7. Hukuk Dairesi 2014/7017 E. , 2014/13555 K. "" Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi Tarihi : 10/09/2013 Numarası : 2012/213-2013/280 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin…
**7. Hukuk Dairesi 2014/7017 E. , 2014/13555 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi Tarihi : 10/09/2013 Numarası : 2012/213-2013/280 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine 2-Davacı, davalı işyerinde temizlik işçisi olarak çalışırken iş akdini emeklilik nedeniyle kendisinin sonlandırıldığından bahisle kıdem tazminatı ile fazla mesai işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini kendisi tarafından sonlandırıldığını bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini ve işçinin kendi işçisi olmadığını kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının emekli olması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı ve belirsiz alacak davası olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğu konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. HMK'nun 107.maddesinde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği, ayrıca kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabileceği ve bu durumda hukuki yararın var olduğunun kabul edileceği, 109.maddesinde ise talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, kısmi dava açılması halinde dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkca feragat edilmiş olması hali dışında talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği bildirilmiştir. Görüldüğü gibi, her iki dava çeşidinin de açılabilirlik şartı, alacağın konusunun miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmamasıdır. Her iki dava çeşidinde de (alacak miktarının tespiti davası dışında) dava açan alacağın asgari bir miktar ve değerini belirterek talepte bulunmaktadır.