T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/86 KARAR NO :2026/268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ TARİHİ:14/10/2025 NUMARASI :2024/67 Esas - 2025/887 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ:18/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/86 KARAR NO :2026/268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ TARİHİ:14/10/2025 NUMARASI :2024/67 Esas - 2025/887 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ:18/02/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ... şirketine ... poliçe nol... sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı ... ŞTi. Firmasını kullanımında olan ... kolasyonunda 13/06/2014 tarihinde davalı...Ltd Şti.'Nni maliki olduğu diğer davalı ... şirketine sigortalı olan diğer davalı ....Ltd Şti kullanımında olan işletmenin gece vardisyasında faaliyette olduğu sırada enjeksiyon makinelerine ait su soğutma kazanının taşması sonucu zemine yayılan suların bir alt kattaki sigortalı firma deposuna gelmesi sonucu su hasarı meydana geldiğini, dava dışı sigortalıya 34.785,00 TL hasar ödemesi yapıldığını hasarın meydana gelmesinde davalıların kusuru bulunduğunu bu nedenle hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ... tarafından sigortalı riziko adresi ile hasarlanma olayının meydana geldiği adreslerin farklı olduğunu, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, davacı şirketin sigortalısı tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını hasarın oluşumuna sebebiyet verildiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince''....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde zararın meydana gelmesinde bina kusurunun bulunmadığı, bu sebeple yapı maliki olan davalı ... Şti'nin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, kural olarak zarar gören malzemelerin yerden belli bir yüksekliğe konulması gerektiği, ancak somut olayda suyun üst kısımdan yağmurlama şeklinde aktığı, yerden belli bir yükseklik olmadan yani paletsiz bir şekilde istiflemenin zararı artırıcı etkisinin bulunmadığı, bu sebeple zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının sigortalısının mallarının üstüne akan ve zarar görmelerine neden olan suyun ... .... Şti'ne ait iş yerinden geldiği, mezkur davalının kazanlarından taşan suyun toplanması için su yalıtımlı bir havuz oluşturup suyu orada beklettikten sonra biriken suyun tahliyesine ilişkin tahliye hattı oluşturması gerekirken oluşturmadığı, yani zararın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalı ... AŞ'nin ise bu işyerini sigortaladığı ve poliçe limiti kapsamında kalan bu zarardan sorumlu olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, davacı şirketin sigortalısına 05.11.2014 tarihinde ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne" gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davalı ... Şti ve ... A.Ş'ya açılan davanın kabulüne, 34.785,00 TL 'nin 05/11/2014 tarihindne itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... .... Şti ve ... A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı .... ŞTi.'ye açılan davanın reddine, dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davalı .... A.Ş. Vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin verilen kararının kaldırılması gerektiğini, mezkur olayda yapı malikinin herhangi bir kusuru bulunmadığı iddiası ve bu iddiaya dayanak bilirkişi raporunun açıkça hatalı olduğunu, bilirkişi heyetince, "dilatasyon derzinde su yalıtımı yapılmasının teknik olarak gerekli olmadığı" iddia edilmiş ise de; bu iddiaya katılmanın mümkün olmadığını, dilatasyon derzlerinin temel amacının "su yalıtımı" olmamasının, inşaat mühendisliği disiplini anlamında bir tespit olduğunu ancak birden fazla bağımsız bölüme ait yapıların, bağımsız bölümleri arasında bir su yalıtımı olması gerekliliğinin su götürmez bir gerçek olduğunu, mezkur olayda, binanın katları arasında su yalıtımı olmaması gibi bir durum olaya sebebiyet vermiş olup, yapı malikinin kusurunun gözardı edildiğini, müvekkilinin kiracısı olduğu bağımsız bölümde kazandan su taşması hususu bir tesadüf olmakla birlikte, olağan kullanımda bağımsız bölümün temizliği, yıkanması ve diğer durumların da olağan kullanım kapsamında olduğunu bu yalıtımın, "inşaat mühendisliği" kapsamında zorunlu olmaması, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu amir hükümlerine göre zorunlu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bununla birlikte, davacının zarar gören eşyalarının yerden yüksek konumlandırılmış olması halinde aynı miktarda zarar görmeyeceğinin de açık olduğunu, ancak sayılan mobilyaların, salt üzerine su damlaması nedeniyle tamamen zayi olmasının mümkün olmadığını, bunların tamamı göz ardı edilerek verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ..A.