7. Hukuk Dairesi 2011/4987 E. , 2012/3761 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1) Dava, davalı tarafından yapılan çalışma sırasında davacıya ait tesislere hasar verildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ve davalı temyiz etmişlerdir. İddia ve savunmaya, duruşma t…
**7. Hukuk Dairesi 2011/4987 E. , 2012/3761 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1) Dava, davalı tarafından yapılan çalışma sırasında davacıya ait tesislere hasar verildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ve davalı temyiz etmişlerdir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve toplanan delillere göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Davacı, malzeme, işçilik ve araç sürücülerine ödediği ücretlerden oluşan onarım giderleri ile su hattındaki hasar sonucu meydana gelen su zayiatından kaynaklanan zararın ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 67.maddesi uyarınca (%50) fazlasıyla istemiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise hasarın onarım giderleri içerisinde işçilik giderleri ile araç sürücülerine ödenen ücretler de hesaplanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 Esas 2010/636 K sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören, ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararının haksız fiil sorumlulularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücret genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Şu durumda, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacının delillerinin sorulup saptanması, bu konuda gösterilecek delillerin toplanması, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığı ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi raporu alınması gerekir. Bu yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir. 3) Ayrıca hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda onarım giderleri ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 67.maddesi uyarınca (%50) fazlasıyla hesaplanmış, mahkemece de bu hesap şekli benimsenerek karar verilmiştir. Sözü edilen Yönetmeliğin 67.maddesinde "Su ve kanalizasyon tesislerine bilerek veya bilmeyerek çeşitli nedenlerle zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanmakla birlikte, zararın giderilmesi için yapılan harcamalar (%50) fazlasıyla kendilerinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan yönetmelik hükmü ASKİ ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunan gerçek ya da tüzel kişilerin ASKİ tesislerine yönelik haksız eylemleri sebebi ile tazminat hesaplanmasına ilişkindir ve sözleşme ilişkisinin sonucu olarak ASKİ abonesi olan kişileri bağlayacağı kuşkusuzdur. Oysa davalının ASKİ abonesi olmadığı gözetildiğinde hükmedilecek tazminatın anılan yönetmelik hükmüne göre belirlenmesi mümkün değildir. Bu durumda zararın kapsamının Borçlar Kanunun 42.maddesi hükmüne ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerekir. Gerçek zarar ilkesi zarar görenin mal varlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından yönetmelik hükmüne göre yapılacak hesap anılan ilkeye ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına da aykırıdır. Bu yönün gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.