T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1248 KARAR NO: 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI: 2019/506 Esas - 2022/365 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1248 KARAR NO: 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI: 2019/506 Esas - 2022/365 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/05/2018 tarihinde Makine Alım Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin ...-... Makinesini 09/07/2018 tarihinde irsaliyeli fatura ile KDV dahil 31.860,00-TL bedel ile ... ... Makinesini 03/09/2018 tarihinde irsaliyeli fatura ile KDV dahil 68.440,00-TL bedel ile teslimini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davalı tarafa avans ödemesi karşılığı ödenmiş bulunan 75.000,00-TL bedelli senet verildiğini, davalı şirket tarafından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/..... D.iş sayılı dosyasından 01/03/2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, haciz baskısı altında müvekkilinin 76.000,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ve mağdur olduğunu, yaptıkları itirazlar doğrultusunda İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/476 Esas sayılı dosyasından 29/05/2019 tarihli karar ile takibe konu ve ihtiyati haciz kararı alınmasına mesnet belgenin bono vasfında olmadığına hükmedilerek ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını ve icra takibinin iptal edildiğini, tüm bu nedenlerle davalı şirketin elinde bulunan ve müvekkiline ait olan 75.000,00-TL bedelli teminat senedinin iptaline, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve bedelsiz olarak taraflarına iadesine, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalının senet bedeli üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, icra dosyasına yatırılan 76.000,00-TL bedelin yatıldırıldığı tarih olan 19/03/2019 tarihinden taraflarına iade edildiği tarih olan 08/07/2019 tarihine kadar hesaplanacak olan en yüksek banka mevduat faizinin ve munzam zarar hesaplanarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 15.05.2018 tarihli Makine Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davacı şirketin 2 Adet Otomatik ........ Makinesi ve 1 Adet ......Makinesini (Toplam 3 Adet Makine) sözleşmede düzenlenen koşullarda imal edip çalışır vaziyette müvekkili şirkete teslim etmeyi yüklendiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete imalat, nakliye, kurulum, test ve garanti aşamaları sözleşme ile ayrıntılı olarak tanımlanan makinelerin hiçbiri sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde müvekkil şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin adresine iki adet makine getirildiğini ancak her iki makineninde çalışamaz durumda teslim edildiği için devreye dahi alınamadan üretim sahasından ayrı bir yerde muhafaza altına alındığını, dolayısıyla davacı tarafın müvekkili şirkete sözleşme koşullarında 2 adet makine teslim ettiği iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkil şirkete teslimi taahhüt edilen makinelerden bir tanesinin hiç teslim edilmediğini, davacılar tarafından müvekkil şirkete verilen 30.10.2018 vadeli 75.000,00 TL bedelli 15.05.2018 keşide tarihli senedin tüm unsurları ile tam olarak müvekkili şirkete verildiğini, bu nedenle mevcut sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından dava konusu senetle yasal işlem başlatılmasının usule, yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacıların sözleşme ile yüklendiği hiçbir edimi yerine getirmediği halde 75.000,00 TL avansın yanında 25.300,00-TL daha talep ederek açıkça kötü niyetli olduğunu, hukuki durum ve yasal süreç olduğu halde davacı tarafa .....01.2019 tarihli ...... ..... Noterliği'nin..... