11. Hukuk Dairesi 2024/4126 E. , 2025/2516 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/183 E., 2024/536 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4126 E. , 2025/2516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/183 E., 2024/536 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri adına tescilli 2014/102196 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2017/85496 sayılı "...'s ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilince başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-6990 sayılı kararının iptaline, tescil edilmesi halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; marka başvurusuna karşı davacı ... tarafından itiraz edilmediğini, marka başvurusuna itiraz eden davacı şirketin ise YİDK nezdinde bir itirazının olmadığını, dolayısıyla davacıların işbu davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı tarafın markası arasında sadece bir kelime açısından benzerlik olduğunu, oysa müvekkilinin markasının sadece o kelimeden oluşmadığını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle iltibas iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "...'s ..." ibareli başvuru markasıyla davacıların "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu edilen 30. sınıftaki mallar yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin taraf markalarında asli ve yüksek ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar dava konusu 30. sınıftaki mallar davacının markasının kapsamında aynen yer almasa da davacı taraf markasındaki yiyecek ve içecek hizmetlerinin çoğunlukla gıda ürünlerinin satışına dair hizmetler olduğundan, davalı markasının kapsamında bırakılan 30. sınıftaki mallarla ilişkili ve bağlantılı hizmetler bulunduğu, dava konusu mallar açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-6990 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/85496 sayılı markan tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacıların itirazına mesnet marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bunun dışında kalan mallar yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 17.08.2018 tarih, 2018-M-6990 sayılı kararının, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden ve davacının itirazının reddi bakımından iptaline, dava konusu 2017/85496 sayılı "...'s ..." ibareli markanın, 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Hüküm davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kurum'a yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.