11. Hukuk Dairesi 2010/16584 E. , 2012/7744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/333-2010/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih
**11. Hukuk Dairesi 2010/16584 E. , 2012/7744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/333-2010/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun Baburname isimli eser içerisindeki... tarafından yazılan 122 sayfalık "önsöz ve tarihi özet" üzerindeki telif haklarının sahibi olduğunu, davalının 2006 yılında çoğaltıp kamuya sunduğu Baburname isimli eserde müvekkilinden izin alınmaksızın anılan önsöz ve tarihi özetin aynen bulunduğunu, davalının bu şekilde müvekkilinin çoğaltma ve yayma haklarını ihlâl ettiğini ileri sürerek davalının tecavüzünün ref'i ile davalının çoğaltıp piyasaya sunduğu kitapların imhasına, FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca davalı ile sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebilecekleri miktarın üç katı fazlasına karşılık 5.000,00.TL maddî ile FSEK'in 70'inci maddesi uyarınca 5.000,00.TL manevî tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., diğer davalının sigortalı ve maaşlı çalışanı olduğunu, görevinin de yayınevi yöneticilerinin seçtikleri kitapları teknik olarak yayına hazırlamak olduğunu, göreviyle ilgili olarak yayına hazırladığı kitaplarla ilgili telif haklarının alınıp alınmadığı hususunda bir yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu “önsöz ve tarihi özetin" eser vasfını taşımadığını, kaldı ki yazarı...'un mirasçısız olarak vefat etmesi sebebiyle anılan mahsulün kamuya açık hâle geldiğini, davacının taleplerinin ancak eser sahibi tarafından gerçekleştirilebilir mahiyette bulunduğunu, davacının hakkının şayet telif ücreti ödemiş ise kendi bastığı sayı itibariyle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre eserin meydana getirildiği 1943 tarihinde yürürlükte olan 1910 tarihli Hakkı Telif Kanunu hükümleri uyarınca eser sahibinin Yusuf Hikmet Bayur olduğu, uyuşmazlıkta BK. 385'inci maddesinin uygulanma yeri olmadığı, mali hakların eser sahibi tarafından davacı tarafa devredilmediği, BK. 375/1'inci maddesine göre davacının hakkının bir bası ile sınırlı olup, 1943 yılındaki ilk basıda çoğaltılan nüshalar tükendiği, davacının kullanım hakkının sona erdiği, 1987'de gerçekleştirilen ikinci basının da Türk Tarih Kurumu'na herhangi bir hak bahşetmeyeceği, dava konusu eserin çoğaltma ve yayma haklarının 1980 tarihinde vefat eden eser sahibi...'a ve daha sonra da mirasçılarına geçtiği, davacının da manevi hak sahibi de olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.