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi ve kararlaştırılan 3 adet makinenin müvekkil şirkete çalışır vaziyette tesliminin ihtar edildiğini, davacı tarafça manevi tazminat dışında ve ayrıca icra inkâr tazminatı talebinde bulunulmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davacı şirketin müvekkiline icra dosyasında belirtilen alacak miktarı kadar borçlu olduğunu, davacı tarafın icra dosyasına bloke edilen ve müvekkili şirkete ödenmeyen alacak için faiz talebinin yasal bir dayanağı bulunmadığını savunarak, davacının davasının ve takibe konu 75.000,00 TL bedelli senedin iadesi talebinin reddine, davacı şirketin hiçbir mesnedi ve yasal dayanağı olmayan manevi tazminat talebinin reddine, davacı şirketin icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın faiz ve munzam zarar taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında 15/05/2018 tarihli Makine Alım Sözleşmesi imzalandığı, buna göre davacı tarafın satıcı, davalı tarafın alıcı olduğu, iki adet ... Model ...... Makinesi (tanesi KDV hariç 58.000,00-TL) ve bir adet ...-..... Model ... Makinesi (KDV hariç 27.000,00-TL) satımı konusunda anlaştıkları, davalı tarafça davacı tarafa 75.000,00-TL avans ödemesi yapılmış ve buna mukabil davacı tarafça davaya konu 75.000,00-TL bedelli senet verilmiş ve senedin arka yüzüne teminat senedi olduğu şerh düşülmüştür. Davacı tarafça bir adet ... Model ... . . bir adette ...-.... Model ... Makinesi teslimi yapılmıştır. Davacı tarafça teslimi yapılan makinelerin değeri KDV dahil toplam 100.300,00-TL olup bu durum karşısında dava konusu 75.000,00-TL miktarlı teminat senedi bedelsiz kalmıştır. Dava konusu teminat senedi bedelsiz kaldığından davanın kısmen kabulü ile, düzenleyeni ......... Limited Şirketi ve ..... olan lehtarı ...... A.Ş olan düzenleme tarihi 15/05/2018 ve bedeli 75.000,00 TL olan bono sebebiyle davacıların davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, davalı tarafça bedelsiz kalan teminat senedinin icra takibine konulduğu ve banka hesaplarına haciz işlemi yapıldığı fakat davalı tarafın başlatmış olduğu icra takibi ve yapılan haczin haksızlığı sabit olmayıp, menfi tespit davasının sonucunun kesinleşmediği, ağır kusurlu kabul edilmesi mümkün olmamakla manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, davalı tarafın kişilik hakları zedelendiği kabul edilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin reddine, davalı tarafça bedelsiz kalan teminat senedi icra takibine konulmakla davacı tarafı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafça bedelsiz kalan senet için icra dosyasına ödenen 76.000,00-TL'nin ödeme tarihi ile iade tarihleri arasındaki işleyen faizi bilirkişiye hesaplattırılmış olup davacı tarafın bulunan munzam zararı olan 4.506,90-TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile düzenleyeni ......Limited Şirketi ve .... olan, lehtarı .... . ..AŞ, düzenleme tarihi 15/05/2018 ve bedeli 75.000,00 TL olan bono sebebiyle davacıların davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, 75.000,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4.506,90 TL munzam zararın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...09.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda davacıların ...05.2018 tarihli makine alım sözleşmesini ihlal ettiklerini, dava konusu 75.000,00 TL bedelli senet niteliğine haiz olduğunun tespit edilmesine ve gerekçeli kararda tespitin aksine müvekkili şirkete sözleşme koşullarında ve çalışır vaziyette herhangi bir makine teslim edilmemiş olmasına rağmen davanın kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 15.05.2018 tarihli makine alım sözleşmesi gereğince davacının üstlenilen edimlerini yerine getirip getirmediği, makineler üzerinde inceleme yapılarak makinelerin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınmasına 14.01.2020 tarihli celsede karar verildiğini, pandemi nedeniyle duruşmaya ara verilmesi nedeni ile 15.06.2021 tarihli celsede keşif kararı verildiğini, makineler üzerinde incelemeler yapıldığını, 23.09.2021 tarihli rapor düzenlendiğini, sadece irsaliyeli fatura üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından makinelerin faturaya göre eksiksiz teslim alındığı ifadesinin isabetsiz olduğunu, davacı tarafından makinelerin çalıştırılarak deformansyonların kabulü hususunda anlaşamadıkları ve makine kabul tutanağı da bulunmadığından taraflarca imzalayarak taahhüt edilen sözleşmenin davacı tarafından tam olarak yerine getirilmediğini, 75.000,00 TL tutarındaki teminat senedinin geçersiz olamayacağı kanaatini bildirir raporun dosyaya sunulduğunu, mahkeme tarafından teknik bilirkişi raporunda tespit edilen ve açıkça sözleşmeye aykırılıkları yok sayılarak menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle davacı şirket lehine delil teşkil etmesi mümkün değilken davacı defter ve kayıtlarına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kabulünde olduğu üzere taraflar arasında mutabakat ya da kabul tutanağının olmadığını, sözleşmeye aykırı olarak davacının bir makineyi hiç teslim etmediğini, teslim edildiği ileri sürülen makinelerin ise çalışmayan makineler olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına rağmen borcun olmadığının tespitine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar tarafından müvekkili şirkete verilen 30.12.2018 vadeli 75.000,00 TL bedelli 15.05.2018 keşide tarihli senedin tüm unsurları ile düzenlenerek müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirketin senetle ilgili yasal işlem başlattığını, menfi tespit davasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine, makinelerden bir tanesinin hiç teslim edilmediğini, teslim edilen iki makinenin ise üretim hattına sokulamadığını, davacının çalışamaz durumdaki makineleri müvekkili şirkete teslim ettiğini ve sözleşme kapsamında yükümlendiği servis ve bakım hizmetini hiçbir şekilde müvekkili şirkete vermediği için davacı tarafın üstlendiği edimlerin hiçbirinin yerine getirilmiş olmadığını, davacı tarafa 09.01.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi ve kararlaştırılan üç adet makinenin müvekkili şirkete çalışır vaziyette tesliminin talep edildiğini, müvekkilinin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen makinelerin teslimi yerine huzurdaki davanın açılması yoluna gidildiğini, bakiye bedelin sözleşmeye konu her üç makinenin teslim edildiğinde ödeneceğini, müvekkilinin 75.000,00 TL ödemeyi peşinat olarak ödediğini, diğer makineyi hiç teslim etmediği hâlde ısrarla müvekkili şirketten 25.300,00 TL ödenmesini talep ettiğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı ve munzam zarara hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, koşularının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit, takip konusu senedin iptali, manevi tazminat ve munzam zarar ile kötü niyet tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, 15.05.2018 tarihli makine alım sözleşmesinin varlığı, sözleşme kapsamında davacılar tarafından davalı şirket adına 15.05.2018 tarihli 75.000,00 TL tutarlı teminat alacağı için açıklamalı bononun düzenlendiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının dava konusu senetten dolayı borçlu olup olmadığı, mahkemece verilen karar ile birlikte kötü niyet tazminatı ve munzam zarara ilişkin kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davacı tarafın edimlerini tam olarak yerine getirip getirmediği hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında, 15.05.2018 tarihli makine alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun 2. maddesinde; sözleşmede belirtilen şart ve koşullara uygun olarak satıcı tarafından adet ve özellikleri yazılı makine ve ünitelerin yapımı ve alıcıya belirtilen tarih ve özelliklerde ve teslimi ve belirtilen makine bedellerinin ödeneceği hususunda olduğu, sözleşmede davalı şirketin alıcı, davacı şirketin satıcı olarak yer aldığı, sözleşmenin 5. maddesinde