T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1704 - 2026/363 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1704 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/363 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/518 E - 2023/101 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1704 - 2026/363 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1704 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/363 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/518 E - 2023/101 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/08/2017 tarihli Mal Alımına Ait Sözleşme'nin düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkili tarafından sözleşme ve eki şartnamede düzenlenen nitelikte motorinin sözleşme hükümlerine göre davalıya tesliminin üstlenildiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen 23/10/2017 tarihli yazı ile sözleşmeye istinaden 32.500 m3'lük tankın doldurulmasının istendiğini, müvekkili şirket tarafından da sözleşmenin 6/2. maddesi gereği termin programının bildirilmesinin istendiğini, ancak davalı tarafından cevap verilmediğini, takiben 06/11/2017 tarihli yazıyla motorinin teslime hazır olduğu bildirilerek kontrol işlemleri için komisyon üyelerinin görevlendirilmesi konusunda talepte bulunulduğunu, dolayısıyla müvekkili tarafından ifaya hazır olduğunun bildirildiğini, buna karşılık davalı tarafından bir cevapta bulunulmadığını, teslimatın da ancak 15/11/2017 tarihinde yapılabildiğini, 15/11/2017 tarihli tutanaktan da anlaşılacağı üzere davalı tarafından teslimin, hiçbir çekince, ihtirazı kayıt konulmaksızın kabul edildiğini, buna rağmen davalı tarafından teslimin 3 gün geciktiği iddiasıyla 902.727,12 TL fiyat farkı, 136.440,71 TL de gecikme cezası için fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 30/11/2017 tarihli ihtarla faturaya itiraz edildiğini, müvekkili şirketin teslim süresinin başlamaması bir yana davalı şirketin müvekkilinin 06/11/2017 tarihli ifaya davet yazısına sessiz kalması, gerekse 15/11/2017'de gerçekleşen teslimat için de zaten motorini teslim almaya yetecek tankının bulunmadığını beyan etmesinin, davacı müvekkilinin aksine davalının temerrüde düştüğünü gösterdiğini, müvekkilinin fatura nedeniyle borçlu olmadığını beyan etmesine rağmen davalının hakedişten kesinti yaparak ilgili bedelleri tahsil ettiğini belirterek davalı şirketin 902.727,12 TL bedelli fiyat farkı ve 136.440,71 TL cezai bedel olarak kesilen 24/11/2017 tarihli fatura kapsamında ödemekten kaçındığı ve haksız tahsil ettiği toplam 1.039.167,83 TL'nin, şimdilik 100.000,00 TL'sinin faturaların kesildiği tarihten, mahkeme aksi kanaatteyse ilk iade talep tarihi olan 30/11/2017 tarihinden, en aleyhe değerlendirmede dahi dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile toplam talebini 136.558,22 TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/08/2017 tarihinde motorin alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 23/10/2017 tarihli yazı ile motorin talebinde bulunduğunu, davacının 31/10/2017 tarihli yazısıyla 12.624 m3 motorinin tesliminin planlandığını bildirdiğini, müvekkilinin de 31/10/207 tarihli yazıyla tahsis edilen tankların yeterli boşlukta olmadığını bildirdiğini, takiben 06/11/2017 tarihli yazıyla davacının yakıtı devretmeye hazır olduğunu bildirdiğini, müvekkilinin de yüklenicinin hazır olma beyanı üzerine yazının müdürlüğe ulaştığı 07/11/2017 tarihi referans alınarak transfer işlemini başlattığını, transferin 15/11/2017 tarihinde tamamlandığını, davacının sözleşme gereği 04/11/2017 tarihinde teslim etmesi gereken motorini 07/11/2017 tarihinde teslim ettiğini, 04/11/2017 tarihindeki EPDK motorin fiyatı 4.92951 TL/lt iken 07/11/2017 tarihinde 5.03073 TL/lt olması sebebiyle 902.731,22 TL'lik fiyat farkı oluştuğunu, yine 3 günlük gecikme dolayısıyla da sözleşmenin 34. maddesi gereği %0,2 oranında günlük gecikme cezası hesaplanması gerektiğinden 136.440,71 TL gecikme cezasının oluştuğunu, davacının iddia ettiğinin aksine Teknik Şartname'nin VI. maddesi gereğince termin programına onay verilmediğine dair davacı gerekçesinin kabul edilebilir olmadığını, yine davacının en son 04/11/2017 tarihinde teslim etmesi gereken motorini 07/11/2017 tarihinde teslim etmiş olup işletme müdürlüğü tarafından davacıya 25/10/2017 tarihinde tebliğ edilen 23/10/2017 tarihli yazıyla talep/teslim süreci başlatıldığından müvekkilinin değil davacının temerrüde düştüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından motorin talep yazısının davacıya 25/10/2017 tarihinde tebliğ edilip taraflar arasındaki 24/08/2017 tarihli sözleşme ile bu sözleşmenin eki teknik şartnamenin VI.2 nolu düzenlemesi kapsamında malın teslim edilmesi gereken tarihin 04/11/2017 tarihi olması gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından