11. Hukuk Dairesi 2012/2148 E. , 2013/18502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2011/63-2011/570 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığında
**11. Hukuk Dairesi 2012/2148 E. , 2013/18502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2011/63-2011/570 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sel ve su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin bitişinde davalıların inşaat yaptıklarını, temel çukuruna dolan yağmur sularının gerekli önlemlerin alınmaması sonucu sigortalı işyerine dolduğunu, meydana gelen hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 233.526,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, yağan aşırı yağışların sigortalıya ait binanın kanalizasyon bacasından geri tepmesi sonucu hasarın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı İSKİ’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek depoya dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından sigorta teminatı altına alınan işyerinin bulunduğu binanın bitişinde davalılar tarafından yapılan inşaatın temel çukuruna dolan suların sızarak sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu ileri sürmüş, alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda bulunan suların sızması ile olmayıp, sigortalı binanın yağmur suyu borularının projesine aykırı olarak sokağa verilmesi gerekirken pis su rögarına verildiği, sokaktaki bacadan geri tepen atık suların binanın önündeki parsel bacasına dolduğu, bina ile parsel bacası arasında suyun geri dönmesine engel olacak çekvalfın bulunmaması nedeniyle sigortalı işyerinin bodrum katındaki tuvaletten geri teperek işyerine dolması sonucu zarar verdiği belirtilmiş, bu rapor sonrası davacı vekili tarafından, sigortalı binayı da davalıların yaptırdığı, projesine aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı yaptıran olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup davacı vekilinin bu şekildeki iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen muvafakat edildiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafın genişletmiş olduğu iddiası hakkında gerekli araştırmanın yapılarak, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu bulunup bulunmadıkları belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu iddiaya ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temiyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK 432/4. madde uyarınca REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.