teslim, fiyat ve ödeme koşullarının düzenlendiği, 5.1.maddde; sözleşme konusu makinelerin toplam bedelinin 143.00,00 TL + KDV olduğu, alıcının teşvik ile KDV istisnasından yararlanması hâlinde ödemelerin KDV'siz miktar üzerinden yapılacağı, 5.1.1.maddede avans miktarı ve ödenmesinin yer aldığı, söz konusu maddede alıcının özel olarak istediği makinelerin ithalatına veya üretimine belirlenen avans tutarı ödenmeden başlanmayacağı, 7.3.'te belirtilen teslimat süresinin alıcının avans tutarını ödemesi ile başlayacağı, alıcının sözleşme tarihinden itibaren en geç üç iş günü içerisinde toplam bedelin %50'si 75.000,00 TL ücreti nakit avans olarak satıcı hesabına yatırmayı veya tahsilat makbuzu karşılığı nakit olarak ödemeyi taahhüt edeceği, satıcının almış olduğu avans karşılığında tarihsiz senet vereceği, alınan bu senedin makinelerin taahhüt edilen performansa ulaşmaması hâlinde tahsilinin yapılacağı; 5.1.2 maddesinde teminat senedinin düzenlendiği, satıcının almış olduğu avansa karşılık alıcı şirkete 75.000,00 TL karşılığı bir adet teminat senedi vereceği, senedin ön yüzüne bedeli teminattır, arka yüzüne ise 15.05.2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak verilmiştir ifadeleri yazılarak alıcı tarafından imzalanacağı, satıcının makineleri sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğinde senedin geçersiz olacağı ve alıcı tarafından satıcıya iade edileceği, sözleşme konusu makinelerle ilgili işlemler tamamlanmadan satıcının taahhüdünü yerine getirerek süreler bitmeden gerekli şartlar oluşmadan alıcının teminat senedini nakde çevirmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği bu durumda iade edilmese bile senedin geçerliliğini yitireceğine yer verildiği; 5.1.4. maddede makinelerin fiyatlarının düzenlendiği, söz konusu düzenlemede iki adet otomotik kapak beslemeli kapak sıkma makinesinin toplam 116.000,00 TL + KDV, ... makinesinin 27.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 143.000,00 TL + KDV nakliye ve kurulum bedelinin satıcıya ait olduğuna yer verildiği, teslim tarihinin 75 gün ve 35 iş günü olarak belirtildiği; 7.2. maddede makinelerin çalıştırılması ve eğitim ile 9. maddede sözleşmenin sona ermesi; 10. maddede teknik servis ve diğer hususlara yer verildiği, sözleşme gereğince davacılar tarafından 15.05.2018 tarihli 75.000,00 TL bedelli teminat alacağı şeklinde davalı adına bir adet bono düzenlendiği, davacı şirket tarafından 03.09.2018 tarihli irsaliyeli fatura düzenlendiği, söz konusu faturanın, .....makinesine ait olduğu, toplam bedelinin 68.440,00 TL olarak belirtildiği, 09.07.2018 tarihli irsaliyesi faturanın ...... makinesine ait olduğu, toplam bedelinin 31.860,00 TL belirtildiği, davalı şirket tarafından 31.12.2018 tarihli mutabakat mektubu düzenlendiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle 25.300,00 TL alacak konusunda mutabakat hâlinde olduklarını kabul ettiği, davacı şirketin onayının olduğu, davalı şirket tarafından 09.01.2019 tarihli ihtarnamenin davacı şirkete gönderildiği söz konusu ihtarnamede 15.05.2018 tarihli sözleşme ile üstlenilen bir adet otomatik.......makinesinin imal edilerek müvekkili şirkete 31.01.2019 tarihine kadar tesliminin belirtildiği, aksi hâlde sözleşmedeki teminat ve cezai şart maddeleri gereğince yasal işlemlere başlanacağının belirtildiği, davacı şirket tarafından 16.01.2019 tarihli noter vasıtasıyla düzenlenen ihtarnameye cevap ile ihtarnamenin kabulünün mümkün olmadığını, vidalı veya .... ...... makinesinin 09.07.2018 tarihinde kabulünün yapıldığını ve akabinde bir adet otomatik ....... makinesinin 03.09.2018 tarihinde sözleşme şartları süresi dahilinde teslim edildiğini, fabrikada yapılan denemelerde %5 civarında bir fire ile kapattığının görüldüğü, sözleşmede kapatma firesi için bir madde bulunmamasına rağmen iyi niyet çerçevesinde yaklaşık iki ay süre bir iyileştirme süreci