Hukuk Genel Kurulu 2022/622 E. , 2023/354 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1065 E., 2021/1570 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen karar…
**Hukuk Genel Kurulu 2022/622 E. , 2023/354 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1065 E., 2021/1570 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 nci maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde takibe dayanak bononun bedele ilişkin yazı ile yazılan kısmı ile rakamla yazılan bölümünün farklı olduğunu, rakamla “212.000” yazılı iken yazı kısmında “İKİYÜZONİKİ(İŞARET)TL” şeklinde yazıldığını, asıl olanın yazı olduğunu, müvekkillerinin senedin yazıyla belirtilen miktarı üzerinden borçlu olduğunu, rakam ile gösterilen miktara itibar edilemeyeceğini, bu duruma itiraz etmelerine rağmen icra takibinin devam ettiğini, icra takibinin 211.788,00 TL'lik bölümünün bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; senede dayanarak davacılar hakkında 26.04.2010 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edilmemesi sonucunda takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemlerinin yapıldığını, davacıların ekonomik ve sosyal durumları nazara alındığında 212,00 TL tutarlı cüz’i miktardaki borçları dolayısıyla alacaklılarına bono vereceklerini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibinden yaklaşık altı yıl sonra taşınmazların satış aşamasına gelindiğinde davacıların senetteki miktarın tartışmalı olduğunu iddia ederek kötüniyetli olarak eldeki davayı açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI