T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1439 Esas KARAR NO:2026/116 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2022/110 Esas - 2023/391 Karar TARİHİ:04/05/2023 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1439 Esas KARAR NO:2026/116 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2022/110 Esas - 2023/391 Karar TARİHİ:04/05/2023 DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan ticari alım satımdan kalan alacağının tahsili için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacak ilişkisi, müvekkili ile dava dışı ... AŞ. arasındaki ticari ilişkiye dayandığını, ... AŞ. Tarafından aynı alacak nedenine icra takibi yapıldığını,itiraz neticesinde itirazın iptali davası açıldığını, davacı vekilinin davadan feragat etiğini, ... AŞ'nin alacağının muhasebe hileleri ile alacağı aynı grup şirketi olan davacıya devredilerek yeni bir icra takibi başlatıldığını savunarak, derdestlik, zamanaşımı ve esastan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/05/2023 tarih ve 2022/110 Esas - 2023/391 Karar sayılı kararında;"......Davalı taraf, form BA bildirimi ile bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği takibe konu 3 fatura bedelinin tamamının ödendiğine ilişkin yazılı belge de sunulmamıştır. Form BA bildirim sınırının altında kalan 63,50-USD'lik irsaliyeli faturada teslim alan kısmı imzalı olup, davalı tarafça imzaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu nedenle takibe konu faturalardan dolayı davacı defterlerinde kayıtlı 13.811,32 USD alacak miktarı yönünden davalının borca itirazı haksız olduğundan, bu miktar üzerinden itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiklerini belirterek, davalının davacıya döviz borcu bulunmadığını ileri sürmüştür. Takip dayanağı faturalar USD üzerinden düzenlendiğinden bu savunma yerinde görülmemiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı, davalı vekili cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davalı, 14.496,62 USD tutarında düzenlenen 4 adet faturaya ilişkin olarak çekle yaptığı 685,30-USD karşılığı ödeme düşüldükten sonra kalan 13.811,32-USD'yi hesaplayabilecek durumda olup bu miktar yönünden; alacak likit, davalının davalının itirazı haksızdır. Takip USD üzerinden yapılmış ise de icra inkar tazminatı dövizin takip tarihindeki TL karşılığı matrah yapılarak hesaplanır. Döviz üzerinden icra inkar tazminatı verilemez .(Emsal Yargıtay 19.HD'nin 2018/380 E-2019/5555 K.sayılı kararı) Bu nedenle 13.811,32-USD'nin takip tarihi olan 19/01/2021 tarihindeki TCMB Efektif Satış kuru Türk Lirası karşılığı olan (13.811,32x7,4731) 103.213,37-TL'nin %20'si oranında (20.642,67-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için reddedilen kısım bakımından davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatı gerekir. Reddedilen kısım yönünden davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun; 13.811,32 USD alacak miktarına yaptığı itirazın iptali ile, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı 13.811,32 USD'nin takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 103.213,37-TL'nin %20'si oranında (20.642,67-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve esas bakımından yerindelik teşkil etmediğini, davaya konu faturanın akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin bir belge olarak mevcudiyet teşkil etmekte olduğunu, dolayısıyla faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması veya fatura konusu mal / hizmet verildiğinin ispatlanmasının gereklilik arz ettiğini, ayrıca faturaya dayalı alacağın ispatının kural olarak davacıya ait bulunduğunu, somut durum kapsamınca ilgili takibe konu faturaların faturaya konu malların teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermediğini, her ne kadar davalı bağlı bulunduğu vergi dairesine takibe konu 4 faturadan 3 tanesini Form BA belgesi ile bildirerek, söz konusu faturalar karşılığı mal aldığını beyan etmiş bulunsa da müvekkil davacıdan herhangi bir emtia teslim almadığını, davacı ... AŞ ile davalı ... Şti arasındaki cari hesaptan da anlaşılacağı üzere takibe dayanak edilen faturalardan kaynaklı borç bulunmadığını, davaya konu alacak ilişkisinin davalı ... Şti ile dava dışı ... ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiye dayandığını, davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş.'nin aynı adreste faaliyet gösteren grup şirketleri olduğunu, cari hesap ekstrelerinin de ... Grup olarak düzenlendiğini, Dava dışı ... ... A.Ş.'nin aynı alacak nedenine dayalı olarak İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... dosyası ile icra takibi yaptığını, bu dosyaya yapılan itiraz neticesinde İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/530 Esas dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davacı vekili tarafından 21/01/2021 tarihinde davadan feragat edildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, dava dışı ... ... A.Ş.'nin davadan feragat ettiği alacak aynı grup şirketi ... A.Ş.'ye muhasebe hileleri ile devredilerek yeni bir icra takibi başlatıldığını, davacının faaliyette bulunduğu adresinde farklı şirketler barındırılmakta, muhataplara farklı faturalar düzenlenerek cari hesap ilişkilerinde karışılık yaratıldığını, Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen cari hesap ...kaydında da icra takibine konu alacak kalemlerinin ... ... A.Ş.'den kaynaklandığının görülmekte olduğunu, oysa ki ... ... A.Ş. Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/530 Esas sayılı dosyasından feragat ettiğini, feragat nedeniyle de taraflar arasındaki alacak - borç ilişkisinin sona erdiğini, davalının davacıya takibe konu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı hiç bir borcu bulunmadığını, cari hesaba konu faturalardan kaynaklı mal ve hizmet alınmadığını, emtianın teslim alınmış olması ihtimalinde dahi davacı tarafça faturaya konu ürünlerin davalıya usulünce teslim edildiğinin de ispatlanamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticari satış sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 14.296,74 USD - alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebi ve ödeme emrinde alacağın yabancı para alacağının Türk parasıyla tutarının/karşılığının gösterilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin dairemizin 28/06/2024 tarihli, 2024/839 esas, 2024/1143 karar sayılı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15/02/2024 tarihli, 2023/265 esas, 2024/315 karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair 2025/617 esas, 2025/1082 karar sayılı ve 24/02/2025 tarihli ilamı ile; İİK'nun 58/3 fıkrası uyarınca takip talebinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin gösterilmesinin zorunlu olduğu; İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20. maddesinde; "İlâmların ve ilâm niteliğindeki belgelerin icrasına ilişkin işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile düzenli olarak geçirilir. Bu tutanağın ilk sayfası takip talebini içerir. Bu sayfaya ilâmın veya belgenin tarih ve numarası; hangi mahkeme veya makamdan verildiği; alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; yerleşim yerindeki adresi, vergi kimlik numarası; (Değişik:RG-16/4/2013-28620) , ödemenin yapılacağı banka adı ve hesap bilgisi borçlu ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı; alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası ve yerleşim yerindeki adresi; alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yerindeki adresi (yerleşim yeri göstermezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır) ve hükmün veya belgenin özeti; bir terekeye karşı açılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak olan mirasçıların adı ve soyadı; yerleşim yerindeki adresleri; alacağın veya talep olunan teminatın cins ve Türk parası ile tutarı, faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği geçirilir. İlâmsız takibe ilişkin bütün işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile kaydedilir. Bu tutanağın ilk sayfasını teşkil eden takip talebinde birinci fıkrada yazılı hususlara ek olarak, talep senede dayanıyorsa senedin tarih ve özeti ve senet yoksa borcun sebebi de gösterilir." düzenlenmelerine yer verildiği; Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün 23/12/2024 tarihli yazı cevabına göre; Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk Lirası karşılığının, takip talebinde açıkça gösterilmesine engel olan sistemsel bir hata bulunmadığının, Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemine ilişkin "takip türü, takip yolu, takip şekli, taraf, alacak kalemi ve faiz bilgileri, takip tarihi veya fiili ödeme tarihi" takibi başlatan avukat tarafından girilmekte olduğunun, avukatlar tarafından girilen veriler doğrultusunda İİK'nun 58. maddesinde takip talebinde bulunması gerekli unsurlar gereği takip talebi oluşturularak avukatın onayına sunulduğunu ve veri girişi sonrasında düzenlenen bu belge üzerinde değişiklik yapılamadığının, Avukat Portal'da takip açılış aşamalarının birinci adımı olan"Dosya/Takip Bilgileri" ekranında "1/4 Açıklaması" alanına Avukat tarafından istenilen bilgilerin girilmesi gerektiğinin, söz konusu alana girilmesi gereken bilgilere dair ekranda "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi yazılır." ifadesinin yer aldığının, döviz takibi başlatan alacaklı vekilince, 1/4 açıklama alanına harca esas tutarın (yabancı para cinsinden olan alacağın) Türk lirası cinsinden yazması halinde bu bilginin takip talebine yansıtıldığının, takip açılış aşamalarının üçüncü adımı olan "İlamlı/İlamsız Bilgileri" ekranında ise girilen alacak kalemlerinin Türk Lirası cinsinden hesaplanan değerinin "Takibe Esas Tutar" alanında gösterildiğinin, açıklandığı; İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiğinin belirtildiği, buna göre; alacaklının, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olduğu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlığın kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği belirtilmiş, İİK'nun 58/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacağının TL karşılığının takip talebinde gösterilmemesinin sonuçları hakkındaki bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlık giderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 esas, 1999/301 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarih 2024/2882 esas, 2025/1289 karar sayılı, yine Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 11/10/2023 tarih ve 2022/1883 esas ve 2023/5748 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Yargıtay'ın mezkur uyuşmazlığın giderilmesine dair kararı ile, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin son içtihatları doğrultusunda dairemizce de görüş değişikliğine gidilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve itirazın iptali davasının özel şartı olan usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi yerinde olmamıştır. Dava şartları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu aşamasında da re'sen dikkate alınmak zorundadır. Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun usulen kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1-b2 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih ve 2022/110 Esas - 2023/391 Karar sayılı kararının HMK'nın 355,353/1-b2 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, İLK DERECE YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL. maktu karar harcının davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.770,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.038,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf vekille temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7- İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2021/2093 Dosya No.lu görüşmeler neticesinde belirlenen 1.320,00 TL. Arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan 1.762,62 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL dosyanın istinafa gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 583,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.