11. Hukuk Dairesi 2012/2633 E. , 2013/3190 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/.../2011 tarih ve 2011/317-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2012/2633 E. , 2013/3190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/.../2011 tarih ve 2011/317-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili ile imzaladığı "Marka Devir Protokolü" gereği ...'ye tescili için başvurusunu yaptığı "TURHAS GROUP + şekil" markasını, 100.00 TL bedel karşılığı müvekkiline devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak marka başvurusu kabul edildikten sonra anılan markayı müvekkili adına değil, kendi adına tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkiline keşide ettiği ihtarname ile markanın müvekkilince kullanımının engellenmesini istediğini, ayrıca müvekkiline ait "TURHAS GROUP + şekil" markalı ürünleri toplatmak istediğini ileri sürerek, davalı adına tescilli bulunan "TURHAS GROUP + şekil" markasının müvekkili adına marka siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dosyaya sunulan devir protokolünün adi yazılı şekilde düzenlenmiş bir belge niteliğinde olduğundan gerekli şekil şartını taşımadığını, ayrıca müvekkilinin böyle bir protokol hazırlama iradesinin bulunmadığını, müvekkilinin bir süre davacı şirketle ortaklık yapma girişiminde bulunduğunu, bu sırada bir çok boş kağıda imza attığını, bunlardan birinin müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında kötüniyetle bu şekilde doldurulmuş olabileceğini, bir markanın 100,00 TL gibi kolayca ödenebilir bir meblağ karşılığında devrinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK'nın .../.... maddesi hükmüne göre, markanın devri için adi yazılı şekil yeterli olup, noter önünde bir sözleşme yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, Marka KHK Yönetmeliği'nin 22/1-a bendinde belirtilen kısmi devirlerin noter devir senedi ile yapılacağına dair hükmün, KHK'nın .../.... maddesine aykırı olup, yasaya aykırı yönetmelik hükmünün devralan davacıyı bağlamayacağı, ...'nun 20. maddesi uyarınca tedbirli bir tacir gibi davranması gereken davalının protokolün imzalanmasına ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, davalı vekilince .../...