19. Hukuk Dairesi 2018/1289 E. , 2018/2385 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmiş, kararın kesin nitelikte bulunmasından dolayı kanun yararına bozulması T.C. Adalet Bakanlığı'nın talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi, gereği konuş…
**19. Hukuk Dairesi 2018/1289 E. , 2018/2385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmiş, kararın kesin nitelikte bulunmasından dolayı kanun yararına bozulması T.C. Adalet Bakanlığı'nın talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalıya ait taşınmazın davacıya satışı için taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davalının tapu devrini yapmadığını, davalıya harici senetle ödenen 7.923,88 TL’nin, 7.000,00 TL’lik kısmının ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/48 E.-2012/235 K. sayılı kararı ile tahsil edildiğini, bakiye 923,88 TL'nin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, görülmekte olan davanın sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, bu davada bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir. Mahkemece, dava konusu alacağa dayanak olan ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/48 E.-2012/235 K. sayılı kararının 14/05/2014 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi olan 15/02/2017 tarihi itibariyle iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, davacı vekilinin mazereti hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün kanun yararına bozulması istenilmiştir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar, davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ve hükümdür. Davanın açılması üzerine dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Ön incelemede öncelikle dava şartları (HMK md. 114-115) ve ilk itirazlar incelenir (HMK md. 116-117). Dava şartları mevcutsa ve ilk itirazlar yerinde değilse, iddia ve savunma içinden tarafların uyuşmazlık noktalarının neler olduğu belirlenir. Taraflar ön inceleme duruşmasında sulhe teşvik edilir. Ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece, hak düşürücü süreler ve zaman aşımı hakkındaki itiraz ve def’iler incelenerek karara bağlanır (HMK md. 142).