TL alacağın %. oranında bir teminat karşılığında, dava sonuçlanıncaya kadar .. İcra Dairesi'nin.. Esas sayılı icra takibinin durdurulması yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, 3-)İhtiyati tedbir kararına ilişkin işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 4-)Hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine; HMK m.392/2 gereğince şartları oluştuğunda teminatın İlk Derece Mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 5-)Davacı tarafın yatırmış olduğu .. TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 6-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.. Başkan .. ¸e-imzalı Üye.. ¸e-imzalı Üye. ¸e-imzalı Katip .. ¸e-imzalı