T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2104 Esas KARAR NO : 2025/2079 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/661 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 18/09/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verile…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2104 Esas KARAR NO : 2025/2079 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/661 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 18/09/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından aradaki mal ve hizmet alışverişi dolayısıyla gelecekte ifa edilecek hizmetin karşılığı olarak ...bank İncirli Şubesine ait 8115990 seri numaralı, 03.09.2024 keşide tarihli, 650.000,00 TL bedelli çeki davalıya verdiğini, müvekkilinin söz konusu çeki davalıyla herhangi bir borcu olmamasına rağmen güven ilişkisi çerçevesinde avans çeki olarak verdiğini, çekin karşılıksız olarak veya kötü niyetli şekilde takibe konulma tehdidi altında olduğunu beyanla dava konusu çeke ilişkin icra takibi başlatılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2025/661 Esas ve 18/09/2025 tarihli ara kararında;"Dava; Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.....Dava dilekçesine eklenen bilgi ve belgeler de incelendiğinde; henüz yargılamanın başında olunması, yargılamada toplanacak deliller sonrası talepte bulunulabileceği, tarafların haklılık durumu, yapılan yargılamayla belirlenecek olup şu aşamada yaklaşık ispat koşulları sağlanamadığı anlaşılmakla uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçesinde uyuşmazlık konusunun yargılamaya muhtaç olduğu belirtmişse de ihtiyati tedbir kararlarının bilindiği üzere geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğunu, bu nedenle tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmesinin arandığını, bu talebin mutlak ispat koşullarına göre değerlendirilmesi halinde ihtiyati tedbir kurumunun niteliği değişerek kesin hüküm niteliğine haiz olacağını, ihtiyati tedbir kararının verilmesindeki amacın hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklara erişmesini kolaylaştırmak ve yargılama sürecinde meydana gelebilecek hak kaybının önüne geçmek olduğunu;Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden birinin ispat ölçüsü noktasında olduğunu, geçici hukuki koruma yöntemleri için yasanın yaklaşık ispat kuralını kabul ettiğini, yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ihtimal olarak doğru olduğunu kabul edebilse bile, bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmeyeceğini, bu sebeple genelde geçici hukuki korumalara, özelde ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınmasının öngörüldüğünü, fakat ihtiyati tedbir talebinin doğrudan reddedilmesinin hak kayıplarının meydana gelmesine sebep olacağını;Dava konusu çekin henüz icra takibine konu edilmediğini, çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken Yerel mahkemece tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki, davalıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen, güven ilişkisi çerçevesinde avans çeki olarak verdiğini, ancak bu çekin karşılıksız olarak veya kötü niyetli şekilde takibe konulma tehdidi altında olduğunu, dava konusu çekin haksız şekilde elinde bulundurulması ve bu çeke dayanılarak muhtemel bir icra takibine başvurulması durumunda, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğrayacağını, bu nedenle dava sonuçlanana kadar, dava konusu çeke ilişkin icra takibi başlatılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, müvekkili şirket ile ... arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından aradaki mal/hizmet alışverişi dolasıyla gelecekte ifa edilecek hizmetin karşılığı olarak ...'ne avans çeki verildiğini, müvekkili şirket, avans olarak söz konusu çeki davalıya teslim etmiş ise de davalının türlü bahanelerle edimini yerine getirememesine rağmen davacı müvekkili tarafından teslim edilen çekin geri alınmasının mümkün olmadığını beyan ederek iadeden kaçındığını, müvekkili şirketin dava konusu çek nedeni ile davalı şirkete borçlu olmadığını, bu durumun müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde de ortaya çıkacağını beyanla istinaf talebinin kabulü ile Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına,dava konusu çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacı tarafından davalı adına keşide edilerek verilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılan davada, çekin icra takibine konu edilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca; icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen çekin avans çeki olarak verildiği ve karşılıksız kaldığı iddia edilmiş olup, Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle söz konusu iddiayı yaklaşık olarak dahi ispat edecek herhangi bir delil sunulmamıştır. Buna göre davacının iddiasının yargılamaya muhtaç olduğu ve ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığından Mahkemece talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.