talep konusu malın 07/11/2017 tarihinde teslim edildiği ve buna göre kural olarak davacının teslimde 3 gün geciktiği anlaşılmakta ise de davalı tarafından sözleşmenin 34. maddesine dayalı olarak kesilen cezai şartın, ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 179. maddesi kapsamında davalının ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmakla ifaya ekli cezai şartı talep edemeyeceği, dosya kapsamından davalının ifayı ihtirazı kayıtla kabul ettiğinin de iddia ve ispat olunamadığı, bu nedenle davacının cezai şart olarak yapılan 136.440,71 TL kesintinin iadesini talep etmekte haklı olduğu, yine sözleşmenin 14. maddesi kapsamında fiyat farkının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup bilirkişilerce bu bağlamda yapılan ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen hesaplamalar neticesinde 82,64 TL davalı tarafından fazla kesinti yapıldığının anlaşıldığı, bu kalem de nazara alındığında davacının davalıdan toplam 136.558,22 TL alacaklı olduğu, temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 136.558,22 TL'nin 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 36.558,22 TL'sinin 27/12/2022 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cezai şart yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, fiyat farkı uygulanmasına ilişkin kararın ise yerinde olmadığını, bilirkişilerin itirazlara rağmen fiyat farkından doğan müvekkili alacaklarını hesaplamadığını, mahkemenin eksik bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verdiğini, taraflar arasında 29/08/2017 tarihli mal alım satımı ve 13/03/2015 tarihli kiralama sözleşmesi akdedildiğini, 32.500 m3 lük tank kapasitesinin davalı kullanımına tahsis edilmesinin kiralama sözleşmesi kapsamında iken ilgili tanklarda veya gemiden tanklara motorin satışının yapılmasının mal alım sözleşmesi kapsamında olduğunu, taraflar arasında birden fazla sözleşme yapıldığının gözardı edildiğini, davalının usulüne uygun sipariş talebi oluşturmadığından teslim süresinni başlamadığını, aksinin kabulü halinde dahi müvekkilinin teslim süresi içinde ifaya hazır olduğunu davalı şirkete bildirdiğini, davalının depolarının dolu olduğu gerekçesiyle teslimatı geç kabul ettiğini, bu nedenle alacaklının temerrüdünün oluştuğunu, fiyat farkı ve gecikme cezası talep edilemeyeceğini, faturaya esas alınması gereken birim fiyatın motorinin teslim tarihi olan 15/11/2017 tarihindeki birim fiyat olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak dava ve ıslah tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, sözleşmedeki 45 günlük ödeme süresi dolduğundan borcun kendiliğinden muaccel hale geldiğini ve faizin bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yakıt talebinin davacıya 25/10/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşme gereği 10 günlük teslim süresinin 04/11/2017 tarihinde dolduğunu, teslimatın ise 07/11/2017 tarihinde yapıldığını, 3 günlük gecikme nedeniyle sözleşmenin 34.maddesi gereğince uygulanan gecikme cezasının hukuka uygun olduğunu, geminin limana yaklaştığı 31/10/2017 tarihinde gerekli kontrol ve onay süreçlerinin henüz tamamlanmadığını, işletme müdürlüğünden onay alınmadan geminin platforma yanaştırılmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, bu süreçte sorumluluğun davacıya ait olduğunu, itirazi kayıt konulmadığı gerekçesiyle cezai şartın yerinde olmadığına dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, sözleşmenin 34.maddesinde bu yönde bir hüküm bulunmadığını, sürenin dolması ile cezanın kendiliğinden uygulanabilir hale geldiğini, teslimatta gecikme olduğundan fiyat farkı uygulanmasının da yasal olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davalının davacının hak edişinden tahsil ettiği fiyat farkı ve gecikme cezası faturasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle satıma konu malın teslim tarihi 04/11/2017 tarihi iken 3 gün gecikme ile 04/11/2017 tarihinde davacı tarafından davalıya teslim edilmesine, taraflar arasındaki sözleşmenin 34.maddesindeki hükmün ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olup gecikmeli teslim sırasında ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünün ispat edilememesi nedeniyle davalının gecikmeden kaynaklı cezai şart için yaptığı tahsilatın yerinde olmamasına, fiyat farkı uygulamasına ilişkin 14.maddesi hükmü dikkate alınmak suretiyle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince karar verilmiş olmasına, davalı tarafın TBK 117.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemesi nedeniyle dava ve ıslah tarihlerinin dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.328,29 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.332,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.996,21 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."