11. Hukuk Dairesi 2013/5254 E. , 2013/20793 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2012 tarih ve 2011/359-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2013/5254 E. , 2013/20793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2012 tarih ve 2011/359-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'in 2009/58646 sayılı başvurusu ile "T watch" ibareli markayı adına tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin "Swatch" ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca da itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin "Swatch" markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, tanınmışlıktan dolayı müvekkil markasının ayırdedicilik kazandığını, "watch" ibaresinin Türkçe'de kol saati yerine kullanılmadığını, bu sebeple tasviri nitelik taşımadığını, markaların benzediğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPE YİDK'in 2011-M-3268 sayılı kararının iptalini, 2009/58646 sayılı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, saat anlamına gelen "watch" ibaresinin ayırdediciliğinin düşük olduğunu, markaların birbirine benzemediğini, kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., markaların benzemediğini, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ürünün saatlere ilişkin olması, bu tür ürünü alacak kişilerin markaya daha dikkatli bakmaları ve değer vermeleri nedeniyle tüketicinin bilinçli olduğu, "watch" ibaresinin ingilizcede kol saati anlamına geldiği, tescil kapsamındaki mallar itibariyle tanımlayıcı olduğu, "T" ibaresinin markaya "T'nin ürettiği saat" anlamını verdiği, aradaki "-" işaretinin markaya iki parça görünümü kattığı ve okunuşunu da iki kısma ayırdığı, taraf markalarının bilinçli niteliğe haiz ortalama tüketici nezdinde ve bütünsellik ilkesi kapsamında bağlantı kurma da dahil karıştırma ihtimaline yol açmayacak unsurlar içerdiği, "watch" ibaresinin bariz şekilde öne çıktığı, ibarenin ilk öğrenilen ingilizce kelimelerden olduğu, azımsanmayacak bir tüketici kitlesinin ibareyi tanımlayıcı olarak algılayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.