(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3574 E. , 2011/6818 K. "" Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’tan 2002 yılında 7.000 TL’ye ev satın aldığını, 3.500 TL’s…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3574 E. , 2011/6818 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’tan 2002 yılında 7.000 TL’ye ev satın aldığını, 3.500 TL’sinin ödeyip kalan 3.500 TL için ise bu tutarda 25.03.2003 tarihli bir adet çek verdiğini, müvekkilince çekin tarihi gelinceye kadar parça parça ödeme yapıldığını, borcun tamamının ödendiğini, ancak ...’ın çeki kaybettiğini söylediğini, bunun üzerine müvekkili ile adı geçenin bankaya ödemeden men talimatı verdiklerini ve Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunduklarını, bu arada davalının, sözde ...’ın cirosuyla müvekkili aleyhine takip başlattığını, oysaki adı geçenin çeki ciro etmediği gibi imzayı da başkasının attığını, zira bu kişinin parmak işareti kullandığını ve çekin ödendiğini de Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadesinde beyan ettiğini belirterek çekin iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iadesine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 11.06.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle icraya ödedikleri 11.930,60 TL’nin istirdadına, kalan 1.809,02 TL bakiye bedel için menfi tespite karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının icra takibine karşı Gaziantep İcra Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, red kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacının çekte keşideci olup çekin iptalini isteme hakkı bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davaya müdahil olarak katılan ... ise, davacının iddialarının doğru olduğunu, çeki kendisinin davalı ...’a ciro etmediğini, çeke imza da atmadığını, davacının evin borcunu ödediğini, kendisinin çeki kaybettiğini, bu konuda Cumhuriyet Savcılığı’na başvurduğunu bildirmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekteki ciro imzasının müdahil ...’ın eli ürünü olmadığı, bu durumda davalının çekin yasal hamili olmadığı, davacının çekten kaynaklanan borcunu ...’a ödediği icra dosyasına davacı yanca ödeme yapıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen 11.930,60 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, icra dosyasında bakiye borç olarak gözüken 1.809,02 TL dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, takibe konu çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.