19. Hukuk Dairesi 2013/6647 E. , 2013/10963 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ...'in davalı şirkete doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak ü…
**19. Hukuk Dairesi 2013/6647 E. , 2013/10963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ...'in davalı şirkete doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak üzere 50.000,00 TL bedelli birinci dereceden ve faizsiz olarak davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, dava dışı ...'in davalı şirkete borcunu ödememesi üzerine davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ipotekli taşınmazın 12.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben davalı şirkete satıldığını, müvekkilinin dava dışı ...'in borcundan ötürü sadece ipotek veren olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete başkaca borcunun bulunmadığını, ancak buna rağmen davalı yanca müvekkili aleyhine asıl borçlu hakkında alınan rehin açığı belgesine dayalı olarak İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2010/20890 sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini ileri sürerek İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2010/20890 Esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ipoteğin satışından sonra sorumlu olmadığına ilişkin iddialarının kabul edilemeyeceğini, rehin açığı belgesine dayalı olarak başlatılan takibin haklı olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, muvakkat rehin açığı belgesi ve rehin açığı belgesinin İİK'nun 150 f ve 152. maddelerinde düzenlendiği, bu maddelere göre alacaklının bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurluğundan takip edebileceği, bu belgeye dayanarak ancak borçlu aleyhine takip yapabileceği, ipotek veren 3.şahsın kalan borçtan sorumlu olduğuna dair bir düzenlemenin olmadığı, ipotek veren taşınmaz malikinin sorumluluğunun ipotek edilen taşınmazla sınırlı olduğu ve davacının ipotek verdiği taşınmazının satılması sonucunda ipotek malikinin sorumluluğunun biteceği, başka bir ifade ile dava dışı asıl borçlu ... lehine ipotek veren davacının sadece ipotekli taşınmaz ile sorumlu olduğundan ve ipotekli taşınmazın davalı tarafından icra kanalıyla satılması neticesinde davacının davalı şirkete başkaca herhangi bir borcunun kalmayacağı, davacı lehine kötü niyet tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2010/20890 Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ipotek veren 3. kişinin sorumluluğu ayni sorumluluk olup, sorumluluğunun ipotek edilen taşınmazla sınırlı olmasına, davacı ipotek veren kişinin ipotekten ayrı olarak şahsen sorumlu olduğuna ilişkin belge ve bilgi bulunmamasına, rehin açığı belgesine dayanılarak şahsen sorumlu olmayan ipotek veren 3. kişi aleyhine takip yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyizi kötü niyet tazminatı yönündendir. Davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Şahsen borçlu olmayan ipotek veren 3. kişi aleyhine rehin açığı belgesine dayanılarak takip yapılamayacağı hususu gözetilerek davacı borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken talebin reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.