İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... ... ve davacı vekilince vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/322 KARAR NO : 2025/1408 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI : 2020/203 Esas - 2021/754 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... ... ve davacı vekilince vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka Göztepe Park Şubesi ile dava dışı borçlu ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında kredi sözleşmeleri yapıldığını, davalıların bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, arabuluculuk süresinin tamamlanmadığını, arabuluculuk tutanağını imzalamadıklarını, bu nedenle arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiği, davacının gönderdiği ihtarname ve ekindeki belgelerden davalının borcunun belirlenemez nitelikte olduğu, gayrinakdi alacak isteminin icra takibine dahil edilmediğini, bu nedenle dava değerinin doğru olmadığını, kefalet sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, davacının TBK'nin 594. Maddesi uyarınca önce asıl borçlu hakkında konkordato işlemlerini yapmak zorunda olduğunu, asıl borçlu hakkındaki davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, asıl borçlunun davaya dahil edilmesi gerektiğini, sonradan dahil edilmesine muvafakatlarının olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini, alacağın usulüne uygun kat edilmediğini, fahiş oranda faiz işletildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının borç miktarını bildiği halde fahiş istemde bulunduğunu, bu nedenle kötü niyet tazminatı talebinde bulunduklarını beyan etmiştir. Davalı ... vekili, ikinci cevap dilekçesinde, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesindeki iddialarına cevap vermiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... asıl alacak yönünden, davanın kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalı-borçlular ... ... ve ... ...'in İst. Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin, ticari krediler yönünden; 960.661,93 TL asıl alacak, 51.875,74 TL işlemiş faiz, 2.593,78 TL işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV'si, 1.858,25 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 1.016.989,70 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden 960.661,93 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Gayrinakdi alacaklar yönünden ise, Depoya esas 3 adet çek bedelinden kaynaklanan 6.090 TL gayrinakdi alacak yönünden davanın kabulü ile davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafça depo edilmesine, Depoya esas 300.000 TL teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 16-İcra-inkar tazminatı ile ilgili inceleme ve gerekçe: Davacı taraf, davalılardan icra-inkar tazminatı istemiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu nakdi alacak değerlendirildiğinde, davacının alacaklı olduğu miktar sözleşme ile kararlaştırılmış olup likit olduğundan, borçlularca icra takibine yapılan itirazda, takipte belirtilen şekliyle borçluların alacaklıya bir borcunun bulunmadığı belirtilmekte ise de, dosyaya ek yapılan kayıtlarda, hesap katında istenen kredi tutarlarının yer aldığı, başkaca bir tahsilat yapılmadığı göz önüne alındığında borca ilişkin yapılan ödemelerden, davacı bankaca dikkate alınmayan tahsilatlardan vs. somut bir bilgi ya da delilden söz edilmesi gerektiği, bu bağlamda borçlu tarafça yapılan itirazın soyut olduğu kanaatine varıldığından, daha fazla takdir edilmesine ilişkin neden bulunmadığından likit ve muayyen nitelikte bulunan asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV toplamı olan 1.015.131,45 TL'nin daha fazla verilmesini gerektirir neden bulunmadığından %20 oranında icra inkar tazminatı olan 203.026,29 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gayrinakdi riske konu teminat mektubunun kefiller yönünden depo edilmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminat mektubu kullandırılmasından kaynaklı taleplerin ne şekilde olacağına dair dayanak sözleşmede açıkça ve ayrıca bir madde bulunduğunu, kefillerin de bu maddeyi ve olası sonuçlarını bilerek sözleşmeye taraf olduğunu ve sözleşmeyi imzaladıklarını, kararda dayanak yapılan Hukuk Genel Kurulu kararının dosyaya uygulanmasının mümkün olmadığı beyanla istinaf taleplerinin kabulü, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/203 E. ve 2021/754 K. sayılı kararının istinaf itirazlarımız ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... San. Tic. A.Ş. Hakkında konkordato süreci yürütülmüş olup, mevcutta Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/ 232 Esas sayılı dosyasının karara çıktığını ve istinaf sürecinde olduğunu, söz konusu dosya içerisinde davacı tarafça işbu dosyaya da konu borç ile ilgili başvuru yapıldığını ve nisaba ve konkordato projesine dahil edilerek tasdik edildiğini, yerel mahkemece konkordato ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, davacının kötü niyetli olarak müvekkil aleyhinde icra takibi başlattığını, müvekkili şirketten borcun tahsil olmadığı için itirazın iptalini talep ettiğini, davacının ... ... San. Tic. A.Ş.'den olan genel kredi sözleşmesine dayalı ve davaya konu alacağı proje kapsamında olup, davacının projede yer alan meblağı aşan miktarda alacağının olduğu iddiası bulunması hâlinde ise yine ... ... San. Tic. A.Ş.'ye karşı konkordato projesinin sonrasında dava açması gerektiğini, davacının kötü niyetli olup, huzurdaki davanın da reddi gerektiğini, İİK. 303. Madde "Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır." şeklinde belirtmiş olup, davacı tarafından müvekkiline bizzat bu hususta bir başvuru yapılmadığını, davacının bu şartı da yerine getirmediğinden, müvekkiline karşı başvuru hakkının mevcut olmadığını, davacının konkordato projesiyle onaylanmış alacağına ilişkin kötü niyetli olarak kefillere başvurma yoluna gittiğini , mevcut durumda hem ... San. Tic. A.Ş.'ye hem de müvekkiline zarar verdiğini, davacının alacağının da mükerrer hâle geldiğini, gerekçeli kararda itirazların soyut kalması sebebiyle icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olup, işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkil tarafından icra takibine itiraz edilmiş olsa da icra takibine konu borcun asıl borçlusu ... ... San. Tic. A.Ş. Olup, takibe konu borç da onaylı konkordato projesinde olduğundan ve müvekkilinin şahsı nezdinde veya kefile başvuracak ödenmeyecek bir borç bulunmadığından itiraz edildiğini, söz konusu itirazın kötü niyetle veya takibe konu borcu erteleme amacıyla gerçekleştirmediğini onaylı konkordato projesi kapsamında davacının alacağına kavuşacağından ve kendisine yükletilecek bir borcun olmamasından kaynaklı olarak yaptığını, itirazın soyut olmadığını beyanla yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aksi kanaatte kararın bozularak Yerel Mahkeme'ye iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, dava dışı asıl borçlu lehine gerçek kişi davalıların müteselsil kefaletiyle kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... ... ve davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalılar ve dava dışı takip borçluları hakkında İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 960.661,93 TL asıl alacak, 51.875,74 TL muacceliyetten takip tarihine kadar işlemiş %48,6 temerrüt faizi, 2.593,78 TL faizin %5 gider vergisi, 1.858,25 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.016.989,70 TL alacağın tahsili ve ... İnşaat ve Yatırım A.Ş. lehine verilen 13.11.2017 tarihli ve halen mer’i bulunan teminat mektubu bedeli 300.000 TL’nin , iade edilmeyen çek yapraklarından dolayı 6.090 TL çek sorumluluk bedelinin depo edilmesi istemiyle, kredi borçlusu ... ... San ve Tic A.Ş hakkında Yalova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/232 Esas sayılı dosyadan verilen 04.09.2019 tarihli geçici mühletin uzatılmasına ilişkin karar gereğince bu aşamada takibe dahil edilmediği belirtilerek kredi borçlusu yönünden takip dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 01.10.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmış , itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava dışı asıl borçlunun konkordato projesinin tasdik edilmesinin eldeki davaya etkisinin ne olduğu, gayrinakdi riske konu teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebi yönünden davalı müteselsil kefilin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı borçlu ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 20.02.2014 tarihinde 3.000.000 TL ve 15.09.2014 tarihinde 3.000.000 TL olmak üzere toplam 6.000.000 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalıların sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam 6.000.000 TL tutarında kefalet limiti ile sorumlu olmak kaydıyla kefalet imzalarının bulunduğu, kefil olunan tutarın, kefalet türü ve tarihinin el yazısı ile doldurulduğu, dava dışı borçlu şirket ile birlikte davalılar ... ... ile ... ...’ya atfen atılı imzaları haiz olduğu anlaşılmıştır.Davacı banka tarafından davalılar hakkında Gebze 6.Noterliği'nin 23.08.2019 tarih ve 33024 yevmiye no’lu ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesabı kat edilmiş ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda; davacı banka ile dava dışı ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında 23.11.2018 tarihinde 36 ayda aylık 43.869,13 TL'lik taksitler halinde toplam 1.383.688,97 TL olarak geri ödenmek üzere 803.000 TL tutarında taksitli ticari kredi, 300.000 TL'lik teminat mektubu kredisi ile çek kredisi kullandırıldığı, hesap kat tarihi itibariyle taksitli ticari kredinin 23.05.2019 tarihli 39.994,88 TL'lik, 23.06.2019 tarihli 43.869,13 TL'lik ve 23.07.2019 vadeli 43.869,13 TL'lik taksitlerinin ödenmediği tespit edilmiştir. 1.Davalı kefil, asıl borçlu şirketin konkordato talebinde bulunduğunu, davaya konu borcun nisaba ve konkordato projesine dahil edilerek konkordatonun tasdik edildiğini, bu nedenle kendisine başvurulamayacağını savunmuştur .Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir (Dilek Aydemir, ‘Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkisi’ (2019) 15 (43) Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi 547). Ancak konkordato alacaklısının, borçluya konkordato mühletinin verilmesi ile birlikte kefile karşı takip yapabilmesi için ayrıca bu borcun da muaccel olması gerekir; zira iflâstaki kuralın (İİK m 195) aksine borçluya konkordato mühleti verilmesi ile borç kendiliğinden muaccel hale gelmez ve sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan da kefile karşı muaccel olamaz. Müteselsil kefalette alacaklı, konkordato mühletinin verilmesiyle birlikte borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan kefili takip edebilir (Türk Borçlar Kanunu md 586/1). Bu hükme göre, asıl borçlu hakkında konkordato geçici mühleti kararı verilmişse, artık müteselsil kefile karşı alacaklının doğrudan başvuru hakkı doğmaktadır. Alacaklının kefile karşı İİK'nın 303.maddesinde’deki imkândan tam olarak faydalanabilmesi için onun alacağını kaydettirmesi gerekir. Her ne kadar İİK'nın 303.maddesinde alacaklının kefile karşı başvuru hakkını koruyabilmesinin bir şartı olarak alacaklının alacağını kaydettirmesi öngörülmüş olmasa da Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 594.maddesinde açıkça alacaklının alacağını kaydettirmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Alacaklının alacağını konkordato komiserine ilandan itibaren belirli süre içerisinde bildirmesinden sonra komiser bu alacak bildirimi üzerine borçlunun beyanını alır. Eğer alacaklının alacağını veya alacağın miktarını borçlu kabul etmezse, alacak veya miktarı çekişmeli duruma gelir. Alacağı itiraza uğramış olan alacaklı, konkordatonun tasdiki durumunda tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmalıdır (İİK md 308/b,I). Kefaletle güvence altına alınmış çekişmeli alacak sahibi söz konusu bu davayı açmazsa TBK'nın 594/2.maddesindeki hakların korunması için gerekeni yapmamış olur ve böylece kefil zarara uğramış olabilir; bu halde ise TBK'nın 594/2.maddesi gereği, alacaklı kefilin uğradığı zarar miktarı ölçüsünde ona başvuru hakkını kaybeder. Dolayısıyla bu tür çekişmeli alacaklarda alacaklının alacağını sadece konkordatoya kaydettirmesi yeterli olmayıp, ayrıca kanunda hakkın korunması için gerekli diğer işlemlerin de yerine getirilmesi gerekir. İİK'nın 303.maddesinde göre konkordatoyu reddeden (muvafakat etmeyen) alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder ve alacaklı asıl borçluya kefil olan kimseden sanki konkordato yokmuş gibi alacağının tamamını talep etme hakkına sahip olur. Başka bir deyişle, konkordatonun tasdik edilmesi ile birlikte konkordato projesinde asıl borcun vade veya tenzilat ile ödenmesi öngörülmüş olsa dahi, alacaklı alacağını herhangi bir vadelendirme veya tenzilat yapılmaksızın kefalet borcunun normal vadesinde tam olarak kefilden talep edebilme hakkına sahip olur (Levent Börü, "Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkileri", İstanbul Hukuk Mecmuası, sayı:78/3, sayfa: 1255 ve 1259-1261). Bununla birlikte aynı maddede konkordatoya muvafakat eden alacaklının ise kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanabileceği, alacaklının müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebileceği ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabileceği düzenlenmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında 17.06.2019 tarihinde geçici mühlet kararı, 31.10.2019 tarihinde ise 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiği, komiser heyeti tarafından gönderilen yazı ile davacı bankaya olan borcun 803.000 TL'lik kısmının kabul edildiği, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/232 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda konkordato talebinin kabulüyle konkordatonun tasdikine karar verildiği, davacı banka tarafından, alacak kayıt talebinin borçlu tarafından reddedilen 503.838,83 TL'lik kısmının alacağa dahil edilerek, alacak miktarının 1.306.838,83 TL nakit ve 16.240,00 TL gayri nakit olarak kabulü gerektiği belirtilerek, nisaba bu şekilde dahili talebinin kabul edilmemesi ve çekişmeli hale gelen alacak yönünden depo kararı verilmesi talebine ilişkin mahkemece herhangi bir karar verilmemesi nedenleriyle kararın istinaf edildiği ancak hükmün dereceattan geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça istinaf dilekçesi ekinde Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/232 Esas ve 2021/710 Karar sayılı dosyasında alınan kesin mühlet konkordato komiserliği kesin mühlet son ve tasdik raporu ibraz edilmiş olup, buna göre davacı banka nihai alacak tutarın 803.000 TL olarak kayıtlara geçtiği, davacı bankanın oylamaya katıldığı ve oylamada red oyu kullandığı görülmüş olup, davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesindeki beyanından davacı bankanın projeye dahil edilmeyen alacağın reddedilen kısmı için de çekişmeli alacak davası açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda İİK'nun 303.maddesi uyarınca davacı bankanın, davalı kefillere karşı tüm haklarını koruduğu ve alacağın tamamını davalı kefillerden talep edebileceği dikkate alındığında, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.2. Davacı tarafça, dava dışı kredi borçlusu ... San. Tic. A.Ş.'ye lehine ... İnşaat ve Yatırım A.Ş.'ne hitaben 13.11.2017 tarihinde 300.000 TL tutarında kesin teminat mektubu düzenlendiği, gayrinakdi riske konu teminat mektubunun depo edilmesi talebinin müteselsil kefil olan davalılar yönünden geçerli olduğu iddia edilmiş olup, Mahkemece davalı kefilleri, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde yazılı teminat mektubu depo bedelinden sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden istemin reddine karar verilmiştir.Davaya konu kefalet sözleşmesi için sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Kefalet sözleşmesi alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.Kural olarak kefilin gayrinakdi alacak yönünden depo sorumluluğuna gidilebilmesi için genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık hüküm bulunması gerekmektedir. Teminat mektubunun tazmin edilmesi üzerine gayrinakdi kredi nakit krediye dönüşecek ve kredi borçlusu nakit kredi kullanmış olacaktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19-689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli kararı ve Yargıtay 19.HD'nin 19.03.2018 tarih, 2016/16369 E. 2018/1334 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere kefilden, imzaları bulunan sözleşme içeriğinde çek yaprağı ve teminat mektubu nedeniyle depo talebinde bulunulabilmesi için sözleşmede tereddüte mahal vermeyecek şekilde bu konuda açık hükmün yer alması zorunludur. Aksi halde kefil, gayri nakdi alacağın deposundan sorumlu tutulamaz.İcra takibine ve davaya konu genel kredi sözleşmesinin 10.9.maddesinde "Bankanın merkez ve tüm Şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek Kanunu uyarınca Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, bankaya karşı, aşağıda her bir müteselsil kefilin el yazısı de belirtmiş oldukları kefalet limitlerine kadar; limit arttırımı halinde çek ilgili limit arttırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak toplam tutara kadar, müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK'nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan icra takibine ve davaya konu genel kredi sözleşmesinin 10.9.maddesindeki düzenlemenin, gayri nakdi alacağın depo talebinden müteselsil kefillerinde sorumlu olacağına yönelik bir düzenleme olmadığı anlaşılmakla teminat mektubu depo bedelinden kefilin sorumlu olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda teminat mektubu bedelinin depo edilmesine ilişkin gayrinakdi alacağın davalı kefillerden talep edilemeyeceğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmayıp, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.3.Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, İİK'nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiği takdirde borçlunun, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.Eldeki davaya konu nakdi alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olup, davalının icra takibine itirazının haksız olmasına göre mahkemece İİK'nun 67. maddesi uyarınca hüküm altına alınan nakdi alacak miktarı üzerinden davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayr ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 17.367,64 TL harcın, alınması gerekli olan 69.470,56 TL harçtan mahsubu ile bakiye 52.102,92 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025