(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/12711 E. , 2012/43540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Karar başlığında katılan ...'nın müşteki olarak,suç tarihininde 02.08.2006 yerine hatalı olarak 08.11.2006 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışl
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/12711 E. , 2012/43540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Karar başlığında katılan ...'nın müşteki olarak,suç tarihininde 02.08.2006 yerine hatalı olarak 08.11.2006 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Hırsızlık ise,5237 sayılı TCY'nın 141/1.maddesinde; “zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alma” olarak tanımlanmıştır. Somut olayda; sanığın hastane bahçesinde yanına giderek tanıştığı katılana vergi dairesinde memur olduğu bu nedenle doktorları tanıdığını belirtip, doktorların katılanın yardıma muhtaç olduğu taktirde katılan ve torununu aynı gün muayene ettireceğini ancak kolundaki bilezikleri görürlerse doktorun özel muayene ücreti isteyebileceğini söyleyip abdest almak için lavaboya giden katılanın geçici olarak kendisine verdiği bileziklerini alıp ortadan kaybolması şeklinde gerçekleşen eylemde, suça konu bileziklerin zilyetliğinin sanığa devredilmemesi nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCY’nın 141/1.maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturacağı düşünülmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; TCK'nun 157/1.maddesine göre kurulan hükümde, hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinde belirtilen belirli haklardan yoksun bırakma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden TCK'nun 53/1.maddesinin a,b,d bentlerindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.