neticesinde makinenin %0 fire ile kapatmasının sağlandığı, sözleşme gereğince ürünün teslimi ve kabulünden itibaren bakiye 25.300,00 TL'nin ödemenin henüz yapılmadığı, bir hafta içerisinde ödemeyi bekledikleri ayrıca sözleşmenin 5.1.1.maddesi gereğince üçüncü makinenin imalatına başlanabilmesi için bedelin %50'sinin nakit olması şartı gereği 29.000,00 TL havale ve nakit ödemenin taraflarına yapılması gerektiğini, ilgili ödemeler yapılmak kaydıyla karşılıklı maillerde ve teslim edilen ......... makinesi özelliğinde ve aynı şartlar dahilinde 31.01.2019 tarihinde değil 25.02.2019 tarihinde tesliminin yapılacağı hususlarının belirtildiği, ayrıca ödemelerin yapılmaması hâlinde sözleşmenin tek taraflı ve haklı nedenle feshedileceği, teminat olarak verilen 75.000,00 TL tutarındaki senedin iadesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından ihtarname sonrasında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/.... D.İş sayılı dosyasında 75.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak ihtiyati haciz kararı aldıkları, ihtiyati haciz kararına davacıların itirazı üzerine 24.04.2019 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazın kabulüne, mahkemenin 01.03.2019 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair hüküm tesis edildiği, İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sa yılı dosyasında teminat senedi ile ilgili olarak icra takibi başlattığı, davacıların 18.03.2019 tarihinde İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesine şikayette bulundukları, mahkemenin 2019/..... Esas, 2019/... Karar ve 29.05.2019 tarihli kararı ile senedin arka yüzünde 75.000,00 TL'lik üretim için teminat olarak verildiği, sözleşme hükümleri dışında nakde çevrilemeyeceği şeklindeki ibarenin mevcut olduğunun tespit edildiği, şikayetçilerin senedin keşidecisi ve avalisti olduğu, teminat amacıyla verilen senedin kayıtsız ve şartsız borç ikrarı vasfına haiz olmadığı, kambiyo yolu ile takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek şikayetin kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacı tarafça 11.07.2019 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu, söz konusu dava dilekçesinde icra takibi neticesinde 19.03.2019 tarihinde icra dosyasına 76.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı, söz konusu bedelin takibin iptaline yönelik karar sonrasında 08.07.2019 tarihinde hesabına iade edildiği iddia edilerek yatırılan tarih ile paranın iade edildiği tarih aralığındaki faizin ve munzam zararında tahsilini talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Taraf delillerinin toplanmasından sonra bilirkişi raporu alınmıştır. .....06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait 2018 yılı, 2019 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı şirket vekilinin mail adresi olan ...... @ ......com.tr adresine 11.03.2020 tarihinde ve 22.04.2020 tarihlerinde iki defa mail gönderildiği halde herhangi bir bilgi ve belge ulaştırılmadığı, davacı ile davalı arasında dava konusu ile ilgili olarak aralarında 15.05.2018 tarihli Makine Alım Sözleşmesinin var olduğu, davacının davalı şirketten 01.08.2019 dava tarihi itibariyle 25.300,00 TL alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.07.2018 tarihli faturanın 31.860,00 TL ve 03.09.2018 tarih 684877 nolu faturanın 68.440,00 TL olarak düzenlendiği, faturalar üzerinde eksiksiz teslim alan kısmında ........ isim ve imzasının var olduğu, dolayısıyla iki adet makinenin eksiksiz olarak teslim alındığı, 5. maddesinde makinelerin eksiksiz olarak teslim edildiği tespit edildiğinden 15.05.2018 tarihli sözleşmenin 5.1.1 ve 5.1.2 maddelerine istinaden verilen 75.000 TL tutarlı teminat senedinin değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında var olan mutabakat mektubuna göre 31.12.2018 tarihi itibariyle tarafların bakiyelerinin birbirlerini teyit ettiğinin anlaşılmakta olduğu, ihtarnamede teslim edilen makinelerle ilgili herhangi bir kusurdan bahsedilmediği, ihtarnamenin teslim edilmeyen üçüncü makine ile ilgili olduğu, ödemelerin tam olarak yapılmış olduğunun raporun 5.7 maddesindeki mutabakat mektubuna göre gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla Büyükçekmece......Noterliği ......01.2019 tarih ........ yevmiye nolu ihtarnamede teslim edilen makinelerle ilgili bir kusurdan yada hatadan bahsedilmediği belirtilmiştir. 20.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacıya ait 2018 ve 2019 yılları yasal defterlerin ve davalıya ait yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, taraflar arasında sözleşme olduğu, davacının davalı şirketten 01.08.2019 dava tarihi itibariyle 25.300,00 TL alacaklı olduğu, rakamın davalı yasal defterlerinde borç olarak gözüktüğü, makinelerin ....... isim ve imzası ile teslim edildiği, sözleşmenin 5.1.1 ve 5.1.2 maddelerine istinaden verilen 75.000,00 TL tutarlı teminat senedinin hükümsüz kaldığının değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, mutabakat mektubuna göre tarafların bakiyelerinin birbirini teyit ettiği, ihtarnamede teslim edilen makinelerle ilgili herhangi bir kusurdan bahsedilmediği, ihtarnamenin teslim edilmeyen 3.makine ile ilgili olduğu belirtilmiştir. 23.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 15/05/2018 tarihli makine alım sözlemesi incelendiğinde; alıcı davalı ile satıcı davacı şirket arasında olduğu, hem dosyadaki belgelerden hem de keşif esnasında sözleşmede belirtilen “... .......makinesi” 1 adet 58.000,00 TL ve 68.440,00 TL (KDV Dahil) olduğu tespit edilen makinenin teslim edilmeyerek sözleşme sorumluluğu yerine getirilmeyerek eksik ifa olduğu; dava konusu makinaları alındığı ve sözleşmede makinelerin teslim, kurulum, test, eğitim şartlarının belirli olduğu, sözleşme ile özel şartlara haiz olduğu; sadece irsaliye fatura üzerinden mali müşavir bilirkişi tarafından makinaların faturaya göre eksiksiz teslim alındığının ifadesinin isabetsiz olduğu; davacı tarafından makinelerin taraflar arasında çalıştırılarak performanslarının kabulü hususunda anlaşamadıkları ve taraflar arasında makine kabul tutanağı da bulunmadığından taraflarca imzalanarak taahhüt edilen sözleşmenin davacı tarafından tam olarak yerine getirilmediği, 75.000 TL tutarındaki teminat senedinin geçersiz olamayacağı belirtilmiştir. 14.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; faize ilişkin hesaplama yapılmıştır. Söz konusu raporda 76.000,00 TL için 19.03.2019 tarihinden 08.07.2019 tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden faiz hesaplandığı, toplam faiz miktarının 4.506,90 TL olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin raporlara karşı beyanları ve son beyanları alındıktan sonra mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davacı satıcı şirkete, teslim edeceği makineler karşılığı olarak avans ödemesi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ödeme karşılığında, sözleşmenin ilgili hükmü gereğince davacı şirket tarafından davalı şirket adına teminat olarak ve açıkça belirtilmek suretiyle bono düzenlenmiştir. Sözleşmenin ilgili maddelerinde bononun ne şekilde düzenleneceği, nasıl sonuçsuz kalacağı ve hangi durumda takip konusu edileceği hususları ayrıntılı şekilde yer almaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, satıcı davacı tarafça sözleşme konusu iki adet makine davalı alıcıya 03.09.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde eksiksiz şekilde teslim edilmiştir. Söz konusu tarih sonrasında 31.12.2018 tarihli mutabakat yazısı ile davacının 25.300,00 TL alacaklı olduğu taraflarca kabul edilmiştir. 