T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2127 - 2025/2213 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2127 KARAR NO : 2025/2213 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLİ : Av…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2127 - 2025/2213 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2127 KARAR NO : 2025/2213 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin 05.02.2021 tarihinde çarpması sonucu davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, davalıya yapılan başvuru ve arabuluculuk süreci neticesinde olumlu sonuç elde edilemediğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve HMK 107/2 md uyarınca ileride artırılmak üzere geçici sakatlık dönemi için 5.000,00 TL, sürekli sakatlık dönemi için 20.000,00 TL, geçici sakatlık dönemi bakıcı gideri için 2.500,00 TL ve sürekli sakatlık dönemi bakıcı gideri için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL bedensel zararlardan doğan tazminatın arabuluculuk başvuru tarihi veya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. ISLAH : Davacı vekili 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat dava değerini toplamda 100.655,40 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının sağlık gideri olması nedeniyle poliçe teminatı kapsamında olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemelerin zarardan mahsubu gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile; 95.933,11 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.681,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı 3.040,88 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 100.655,40 TL maddi tazminattan %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılarak 80.524,32 TL'den oluşan kalıcı-geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde) temerrüt tarihi olan 01/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesi ile hüküm kısmının birbiri ile uyumnlu olmadığını, gerçek zarardan yapmış olduğu indirimin müterafık kusur nedeni ile olmadığını ifade ettiği halde hüküm kısmında indirimin müterafık kusur nedeni ile ilgili olduğunu yazdığını, müterafik kusur nedeni ile yapılan indirim nedenli kısmen reddedilen bölümle ilgili karşı vekalet ücretine hükmedilememesi gerektiği halde karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeye sundukları maluliyet raporu ve uzman görüşü arasında ciddi anlamda fark olduğunu ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olacağını belirtmelerine rağmen yerel mahkemenin bu çelişkileri gidermeden davada kabul kararı verdiğini, dosyadaki maluliyet raporunun doğru yönetmeliğe göre hazırlanmadığını ve hatalı maluliyet oranı ile alınan hesap raporuna görü kurulan hükmün hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Yine, 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar için "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin" hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 24.02.2022 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 05.02.2021 tarihinde yürürlükte bulunan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği, kaza ile illiyet bağı kurulacak biçimde davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu tespite rağmen, ilk derece mahkemesince kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı belirlenip, bu oran üzerinde hesaplama yapılması hatalı görülmüştür. Bu yönü ile kalıcı işgörmezilk tazimatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönü haklı bulunmuştur. Davalı vekilinin geçici işgörmezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmazı durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir. Davalı vekili tarafından geçici iş görmezlik tazminatı yönünden yapılan incelemede; davacının 14.10.2003 doğumlu olup, kaza tarihi olan 05/02/2021 tarihi itibari ile 17 yaş 4 ay 21 günlük olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş görmezliği 9 ay olarak belirlenmiş olup, bu sürenin sonunda halen davacının 18 yaş 21 olacağı anlaşılmıştır. Buna göre talep edebileceği geçici işgörmezlik süresi 21 gündür. Kaza tarihi itibariyle aylık net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği tazminat miktarı 1.978,13 TL olduğu, davalının kusur oranı dikkate alındığında 1.681,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı oluştuğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönü ile haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlenilmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca ehliyeti olmayan sürücülerin araç kullanması yasaktır. Zira ehliyeti olmayan kimsenin gerekli eğitimleri almaması sebebiyle tehlikeli bir şekilde araç kullanma ve hata yapma riski yüksektir. Ancak bu husus, yani ehliyetsiz bir kişinin trafiğe çıkmış olması trafik cezasını gerektiren eylem olup, müterafik kusur indirim sebebi olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davacının davasının kısmen KABULÜ ile; -Davacının sürekli işgöremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, -Davacının 1.681.41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.040,88 TL geçici iş göremezlik bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 4.722,29 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 01/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Harç yönünden: 3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 523,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 91,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 08.06.2023 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen 6.352,07 TL harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harç miktarının 91,70 TL olduğu dikkate alınarak fazla tahsil edildiği anlaşılan 6.260,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalıya iadesine, 4-a-)Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 60,46 TL'lik kısmının davalıdan kalan 1.259,54 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 08.06.2023 günlü karar ile taraflardan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise taraflardan tahsil edilecek miktarların dairemizce kurulan hükümde değiştiği anlaşıldığından karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalıdan fazla tahsil edilen kısmın davalıya iadesi ile aynı miktarın ilk derece mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı uyarınca davacıdan tahsil edilen miktar dahil olmak üzere toplamda 1.320,00 TL'yi geçmeyecek şekilde davacıdan tahsiline, Yargılama giderleri yönünden: 5-Davacı tarafından yapılan; tebligat, posta, bilirkişi ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.882,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 177,82 TL'lik kısmı ile dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma, 102,47 TL peşin harç ve 421,23 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 760,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacının üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.722,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.722,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 9-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yapılan karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti toplamı 205,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf avansının kullanılmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 16.10.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır