11. Hukuk Dairesi 2013/6853 E. , 2013/20905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2012/87-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
**11. Hukuk Dairesi 2013/6853 E. , 2013/20905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2012/87-2012/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 25/02/2010 tarihinde "Oyunculuk Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin süresinin iki yıl olduğunu, bu sözleşmeye göre davalının, yapacağı tüm işleri ajansı olan müvekkili aracılığı ile yapmak yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkilinin sözleşme süresince davalının tanıtımını yaptığını, davalının bu faaliyetler neticesinde ve müvekkili sayesinde çeşitli işler yaparak kazanç sağladığını ve sanat piyasasında tanındığını, müvekkilinin sözleşme süresince ajans olarak kendi üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak hal böyle iken davalının, iyi niyetten uzak bir şekilde, müvekkilinden habersiz ve izinsiz olarak ATV kanalında yayınlanan "Alemin Kıralı" isimli dizide rol aldığını ve halen almakta olduğunu, davalının bu şekilde müvekkili ile olan sözleşmesinin alenen ihlal ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik, sözleşmenin 7. maddesi gereği 20.000 ABD Dolarının faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin bir eser olmaması sebebiyle mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerinde olduğunu, taraflar arasında 25/02/2010 tarihinde iki yıl süreli imzalanan sözleşmenin, iki yıllık sürenin sonunda noter ihtarnamesi ile müvekkili tarafından feshedildiğini ve davacının iddiasının aksine müvekkilinin yapacağı tüm işleri davacı şirket aracılığı ile yapma yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının iki yıla yakın süre yani davacı ajans ile sözleşmeyi imzaladıktan hemen sonraki dönemden itibaren, ATV logolu televizyon kanalında gösterimde olan “Alemin Kralı” adlı dizide rol aldığı, davacı cast ajansı olup dizi filmlerde kimlerin oynadığı konusunda çok kısa sürede haberdar olacağı varsayıldığından ve sanatçı-oyuncu olarak ajansa bağlı olan davalının izleyici kitlesi yüksek olan bir kanalda yayınlanan bir dizide oyunculuk yaptığından haberdar olduğu ve uzun süre sessiz kalarak buna muvafakat ettiği halde, sözleşme süresi sonuna doğru davalının sözleşmeyi feshedeceğini ihbar etmesinden hemen sonra, cezai şart maddesini işletmek suretiyle ihtar göndermesi ve akabinde işbu davayı açmış olmasının MK 2. maddesi hükmü ile bağdaşmadığı; ayrıca davalının söz konusu dizide oyunculuk yapmasının da sözleşmeyi ihlal, dolayısıyla cezai şart uygulanmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.