3. makine ile ilgili teslim şartının yerine getirilebilmesi için davalı alıcının gerekli olan ödemeyi yapmadığı, taraflar arasındaki ihtarname örneklerinden anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalının göndermiş olduğu ihtarnameye cevapta bu husus açıklanmış ve teminat senedinin işleme konulmaması ve iadesi gerektiği hususuna da değinilmiştir. Davalı teminat olarak düzenlenen bono ile ilgili olarak davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Takip neticesinde davacı tarafça icra dosyasına alacak bedeli kadar teminatın depo edildiği anlaşılmaktadır. İcra hukuk mahkemesine açılan dava sonucunda şikayetin kabulü ile yatırılan paranın iade olduğu tartışmasızdır. Sözleşme hükümleri gereğince davalı alıcı tarafından üzerine düşen edimi yerine getirmediği, söz konusu edimin yerine getirilmemesine rağmen teminat olan bononun icra takibine konu edildiği, söz konusu takibin haksız olduğu anlaşılmaktadır. İcra hukuk mahkemesi tarafından takibin iptaline dair karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, iki tarafa karşılıklı edimler yükleyen bir sözleşmedir. TBK'nın 97. maddesinde, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa sırası düzenlenmiştir. Söz konusu maddede; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiğine yer verilmiştir. Somut davada; davalı alıcı tarafça sözleşmede belirlenen oranda ödemenin yapılması ile birlikte 3. makinenin tesliminin gerçekleşeceği düzenlemesine rağmen, teminat olarak düzenlenen bono takibe konu edilerek sözleşmeye aykırı, haksız şekilde davacı hakkında takip başlatıldığı kanaatine varılmıştır. Mali bilirkişice yapılan inceleme sonucunda; uyuşmazlık yıllarına ait ticari defter ve kayıtların her iki taraf yönünden usulüne uygun şekilde düzenlendiği tespit edilmiştir. Ayrıca dava tarihi itibari ile mutabakat mektubunda kabul edilen miktarda davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının kendisine ait ticari defter ve kayıtlarda da tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından her ne kadar teknik bilirkişi raporuna üstünlük verilmesi ve makinelerin tam olarak teslim edilmediği, davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediği iddia edilmiş ise de teknik bilirkişi raporu makinelerin teslim edildiği 2018 yılından 3 yıl sonra 2021 yılında düzenlenmiştir. Ayrıca teknik bilirkişi raporunda teslim edilen makinelerin arızalı olduğuna dair açık bir tespit olmadığı gibi, bir makinenin teslim edilmediğine dair tespitin ise uyuşmazlık konusu olmadığı sabittir. Bu nedenle davalının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. TBK'nın 112. maddesinde borcun ifa edilmemesi üst başlığı ile giderim borcu düzenlenmiştir. Söz konusu maddede, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğuna yer verilmiştir. Davacının teminat senedinden dolayı takip tarihi ve dava tarihi itibari ile davalıya borçlu olmadığı hatta alacaklı olduğu ispatlanmıştır. davacı haksız takip neticesinde 76.000,00 TL tutarındaki miktar icra dosyasına yatırmak zorunda bırakılmıştır. Yatırılan paradan davacı iade tarihine kadar yararlanamamıştır. Davacı, davalı tarafın bononun teminat bonosu olduğunu ve takibe konu edilmeyeceğini bilmesine rağmen takip başlatması sonucu zarara uğramıştır. Bu eylem nedeniyle oluşan zararın TBK'nın haksız eylem hükümleri gereğince değerlendirilmesi gerekecektir. TBK'nın 114/2. fıkrada; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacağını yer verilmiştir. Bu kapsamda, nakit paranın yatırıldığı tarihten teslim edildiği tarihe kadar yoksun kalınan faiz geliri ile ilgili olarak verilen hükümde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. İİK'nın 72/5 hükmü gereğince, davacının alacağı olmadığını ve senedin teminat fonksiyonun gerçekleşmediğini bilerek icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu benimsenmek suretiyle verilen kötü niyet tazminatında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 4.073,34 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.01.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.