İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 17.04.2015 tarihli kredi sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe döneminin daha sonra zeyilnameler ile 01.05.2015 başlangıç, 30.04.2016 bitiş olacak şekilde güncellendiğini, poliçenin hasar geçmişine göre prim ayarlaması klozu uyarınca sö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1675 KARAR NO : 2025/1574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2022 NUMARASI : 2018/283 Esas - 2022/296 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 17.04.2015 tarihli kredi sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe döneminin daha sonra zeyilnameler ile 01.05.2015 başlangıç, 30.04.2016 bitiş olacak şekilde güncellendiğini, poliçenin hasar geçmişine göre prim ayarlaması klozu uyarınca söz konusu sigorta dönemi sonunda hesap edilen hasar/prim oranının poliçede kararlaştırılan oranlara ulaşması veya aşması durumunda, sigortalının poliçede kararlaştırılan ve hesaplanan hasar/prim oranına karşılık gelen bir oranda ek prim ödemeyi kabul ettiğini, bu madde uyarınca 01.05.2015-30.04.2016 poliçe dönemine ilişkin 01.11.2017 tarihinde 7.980-EURO ek prim tahakkuk ettirildiğini ve davalı şirkete 2017000486 belge numaralı zeyilname ile bildirildiğini, ancak ek prim borcunun davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalıya Beyoğlu 18. Noterliğinin 18.12.2017 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı şirketin cevabi ihtarname ile ödeme yapmayacağını bildirdiğini, ek prim alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, dava konusu ek primden önce tahakkuk ettirilen 8.064-EURO ek primin 01.05.2016-30.06.2017 tarihleri arasındaki poliçe dönemine ilişkin olduğunu, dava konusu ek primin ise 01.05.2015-30.04.2016 dönemine ilişkin olup, 01.04.2016 tarihli 44.937,82-EURO bedelli faturadan doğan hasardan kaynaklandığını, bazen faturaların vade tarihi ve dolayısıyla sigortalının müdahale tarihinin bir sonraki poliçe dönemine denk geldiğini, dava konusu ek primin dayanağı 01.04.2016 tarihli faturanın 01.05.2015-30.04.2016 dönemine ilişkin olduğunu, ancak bu faturanın vade ve davalının müdahale talep tarihinin 01.05.2016-30.06.2017 tarihlerini kapsayan sonraki poliçe dönemine denk geldiğini, davalının ikinci poliçe döneminde 13.05.2016 tarihli 28.562-EURO ve 13.06.2016 tarihli 40.225-EURO bedelli faturalardan kaynaklanan müdahale talebinin bulunduğunu,her iki poliçe döneminde de hasar meydana geldiğini, 01.05.2015-30.04.2016 poliçe döneminde, vade tarihi sonraki poliçe dönemine denk gelen 01.04.2016 tarihli 44.937,82-EURO bedelli faturadan kaynaklandığı, her iki prim ayrı poliçe dönemine ilişkin olduğundan, müvekkilinin her bir poliçe dönemine ait hasar geçmişine göre ek prim talep hakkının bulunduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; hasar geçmişine göre prim ayarlaması ek prim ödemesi için bir zeyilname düzenlenmesi gerekirken, davacı tarafça iki farklı zeyilname düzenlendiğini ve bu zeyilnamelerden 8.064-Euro bedelli olanının bedelinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacının bu zeyilname dışında poliçeye aykırı olarak ikinci bir zeyilname düzenlediğini, hasar geçmişine göre prim ayarlaması zeyili düzenlenirken, hasarın müvekkili şirket tarafından muhatap şirkete bildirildiği tarih esas alınıp, o dönemdeki poliçeye göre zeyilname düzenlenmesi gerekirken, hasarın faturalandırılma tarihinin esas alınarak haksız yere iki poliçe için iki farklı zeyilname düzenlendiğini, poliçede ek prim ödemesi hususunda fatura kesim tarihindeki poliçeye göre ek prim ödemesi belirleneceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, ek prim konusunda hasarın müvekkili şirket tarafından davacıya bildirildiği tarihin esas alınması gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı sigortalısı arasında ilk olarak 17.04.2015 tarihli 01.04.2015-31.03.2016 