Hukuk Genel Kurulu 2017/1735 E. , 2021/1240 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi D 1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen Ahmet Çalık hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Da…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1735 E. , 2021/1240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi D 1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen Ahmet Çalık hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emekli hâkim olup hâlen avukatlık yaptığını, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/65 E. sayılı ceza dosyasının soruşturma aşamasında 26.11.2008 tarihinde tutuklanıp 05.12.2008 tarihinde tahliye edildiğini, Sabah Gazetesinin 28.11.2008 tarihli nüshasında "Yengeç'te bir hâkim daha'' başlıklı haber ile müvekkilinin kimliği hakkında net bilgiler verilerek ve isminin baş harfleri yerine tamamının yazılması suretiyle basın özgürlüğü ilkelerine aykırı davranıldığını, müvekkilinin ismi ile birlikte hâkimlik görevini yaptığının açıkça belirtilmesinin ardından ''Rüşvet almak ve rüşvete aracılık etmekten yakalandı'' şeklindeki ifadenin sanki kaçıyormuş da yakalanmış gibi algılara neden olduğunu, olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduklarını ancak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek 25.000TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Ahmet Çalık'ın şirketin yetkili temsilcisi olmadığından hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/65 E. sayılı dosyasında suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, irtikap suçuna iştirak, avukatlık görevini kötüye kullanmak, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve benzeri suçlamalar ile yargılandığını, ceza dosyası ve iddianame içeriğinin haber yapıldığını, haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu gibi öz ile biçim arasındaki denge bozulmadan kaleme alındığını, Yargıtay kararlarında aranan tüm unsurları taşıdığını, basının çarpıcı başlık kullanma özgürlüğünün de bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: