(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20263 E. , 2012/39877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kuruluşu Zararına ve Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılığa Teşebbüs, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalan
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20263 E. , 2012/39877 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kuruluşu Zararına ve Banka Aracı Kılınarak Dolandırıcılığa Teşebbüs, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, bilgileri ...'a ait olan sahte sürücü belgesini bir şekilde temin ederek Ziraat Bankası ... şubesine müracaat ederek, hesap cüzdanını kaybettiğini, yeni hesap cüzdanını çıkartmak istediğini belirterek sekiz haneli müşteri numarasını ezberinden banka yetkilisine söylediği, banka tarafından işlemlerin başlatıldığı, sanığın yeni hesap cüzdanı çıkartılmaya dair makbuz ve o tarih itibariyle bütün parayı çektiğine dair ibraname imzaladığı, ...'a ait hesaptan henüz bir ödemesi yapılmamışken, atılan imzaların, daha önce hesap sahibi tarafından atılan imzalara benzemediğinin görülmesi ve hesap sahibi ... isimli müşterinin tanınması nedeniyle durumun polise bildirildiği, böylece sanığın sahte sürücü belgesi kullanarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Sanık üzerine yüklenen suçun, sadece 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankanın aracı kılınması suretiyle katılan ...'a yönelik dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde oluşa ve dosya kapsamına uymayan ve davaya katılmayan, zarar görmeyen bankanın zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçunun işlendiği de kabul edilerek aynı yasanın 158/1-f maddesinin yanısıra 158/1-e, 35 maddeleri kapsamında hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Gerekçeli kararda sanık hakkında alt hadden ceza verildiğinin belirtilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesinde hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olarak öngörülmesi karşısında, gerekçeli kararla hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin alt hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini, 2-5237 sayılı TCK'nın 158/1-e, son maddesi gereğince sanık hakkında hükmedilecek para cezası tespit edilirken, teşebbüs edilen haksız menfaat miktarının kesin olarak belirlenmesi, hükmedilecek para cezasının haksız menfaat miktarının iki katından az olamayacağı da dikkate alınarak sanığa verilecek cezanın tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle sanığa eksik ceza tayini, 3-Sanık hakkında duruşmada gözlenen iyi hali gerekçe gösterilerek TCK'nın 62.maddesi uygulanırken, silinme koşullarından başka adli sicil kaydı da bulunmayan sanığın duruşmadan ve dosyadan edinilen kanaat ve ileride suç işlemeyeceğine dair olumsuz kanaati denilmek suretiyle gerekçeler arasında çelişkiye düşülerek ve yasal, yeterli gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, 4-Adli para cezalarının 5083 Sayılı kanun'un 1.maddesi ile 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.