dönemini kapsayan kredi sigortası poliçesi tanzim edilmiş olup, bilahare poliçe başlangıç tarihinin 01.05.2015, bitiş tarihinin ise 30.04.2016 olacak şekilde değiştirildiği, sigorta poliçesinde, sigortalının hasar/prim dengesini gözeterek ek prim tahakkukuna onay verdiği, poliçe döneminde sigortalının 01.04.2016 tarihli fatura alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine 11.08.2016 tarihinde davacı şirketten müdahale talebinde bulunduğu,davacı tarafından 01.05.2016-30.06.2017 poliçe dönemli 2017000484 belge numaralı kredi sigortası zeyilnamesi düzenlenerek davalıdan 8.064-EURO ek prim talep edildiği ve bu bedelin sigortalı davalı tarafından 17.11.2017 tarihinde davacıya ödendiği, davacının 01.04.2016 tarihli faturasının 01.05.2015-30.04.2016 tarihli poliçe dönemine, 13.06.2016 tarihli faturanın ise 01.05.2016-30.06.2017 tarihli poliçe dönemine denk geldiğinden iki ayrı zeyilname ile iki ayrı ek prim ödemesi talep ettiği,davalı sigortalının ikinci poliçe döneminde de müdahale talep ettiği, 01.05.2015-30.04.2016 poliçe dönemine, vade tarihi sonraki döneme denk gelen 01.04.2016 tarih 44.937,82-EURO bedelli fatura nedeniyle 7.980-EURO tutarında ek prim tahakkuk ettirildiği, prim ayarlaması klozunda, işbu sigorta dönemi boyunca oluşacak hasarlara bağlı olarak o yılda ödenecek kesin sigorta prim miktarının, poliçede kararlaştırılan şartlara göre hesaplanacağı,dönem sonunda hesaplanan hasar/prim oranının, poliçede yazılı oranlara ulaşması veya aşması durumunda, sigortalının kararlaştırılan oranda ek prim ödemeyi kabul ettiği, buna göre sigortacının, ek prim ödeme yükümlülüğünün doğması halinde, sadece tek bir zeyilname düzenleyeceği konusunda sigortalıya taahhütte bulunmadığı, sigortacının primini almadığı bir rizikoyu üstlendiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 7.980-Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, 7.150,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin poliçeden kaynaklanan ek prim ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, müvekkilinin 01.05.2016-30.06.2017 poliçe döneminde 01.04.2016 tarihli faturadan kaynaklanan ek prim ödemesini 17.11.2017 tarihinde yaptığını, davacının 01.05.2015-30.04.2016 dönemine ilişkin olarak ikinci bir zeyilname düzenlemesi ve ek prim ödemesinde fatura tarihini esas almasının haksız olduğunu, mahkeme kararı gerekçesiz olup bilirkişi raporunun kopyası niteliğinde olduğunu, kararda ek prim hesaplamasında fatura tarihi veya ihbar tarihinin esas alınacağı yönünde bir açıklama bulunmadığını, poliçede ek prim ödemesi konusunda fatura tarihinin esas alınacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle prim ayarlaması yapılırken hasarın müvekkilince davacıya bildirildiği tarihin esas alınması gerektiğini, bu hususun alınan ilk rapor ve ek raporlar ile de tespit edildiğini, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kredi sigorta poliçesine dayalı ek prim alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalı lehine 17.04.2015 tarihli kredi sigorta poliçesi düzenlendiği, 01.04.2015-31.03.2016 dönemini kapsayan poliçenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin zeyilnameler ile 01.05.2015 ve 30.04.2016 olarak değiştirildiği, bir sonraki 01.05.2016-30.06.2017 poliçe döneminde davalı sigortalının 13.05.2016 tarihli 28.562,33- EURO ve 13.06.2016 tarihli 40.225-EURO bedelli faturaları ödenmediğinden davacıya başvuru yapıldığı, bunun üzerine davacı sigortacı tarafından düzenlenen zeyilname uyarınca tahakkuk ettirilen 8.064-EURO ek primin davalı tarafça 17.11.2017 tarihinde davacıya ödendiği, ilk poliçe dönemi olan 01.05.2015-30.04.2016 döneminde davalı sigortalı tarafından düzenlenen 01.04.2016 tarihli 44.937,82-EURO tutarlı fatura bedelinin dava dışı alıcı tarafından 90 gün olan vadesinde ödenmemesi üzerine davalı sigortalının 11.08.2016 tarihinde davacı