11. Hukuk Dairesi 2013/14335 E. , 2014/4176 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 17/06/2013 tarih ve 2012/230-2013/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, d…
**11. Hukuk Dairesi 2013/14335 E. , 2014/4176 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 17/06/2013 tarih ve 2012/230-2013/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin giderek 22.10.1999 tarihinde hesap açtırmak istediğini söylediğini ancak, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile evrak üzerinde parasını gönderdiğini ve bunu bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, bankanın fona devrinden sonra parasını almak için bankaya giden müvekkiline paranın nda bulunan mevduat gibi işlem gördüğünden çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da bulunmadığının bildirilmesi üzerine müvekkilinin dosyası üzerinden dava açtığını ancak, davanın reddedildiğini, müvekkilinin baştan beri parasınıolduğunu düşünerek ve bu inançla yatırdığını, havale ve hesap açma talimatlarının usulüne uygun olmadığını, müvekkilince açılan ilk davanın reddinden sonra dosyasında görülen ceza yargılamasının bittiğini ve kararın kesinleştiğini ayrıca,açılan dava sonucu alınan kararın icraya konulduğunu ve tahsil kabiliyeti olmadığının tutanağa bağlandığını, daha önce açılan davada paranın müvekkilinin gerçekte verdiği havale talimatına aykırı olarak ve bankacılık işlemlerine uygun olmayan biçimde gönderilmediğinin ileri sürüldüğü, işbu davada ise bu sebeplerin yanı sıra Mahkemesi'nin kararına, Kıbrıs Mahkemeleri ve yetkili organlarınca verilen kararlar ile diğer maddi vakıalara dayanıldığını ileri sürerek, 27.465,00 TL'nin 22.10.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %87 faizi ile, bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, yetki, zamanaşımı, husumet, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden, müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olup, davacının müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağı veya mevduatının bulunmadığını, davacının kendi özgür iradesi ile parasını tamamen farklı bir tüzelkişiliği olan yatırdığını, davacının dolandırılmasının söz konusu olmadığını, ceza mahkemesi kararının .../... S2 kesin delil niteliğinde bulunmadığını, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.