Ş vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; poliçedeki adres ile riziko adresinin aynı olduğu belirtilmişse de, burada ispat yükünün davalılarda olduğu kanatinin doğru olmadığını, zira poliçedeki adresin riziko adresi ile aynı olmasının davacının işbu davayı ikame etmesinin ön koşulu olduğunu, davacı ... bakımından halefiyet hükümlerinin uygulanabileceğinden bahisle kısmen kabul kararı verilmesinin taleple bağlılık ilkesinin ihlali niteliğinde olduğunu, davacı şirketin sigortalısı olan ... Firması'nın, gerekli koruma ve güvenlik önlemlerini almadığının dosya içeriği ile sabit olduğunu, davacı şirketin sigortalısının (... Firması'nın) bulunduğu mahalin üst katında bulunan ve içerisinde su soğutma kazanı olan işyerinden her an “bir su sızıntısı yaşanma olasılığı” mevcut olduğunu, davacı şirketin sigortalısının bu durumu dikkate alarak, kendi kullanımındaki deponun tavanında gerekli izolasyon önlemlerini alması gerektiğini, dava konusu hasarın oluşumunda davalı bina malikinin sorumluluğunun bulunmadığından, davalı ... Firması bakımından red kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen tazminat tutarı fahiş olup; tazminata esas hesaplamanın neye göre yapıldığının belli olmadığını, mahkemece davanın kabulünün gerekçesinin hiçbir şekilde açıklanmadığını, içeriği dahi yazılmayan bilirkişi kurulunun raporuna atıf ile yetinildiğini, belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda , 2016/737 E 2018/560 K sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2020/258 E 2023/1788 K sayılı ilam ile ''...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıya oluşan hasar nedeniyle atfedilecek kusur olmadığı belirtilmiş ve mahkemece iş bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar poliçede özel şartta yazılı olduğu üzere emtiaların 12 cm yüksekliğindeki raf veya benzeri nitelikte yükseltiler üzerinde bulunması gerekeceği yönündeki hüküm konulmuş ise de, sigortalının üzerine düşen yükümlülüğü gereği gibi yerine getirip/getirmediği, oluşan hasarda ve hasar miktarının artmasında sigortalıya atfedilecek bir kusurun bulunup/bulunmadığı konusunda sunulan itirazların karşılanarak müterafik kusurun somut olayda tartışılması gerekmektedir. ....Davaya konu somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 6. sayfasında, binada yapım kusuru olup olmadığı, kiracıya ait enjeksiyon makinesinin sebep olduğu su sızması olayının alt kata inmesinde bina kusurunun etkili olup olmadığının dosya kapsamından belirsiz olduğu ve bu nedenle davalı ...... Şti.'nin sorumluluğunun değerlendirilemediği belirtildiğinden öncelikle, iş bu davalıya atfedilecek kusur olup olmadığı hususunun hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın yukarıda belirtilen bilgiler doğrultusunda incelenmesi, tartışılması gerekmektedir. Bu yönüyle sunulan istinaf sebeplerinin yerinde olduğu açıktır. ....-Aynı zamanda, tazminat tutarının fahiş olduğu iddia edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenleyen heyet içerisinde mobilya uzmanı da yer almaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 4. sayfasında ''Hasar tespitine yönelik değerlendirme'' başlığı altında hasarlı malzeme listesi hazırlanarak her malzeme cinsi ve niteliği nazara alınarak ayrı ayrı hasar tutarı (KDV dahil) belirlendiğinden, aksi yöndeki istinaf sebebinin dosya kapsamına uygun olmadığına dair karar vermek gerekmişti..Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine'' dair karar verilmiştir.Dairenin kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:Dosyada mübrez ... numaralı 27.11.2013-2014 dönemlerini kapsar şekilde düzenlenen ... sigorta poliçesinin incelenmesinde; (poliçede teminat altına alınan 9 adet riziko adresi belirlenmiş olup) 4....: ... Esenyurt/İstanbul riziko adresinde faaliyet gösteren işyerinin emtia:1.500.000,00 TL, demirbaş 50.000,00 TL, Toplam Sigorta Bedeli:1.550.000,00 TL, Enkaz kaldırma Bedeli: 62.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Poliçede dahili su ve seylap teminatlarını emtiaların minimum 12 cm yüksekliğindeki palet, raflar ya da benzeri nitelikteki yükselti üzerinde bulundurması kaydıyla verildiği, belirtilen nitelikteki palet, raf ya da benzeri yükselti üzerinde bulunmayan emtiadaki dahili su ve seylap hasarının teminat harici olduğu belirtilmiş ve sunulan ... Poliçe Eki'nde bu özel şarta yer verilmediği anlaşılmıştır.Davalı ... ile davalılardan .... Şti. arasında 28.01.2014-2015 dönemlerini kapsayan şekilde tüm işyeri sigorta poliçesidüzenlenmiştir. Ekspertiz Raporu:Riziko mahallinde yapılan incelemede, deponun tavanındaki dilitasyon boşluklarından akan suların ürün rafların üzerine yağmurlama şeklinde akarak gece boyunca pek çok demonte mobilya parçalarının tesiri altına aldığı ve çok ciddi ölçüde ıslanmasına sebebiyet verdiği, kolilerin kontrolü yapıldığında parçalarının ciddi ölçüde şişmiş olduğu ayrıca zemine yayılan suların zeminde duran bazaları da tesir altına alıp hasara uğramasına neden olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyet raporunda özetle: Riziko konusu hasar oluştuğu ''... Esenyurt/İstanbul'' adresinin poliçede belirtilen 9 adres sırasında yer almadığı, poliçede yer alan adresin ''... Kıraç /Esenyurt İstanbul'' olduğu, her iki adresin aynı adres olup olmadığını dosya kapsamında belli olmadığı, rizikonun gerçekleştiği adres ile poliçede yer alan adresi farklı adresten olduğunun tespiti halinde davacının halefiyetinden bahsedilemeyeceği, hasar tarihi itibariyle sigortalının poliçede yazılı özel şartı gereğince emtiaların 12 cm yüksekliğindeki raf ve benzeri yükseltiler üzerinde bulundurulması gerekeceği yönünde özel şart bulunmadığı, meydana gelen zararın üst kattan bütün gece yağmurlama suretiyle gelen sudan dolayı oluşan ıslaklıktan kaynaklandığı ve bu nedenle mobilyaların ıslanması ve zarara uğramasında sigortalıya atfedilecek müterafik kusurun tespit edilemediği, olay yerinin bilirkişi heyetince bilinmediği ayrıca binanın yapı kusurunun olup/ olmadığı, zararının sebebi olan kiracıya ait enjeksiyon makinesinin sebep olduğu su sızması olayının alt kata inmesinde bina kusurunun etkili olup olmadığı konularının dosya kapsamında belirsiz olduğu, bu nedenle bina maliki olan davalının sorumluluğunun değerlendirilemediği görüşünde bulunulmuştur.Dairenin kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:08.07.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dosyadaki mevcut bilgilerden yapının 3.000,00 m2 alanlı bu hacimli yapıda mevcut dilitasyon (genleşme) derzinin sünme, genleşme ve büzülme gibi etkiler sebebiyle oluşabilecek boy değişimleri için yapı blokları arasına uygulanmış dilitasyon derzi olduğunun anlaşıldığı, yapılarda uygulanan bu derzlerde bina bütün katlarında farklı parçalara ayrıldığından dolayı genleşme derzinde dış etkilere açık olmayan katlar arası geçişlerdeki dilatasyon derzinde su yalıtımı yapılmasının teknik olarak gerekli olmadığı, davalı kiracı ...'ın yapının 2. katında üretim yaptığı, üretim sırasında çeşitli makine ve ekipmanların soğutulması için su kullanıldığı, ihtiyaç duyulan su miktarının büyük ölçekli olduğu, suyun tahliyesi için yeterli önlem alınmadığı, demirbaş olarak kabul edilebilecek su tesisatından da kaynaklanmadığı, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere suyun zeminden değil deponun tavanındaki dilitasyon boşluğundan sızarak yağmurlama şeklinde ürünlerin üzerine doğrudan geldiği nazar alındığında, ürünlerin belli bir yükseklikte istiflenmiş olmasının durumu değiştirmeyeceğinin anlaşıldığı, yani ürünlerin paletsiz olarak istiflenmesinin hasarın büyüklüğüne ek katkı sağlamadığı, yapı malikinin olayda kusurunun bulunmadığı, hesaplanan zarar miktarının 37.973,39 TL olduğu görüşünde bulunulmuştur. Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup davalı ... ve ..... A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi, "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmünü haiz olup, riskin gerçekleşmesi ve gerçek zararın ne olduğu hususundaki ispat yükümlülüğü sigortalıda, riskin teminat dışı hallerden olduğunun ispat külfeti ise, ilke olarak sigortacıdadır.Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır. (Yargıtay 17. HD'nin 2019/2740 E., 2021/65 K. sayılı kararı)Davaya konu poliçe incelendiğinde, 1. sayfada Riziko Adresi: ... Kıraç/Esenyurt İstanbul olarak belirtilmesine rağmen, hasarın meydana geldiği adresin "... Kıraç/Esenyurt/İstanbul" olarak belirtilmiş olup, 6. Sayfada ise ''...'' başlığı altında ''... Kıraç/İstanbul'' adresindeki yapının da teminat altına alındığı ve uyuşmazlığa konu hasarın riziko adresinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Poliçe dönemi içerisinde meydana gelen su hasarı ile ilgili olarak davalı .... A.Ş. nin kazanlardaki suyun herhangi bir nedenle taşması durumunda, taşan suyun binaya yayılmadan tahliyesine yönelik yeterli teknik önlemleri almadığı, herhangi bir tahliye hattının oluşturulmadığı, suyun büyük ölçekli olduğu, dış etkilere açık olmayan katlararası geçişlerdeki dilitasyon dersinde su yalıtımı yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı yönündeki teknik tespitler ve ahşap, mobilya ürünlerinin depolanmasında en az 12 cm yükseklikte istiflemesi gerekmekte ise de, suyun zeminden değil tavandaki dilitasyon boşluklarından sızarak hasara neden oluğu, illiyet bağının kesilmediği nazara alındığında mahkeme tarafından verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine dair karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı .... A.Ş. tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın işbu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı ...Ş tarafından yatırılan 700,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 32,00 TL harcın işbu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iadesine, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026