şirkete başvurduğu, bunun üzerine davacı sigortacı tarafından 44.937,82-EURO bedelli faturadan kaynaklı hasara ilişkin olarak dava konusu 7.980-EURO tutarında ek prim tahakkuk ettirildiği, söz konusu ek prim tutarının ihtara rağmen davalı tarafça ödenmediği anlaşılmaktadır. KSG Şartlarının sigorta sözleşmesinin kapsamı başlıklı A.3 maddesinde; teminatın, sigortalının muhtelif alıcılarla yaptığı sözleşmelere göre faturalandırılan ve bedeli özel şartlarda belirlenen azami vade süresi içinde ödenmesi kararlaştırılan mal ve hizmet satışlarına uygulanacağı, aksi kararlaştırılmadıkça, sigortalı ile alıcılar arasında düzenlenen satış sözleşmelerine göre yapılan tüm satışların sigorta kapsamında bulunmasının esas olduğu, sigortalının bu amaçla söz konusu satış sözleşmeleriyle ortaya çıkan cirosunu özel şartlarda belirlenen usullere göre sigortacıya beyan edeceği, yine aksi kararlaştırılmadıkça sigorta teminatının, sigorta süresinde yurt dışına sevk edilmiş olan mallar veya hizmetler veya yurt içinde teslim edilmiş olan mallar ve hizmetlerden doğan alacakları, bu mal veya hizmetlerle ilgili faturaların, sigorta süresi dahilinde ve azami faturalama dönemi içinde düzenlenmiş olması kaydıyla kapsayacağı düzenlenmiştir.Poliçenin hasar geçmişine göre prim ayarlaması klozunda; işbu sigorta dönemi boyunca hasar veya hasarlara bağlı olarak o yılda ödenecek kesin sigorta prim miktarının, poliçede kararlaştırılan şartlara göre hesaplanacağı, söz konusu sigorta dönemi sonunda hesaplanan hasar/prim oranının, poliçede kararlaştırılan oran veya oranlara ulaşması veya aşması durumunda, sigortalının, poliçede kararlaştırılan ve hesap edilen hasar/prim oranına karşılık gelen bir oranda ek prim ödemeyi kabul ettiği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı sigortalı tarafından düzenlenen 01.04.2016 tarihli 44.937,82-EURO tutarlı fatura bedelinin dava dışı alıcı tarafından 90 gün olan vadesinde ödenmemesi üzerine, davacı ... şirketine 11.08.2016 tarihinde yani bir sonraki poliçe döneminde başvurulması nedeniyle, ek prim tahakkukunda fatura tarihinin mi yoksa müdahale talep tarihinin mi esas alınacağı hususuna ilişkindir. Davalı tarafça, bir sonraki poliçe döneminde başka faturalardan kaynaklanan ek prim bedelinin ödendiği ileri sürülerek aynı sigorta döneminde iki ayrı zeyilname ile iki ayrı ek prim tahakkuk ettirilemeyeceği ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık konusu ek prim tahakkukuna esas olan 01.04.2016 tarihli fatura, 01.05.2015-30.04.2016 dönemine ilişkin ilk poliçe kapsamında kalmakta olup, faturadaki 90 günlük vade nedeniyle sigortalının müdahale tarihinin sonraki poliçe dönemine denk gelmesi, faturanın ve dolayısıyla rizikonun ilk poliçe dönemine ait olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Prim ayarlama klozu gereğince ek prim tahakkukunda sigortalının başvuru tarihi esas alınarak bir sonra ki döneme ait olduğu kabul edilemeyecektir.Davalı sigortalının sonraki dönem poliçe kapsamında tahakkuk ettirilen ek prim bedelini ödemiş olması, ilk poliçe döneminde meydana gelen riziko doğrultusunda davacı tarafça tahakkuk ettirilen ek prim bedelini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,prim miktarının poliçe şartlarına göre hesaplanacağı ;önce ki dönemde düzenlenen faturanın vadesinin ikinci döneme uzadığı , sonra ki dönemde yine ek prim doğuran hasar başvurusu nedeniyle iki kez ek prim tahakkuk ettirildiği ,ek prim alacağı, takipten önce belirli olan hasar ödemeleri üzerinden taraflar arasında geçerli olan sigorta poliçesi şartlarına göre hesaplanmış olup likit nitelikte olduğundan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.709,22-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 677,30-TL harcın mahsubu ile kalan 2.031,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 69,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025