19. Hukuk Dairesi 2012/13340 E. , 2013/10405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda
**19. Hukuk Dairesi 2012/13340 E. , 2013/10405 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Tekel ürünleri Tütün Gıda Tarım Maden Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, keşide edilen kat ihtarnamesine rağmen kredi alacağının ödenmediğini, tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin dava ve takip konusu genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamadığını, atılı bulunan imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, zira müvekkili şirketin çift imza ile temsil edilmesi yönünde karar aldığını, bu kararın ilan edilmesinden sonra şirketi tek imza ile temsil eden kişinin temsil ve ilzam yetkisi de sona ermiş olduğundan müvekkili şirketin davacı banka ile yaptığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin imzaya ve yetkiye sahip olmayan şahıs ya da şahıslara ait imzalarla borçlandırılmaya çalışıldığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın Afyonkarahisar Şubesi ile dava dışı şirket arasında 11/08/2008 tarihinde düzenlenen 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde davalı ... şirketinin müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşmede bulunan münferit imza ticaret sicil gazetesinin 09/05/2007 tarihinde yayınlanan imza sirküleri doğrultusunda ... şirketini bağlayıcı nitelikte olduğu, sözleşme tarihinden sonra davalı şirket müşterek imza yetkisi vermiş ise de müşterek imza yetkisi 12/08/2009 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş olmakla davalı şirketi davacıya karşı sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasında davalı şirketin itirazının kısmen iptali ile takibin 369.977,30 TL asıl alacak, 35.864,56 TL faiz, 1.793,23 BSMV, masraf ve ihtiyati haciz vekalet ücreti ile birlikte talep edilen faiz oranıyla yönünden devamına, asıl alacağın % 40' ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı şirkete başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı-banka alacağının tespiti bakımından 08.09.2011 tarihli 1. bilirkişi raporu alınmış, bu raporda davacı banka alacağı sonuç olarak toplam 407.635,09 TL. Olarak tespit edilmiştir. Bu rapora karşı taraf vekillerinin itirazı üzerine 06.01.2012 tarihli 2. bilirkişi raporu alınmış bu raporda davacı banka alacağı ise toplam 413.047,49 TL. Olarak hesap edilmiştir. Anılan 2. rapora da taraf vekilleri itiraz etmiş olup, mahkemece 2. rapor alınmış olmasına rağmen 1. rapora dönülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda yapılması gereken iş banka kayıtları üzerinde konusunda uzman 3 kişiden oluşacak yeni bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, davalı yanın kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu gözetilerek BK'nın 490. maddesi gereği kefilin kendi limiti ve temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı ve bu bağlamda somut olayda davalı-kefilin temerrüdünün oluşup oluşmadığı dikkate alınarak yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı şirket yararına takdir edilen 990,00 TL. Duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.