11. Hukuk Dairesi 2011/1121 E. , 2012/7699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2008/416-2010/983 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/1121 E. , 2012/7699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2008/416-2010/983 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdindeki hesabından 07.03.2008 tarihinde bilgi ve talimatı dışında internet üzerinden 6 defada fon bozum işlemi yapılarak 5.922,00 TL nin havale edildiği ve davalı bankanın Kayseri Kale Şubesinden çekildiğini, Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek 5.922,00 TL fonun hesaplarına aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde karşılığı bedelin hesabına iadesi tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin web sitesinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri aldığını bu güvenlik önlemlerine bankanın internet sitesinde yer verildiğini, şifrelerin davacının egemenliği altından ele geçrildiğini, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı kararlaştırılmış ise faizi ile birlikte iadeye mecbur olduğu, aynı yasanın 471. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın ref'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğundan mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, ispat yükü üzerinde olan davalı banka, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne 5.922,00 TL'lik B tipi likit fonun davacının hesabına aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde 5.922,00 TL'nin 07.03.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davacıya ait davalı nezdindeki hesaptan, internet üzerinden yapılan sahte havale işlemlerine dayalı alacak istemine ilişkindir. HUMK.'un 74. maddesi uyarınca hakim, her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili alacağın "reeskont faizi" ile tahsili isteminde bulunduğu halde mahkemece "avans faizi" ile tahsile karar verilmesi HUMK'un 74. maddesi gereği talebin aşılması niteliğinde olup bu nedenle bozmayı gerektirmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. fıkrasında geçen “...avans faizi ile..." şeklindeki ibarenin hükümden çıkarılarak, “... reeskont faizi ile..." ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.