İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı firmadan 17/08/2015 tarihinde 1 adet ...Siyah Renk Şase ...nolu aracı sıfır olarak 3 yıllık garanti kapsamında 165.354,31-TL'ye satın aldığını, müvekkilinin aracı teslim aldıktan kısa bir süre sonra motor arızası vermesi nedeniyle aracı yetkili servise götürdüğün…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1541 KARAR NO : 2025/1414 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2022 NUMARASI : 2018/1077 Esas - 2022/196 Karar DAVA: Misli ile Değişim DAVA TARİHİ: 02/05/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı firmadan 17/08/2015 tarihinde 1 adet ...Siyah Renk Şase ...nolu aracı sıfır olarak 3 yıllık garanti kapsamında 165.354,31-TL'ye satın aldığını, müvekkilinin aracı teslim aldıktan kısa bir süre sonra motor arızası vermesi nedeniyle aracı yetkili servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından tamir edilmesine rağmen değişik tarihlerde birden çok kez aynı arızaları yaptığını, davalıya aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi yönünde ihtarname gönderildiğini, ancak davalı firmanın ihtarnameye cevap vermediğini belirterek dava konusu aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya ayıp bulunmadığını, müvekkili şirket servisine getirilen araç üzerinde yapılan titiz inceleme ve çalışma neticesinde tespit edilen tüm arızaların eksiksiz şekilde giderildiğini ve aracın sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, aracın ayıplı olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte davacının bedelsiz onarım hakkını kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede uyuşmazlığa konu ayıpların kalitesiz AdBlue ile teknik anlamda ilişkilendirilemeyeceği, dava konusu aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan imalat hatasına dayalı, garanti süresi içerisinde ortaya çıkan ve garanti süresi sonrasında da devam eden, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran motor sistem komponent arızaları nedeni ile ayıplı olduğu, sistemdeki arızaların aracın teslimi esnasında makul ve ortalama bir tüketici tarafından tespitinin mümkün olmaması nedeni ile konu aracın gizli ayıp niteliği taşıdığı yönünde görüş bildirildiği, alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ve tüm delillere göre araçta imalattan kaynaklı ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran motor sistem komponent arızaları nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu, ayıptan davalı satıcının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ...Siyah Renk ...şase numaralı ... markalı otomobilin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, dava konusu aracın üzerindeki tüm takyidatlardan ari şekilde davalıya teslimine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; taraflar tacir olduğu halde mahkemece davacı tüketici kabul edilerek değerlendirme yapıldığını, somut uyuşmazlığa ticari satışa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, alıcıya muayene ve ihbar külfeti getirildiğini, mahkemece ayıp ihbarı ile ilgili hiç bir değerlendirme yapılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı definin hiç değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda araç garantisinden bahsedilmiş ise de davacı tarafından garanti süresinin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu araçta devam eden hiç bir arıza bulunmadığı halde mahkemece araçtaki arızaların devam ettiğinden bahisle yanılgı bir şekilde aracın ayıplı olduğuna hükmedildiğini, 15/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu araçtaki arızaların ücretsiz bir şekilde onarıldığının açıkça belirtildiğini, 26/11/2020 ve 16/06/2021 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilen NOx arızasının ise ilk ve son kez 51.648 kmde çıktığını, onarımdan sonra 100.000 km'den fazla yol kat edildiğini, hal böyle iken araçta kullanıma engel hiç bir arızanın bulunmadığını, faydalanılması mümkün olmayan bir aracın 100.000 km'den fazla yol gitmesinin mümkün olmadığını, araçta geçmişte çıkan arızaların ücretsiz olarak onarıldığını, bu noktadan sonra davacının seçimlik haklarını kullanmasının mümkün olmadığını, ayrıca seçimlik hakların kullanılarak tükendiğini, seçimlik hakların birden fazla kez değiştirilmesine rağmen misli ile değişim kararı verilmesinin hatalı olduğunu,bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, aracın bakımlarının zamanında yaptırılmadığını, adblunun eksik olduğunu, adblue ve SCR arızalarının biten adblueye rağmen aracın kullanılmasından kaynaklandığını, kaldı ki araçta ayıp olduğunun kabul edilmesi halinde dahi aracın misli ile değişimini gerektirecek türden bir ayıp bulunmadığını, yine aracın jantlarının yamulduğunu, fren balatalarının bitik durumda olduğunu, araçtaki diğer hasarlara rağmen misli ile değişim kararı verilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, kaza kaynaklı hasarların araçta değer kaybına yol açtığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Aynı hükümde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Davalı tarafça davacının muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği ve davacının arıza akabinde yetkili servise müracaat ettiği anlaşılmakla davalının ihbara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tarafından zamanaşımına dayalı istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de cevap süresi uzatım dilekçesinde davacının süre uzatımı talebinde bulunurken zamanaşımına ve diğer defilere yönelik haklarını saklı tuttuğunu beyan ederek zamanaşımı defi ileri sürmediği, cevap dilekçesinde de zamanaşımı definde bulunmadığı, kaldı ki arızanın garanti süresinde meydana gelen ve garantinin sona ermesinden sonra da devam eden ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla zamanaşımına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda; davacı şirket tarafından 17/08/2015 tarihinde sıfır olarak alınan ... plaka sayılı ...şase nolu ... Model araçta garanti süresi içerisinde ve sonrasında meydana gelen arızalar nedeniyle davalı tarafından onarım işlemlerinin yapıldığı, ancak arızaların devam ettiği ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede dava konusu aracın egzoz karşı basınç sensörünün 17/10/2016 tarihinde 35.084 kmde garantiden ve 22/08/2019 tarihinde 126.504 km de ücretli olarak değiştiği, egzoz borusu basınç sensörünün ise 09/02/2018 tarihinde 75.223 km'de iken garanti kapsamında değiştiği, bunun dışında NOx sensörü SCR'nin 01/02/2017 tarihinde 44.369 km'de iken garantiden, 26/07/2018 tarihinde 89905 km'de iken ücretli olarak değiştiği, dava konusu aracın silindir içi yanma sonrası egzoz gazının geçtiği sistem üzerindeki basınç sensörlerinin garanti kapsamında değiştirilmesine rağmen dava tarihinden sonra 22/08/2019 tarihinde yeniden arızalandığı, test öncesi ve sonrası alınan arıza teşhis kayıtlarında "NOx kontrasyonu sınır değeri aşıldı" arızasının güncel olduğu, dava konusu aracın dava tarihinden önce ortaya çıkan egzoz gazı arıtma sistemi üzerindeki sensör ve sistem arızalarının halen devam ettiği, dava konusu aracın kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, garanti süresi içerisinde ortaya çıkmış ve garanti süresi sonrasında da devam eden, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran motor komponent arızaları nedeni ile gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Davalının itirazı üzerine düzenlenen ek raporda ise sensör ve sistem arızalarının, aracın jantlarının ve lastiklerin durumu ve adblue sıvısı ile ilgili olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan kök ve ek rapor, aracın test öncesi ve sonrası verileri de incelenmek suretiyle detaylı olarak yapılan değerlendirme sonucunda düzenlenmiş olup, önceki bilirkişi raporundan farklı kanaate varılmasının nedenleri de açıkça ortaya konulduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Araçtaki arızanın, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran nitelikte bir ayıp olduğu, yetkili serviste yapılan onarımlara rağmen arızanın güncel olduğu tespit edilmekle, bedelde indirim ya da onarıma hükmedilmemesi yerindedir. Yeniden meydana gelen ve güncel olan arızanın daha önceden garanti kapsamında onarılması davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığını ve tükendiğini göstermez. Yine davacı 20/03/2018 tarihli ihtarında seçimlik hakkını açıkça ürünün ayıpsız yenisi ile değiştirilmesinden yana kullanmış olup seçim hakkını bu şekilde tükettiğinden tahkikat aşamasında sunduğu dilekçelerinde bedel iadesi ya da misli ile değişimden birlikte bahsedilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Davalı tarafça, araçtaki hasarın yol açtığı değer kaybı nedeniyle mahkemenin kararının davacının zenginleşmesine yol açtığı ileri sürülmüş ise de dosyadaki servis kayıtlarında aracın hasara uğradığına ilişkin bir bilgi bulunmadığı gibi davalı tarafça sunulması mümkün iken Tramer'de hasar kaydı bulunduğuna dair somut bir itiraz da ileri sürülmemiştir. Yine araçtaki jant ve lastik deformelerin aracın olağan dışı kullanımından kaynaklandığına ilişkin bir tespit de bulunmaması karşısında davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 11.295,35-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.823-TL harcın mahsubu ile kalan 8.472,35-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 39-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2025