11. Hukuk Dairesi 2023/1746 E. , 2024/4196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/58 Esas, 2022/239 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki ortaklar kurulu kararlarının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemi olmaksızın feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle
**11. Hukuk Dairesi 2023/1746 E. , 2024/4196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/58 Esas, 2022/239 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki ortaklar kurulu kararlarının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemi olmaksızın feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı şirket vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 20.08.2008 tarihli genel kurul toplantısında tüm ortakların hazır bulunduğunu, müvekkilinin hazirun cetvelindeki yazılı payının ticaret sicil kayıtlarına uygun olmadığını belirterek düzeltilmesini istediğini, kararların daktilo ile tutanağa geçirilerek imzaya açıldığını, müvekkilinin imzaya hazır olmasına rağmen tutanakların imza için verilmediğini, tutanakları görmeyen müvekkilinin kararların doğru şekilde tutanağa geçirilip geçirilmediğini, üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığını bilmediğini, tutanakların kaçırılmasının, kararların değiştirilmesinin, müvekkilinin imzadan imtina gösterilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, davalı şirkete sermaye borcu bulunmayan müvekkilinin devrettiği şirket hisselerinin sermaye arttırımına tekabül eden kısım olduğunu, bu kısmın da şirketçe devralan ortaktan tahsil edildiğini ileri sürerek 20.08.2008 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptalini talep etmiştir. 2. Davacı yanında feri müdahil vekili dilekçesinde; davanın kabulünü istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket sermayesinin arttırıldığını, diğer ortaklar arttırılan sermaye borcunu ödedikleri halde davacının ödemediğini, davacıya iki defa ihtar gönderilerek borcun ödenmesinin istendiğini, davacının cevaplarında ortağı olduğu şirketin davalı şirketten alacağının temlik alındığını, bunun sermaye borcuna mahsubunu istediğini ifade edilmişse de davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığından bu talebin yerinde görülmediğini, dava konusu genel kurulda davacının ortaklıktan çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Feri müdahiller vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 12.06.2017 tarih, 2014/408 E. ve 2017/108 K. sayılı kararı ile davalı şirket defterlerinde ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333,00 TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, kayıtlı olan sermaye taahhüt borcunun 21.01.2011 tarihinde davacı tarafından mahkeme huzurunda beyan ve ikrar edilmesi, yine şirkete gönderdiği cevabı ihtarnamede sermaye borcunu kabul ederek kendi şirketinin alacağından mahsup edilmesini istemesi nedeniyle, ortaklıktan ihraç kararına dayanak olan ihtarname tarihleri ve dava tarihi itibariyle davacının 3.333.333,00 TL tutarında davalı şirkete sermaye taahhüt borcunun olduğu, bu borcu süresinde yapılan haklı ihtarnamelere rağmen ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 07.07.2020 tarih, 2020/1050 E. ve 2020/3465 K. sayılı kararıyla, davalı şirketçe ancak sermaye arttırımdan kaynaklı kısımla ilgili olarak çıkarma kararı verilmesi gerekirken davacının kuruluşta ödediği sermaye paylarını da kapsayacak şekilde ihraç kararı verilmesi hukuka aykırılık taşıdığından 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmadığından mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 5. maddesi ile ihtarlara rağmen toplantı tarihine kadar sermaye borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan ihracına karar verilmiş olup, davacının bu arttırılan sermayeden kaynaklanan 3.333.333,00 TL sermaye borcu kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davalı yanında feri müdahilleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, sermayenin bir bütün olduğu ve çıkarılma kararının tüm hisseler yönünden söz konusu olacağını, sermaye borcunda temerrüde düşülen hisseler diye bir ayırım yapılamayacağını, müvekkili şirketin iflas ettiğini ve 2 nci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Feri müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, sermayenin bir bütün olduğu ve çıkarılma kararının tüm hisseler yönünden söz konusu olacağını, sermaye borcunda temerrüde düşülen hisseler diye bir ayırım yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 529 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince ortaklıktan çıkartılan ortağın çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 529 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve davalı yanındaki feri müdahiller vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin ve davalı yanındaki feri müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.