11. Hukuk Dairesi 2023/3617 E. , 2024/5917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/393 Esas, 2023/342 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/477 E., 2020/188 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili
**11. Hukuk Dairesi 2023/3617 E. , 2024/5917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/393 Esas, 2023/342 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/477 E., 2020/188 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Börekçisi A.Ş.’nin kurucusu olduğunu, 2018/10094 no.lu “... Börekçisi” ibareli marka başvurusunun davalı Kurum YİDK kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, başvuru konusu ibarenin tanımlayıcı olmadığını, soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK’in 10.11.2018 tarihli ve 2018-M-9573 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; ... Börekçisi” ibaresinin başvuru kapsamında yer alan 30., 35. ve 43. sınıflarda kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler bakımından doğrudan doğruya bu ürünlere işaret eden bu yönü itibariyle kaynak gösterme işlevinden yoksun ve tanımlayıcı bir ibare olduğunu, ... ilinin börek malları bakımından maruf olduğunu, kısmi redde konu olan mal/hizmetlerle ... ili arasında ilişki kurulmakta olduğunu, ... Böreği’nin tanımlayıcı ve tür adı biçiminde algılanacak biçimde farklı tacirlerce kullanılmakta olduğunu ve yemek bloglarına ve köşe yazılarına konu olduğunun tespit edildiğini, başvuru konusu ibarenin bir bütün olarak kapsamından çıkarılan ürünler bakımından anlamı herkesçe bilinen, yine bu ürünler açısından doğrudan tanımlayıcı nitelikte olan; oldukça genel, basit ve sıradan bir ibare olduğunu ve tüketicilerin, başvuru kapsamındaki mallarla ilgili olarak, bu ifadenin belirli bir işletmeye ait bir marka olduğu yönünde bir çıkarımda bulunmasının söz konusu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 6769 sayılı Kanun'un mutlak ret nedenlerini içeren 5 inci maddesinin birinci fıkrası bentlerinde marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerin sayıldığı, bu bentlerden b bendinin “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler” olduğu, dava konusu markanın redde konu malları ve hizmetlerinin “30. sınıf: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 43. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” olduğu, değerlendirmenin, “ADANA BÖREKÇİSİ” ibaresinin redde konu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olup olmadığı noktasında yapıldığı, yapılan araştırmalar neticesinde “... Böreği”nin bilinen bir börek türü olduğu, “... Böreği” olarak tariflerinin yazılı medyada, birçok internet sitesinde ve sosyal medyada yer aldığı, markanın münhasıran “... Börekçisi” ibaresinden oluştuğu, “... Böreği”nin bilinen bir börek türü olduğu, söz konusu ibarenin dava konusu “börek” malı ile dava konusu olan aynı tür/benzer/ilişkili mallar/hizmetler bakımından coğrafi kaynak gösterdiği dolayısıyla söz konusu ibarenin dava konusu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmadığı hususları dikkate alındığında, “ADANA BÖREKÇİSİ” ibaresinin redde konu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmadığı; 6769 sayılı Kanun'un mutlak ret nedenlerini içeren 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.”in mutlak olarak reddedileceğinin hüküm altına alındığı, burada bahsedilen ticaret alanının mutlak olarak kullanılan ticaret alanı olmayıp, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlere ait ticaret alanı olduğu, dava konusu markanın “... Börekçisi” kelimesinden ibaret olduğu, davacı başvurusunun, redde konu mallar/hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu, 2018/10094 sayılı ve “ADANA BÖREKÇİSİ” ibareli marka başvurusunun redde konu mallar/hizmetler için ayırt edici niteliğe haiz olmadığı, tanımlayıcı mahiyette olduğu, TÜRKPATENT YİDK’nın 2018-M-9573 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "... böreği"nin bir börek türü olduğuna ilişkin bilirkişi heyetince bir veri, kaynak sunulmadığını, rapora itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin tescilli "AB ... Böreği Efsane Lezzet" ibareli tescilli markasının bulunduğunu, "..." ibaresinin coğrafi kaynak olarak değil yardımcı unsur olarak kullanıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı Kurum YİDK kararında "... Böreği"nin tanımlayıcılığına ilişkin kaynak gösterildiği, ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan ve içerisinde gıda mühendisi bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da söz konusu ibarenin reddedilen mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunun belirtildiği, her somut uyuşmazlığın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü markasında başkaca unsurların da yer aldığı, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ibarenin soyut ayırt ediciliğinin bulunduğunu, bilirkişi raporunda '... Böreği'nin bilinen bir börek türü olduğu tespitine yer verilmişse de davalı Kurum tarafından bu hususa ilişkin herhangi bir veri, kaynak, literatür bilgisi sunulmadığını, '... Börekçisi" ibaresinin tüketici nezdinde kolayca tanınabilecek gerekli ibare ve özellikleri ihtiva ettiğini, müvekkiline ait 2018/72428 sayılı "ab adana börekçisi efsane lezzet" ibareli tescilli markanın bulunması karşısında "... Börekçisi" ibaresinin ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, TÜRKPATENT sicilinde "Çengelköy Börekçisi, Trabzon Börekçisi, İstanbul Börekçisi, Batı Trakya Börekçisi gibi markaların 35 ve 43. sınıflarda tescil edilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda buna yönelik beyanlarının değerlendirilmediğini, benzer şekilde simit ve Pasta ibarelerine getirilen eklerle oluşturulan markaların da tescil edildiğini, ... Börekçisi ibaresinin neden tanımlayıcı olduğuna dair gerekçenin yetersiz olduğunu, markadaki Adan ibaresinin yardımcı unsur olduğunu, Anadolu simitçisi, Tarihi İstanbul simitçisi gibi davalı Kurum nezdinde tescilli markaların bulunduğunu, müvekkilinin "ab adana börekçisi efsane lezzet" ibareli tescilli markasındaki "Börekçisi" ibaresi dikkate alındığında salt tanımlayıcı bir markanın varlığından söz edilemeyeceğini, Yargıtay'ın emsal bir takım kararlarına göre Şehir adlarının yanına getirilen ibarelerle birlikte markanın tescil edilebileceğine karar verildiğini, (İstanbul Şarabı, Ankara Pazarları, Restaurant İstanbul gibi) husumetin yöneltildiği davalı Kurum nezdinde çalışan kişilerin bilirkişi olarak tayini mümkün olmadığı halde ve bilirkişi heyetinde sınai mülkiyet uzmanı olarak yer alan bir kişinin de halihazırda EPDK'da müşaviri olduğu beyan edilmesine rağmen rapor tanziminde yer aldıklarını, yeni bir heyetten rapor alınmadığını, bilirkişi raporuna ilişkin usule ve esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı marka başvurusuna davalı Kurum tarafından reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.