12. Hukuk Dairesi 2021/8535 E. , 2022/1920 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair te…
**12. Hukuk Dairesi 2021/8535 E. , 2022/1920 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun icra mahkemesine başvurarak; sair itiraz ve şikayetlerinin yanında borçlu şirketin çift imza ile temsil edildiği, senette borçlu adına atılmış iki imzanın da aynı olup tek yetkiliye ait olduğu, bu suretle takip konusu senetten borçlu şirketin sorumlu olmadığı gerekçesiyle takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi’nce, tüm itiraz ve şikayetlerin reddine karar verildiği, borçlu tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yerine; istemin kabulü ile İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline hükmedildiği, karara karşı alacaklının temyiz başvurusunda bulunduğu görülmektedir. Borçlu şirketin çift imza ile temsil edildiği, senette borçlu adına atılmış tek imzanın bulunduğu ve bu nedenle senet bedelinden borçlu şirketin sorumlu olmadığı iddiası, İİK’nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olup, İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü kararı ile takip durur. Öte yandan, TTK'nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. TTK'nun 372. maddesi hükmüne göre ise şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. Anılan maddelerde "sorumluluk" için şirket kaşesi yada ünvanı üzerinde imzanın bulunmasının koşul olarak öngörülmediği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkda, takip dayanağı bononun tanzim eden bölümünde borçlu şirket ünvanının bulunduğu gibi altında imzanın da olduğu, düzenleyenin imzasını ihtiva eden bononun kambiyo vasfını haiz olduğu görülmektedir. Bu suretle, Bölge Adliye Mahkemesi’nin, takip konusu senette şirket ünvanı bulunmadığı gerekçesi İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de; Bölge Adliye Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, borçlu şirketin çift imza ile temsil edildiğine ilişkin itirazının yerinde bulunduğu değerlendirildiğinden, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.