11. Hukuk Dairesi 2022/3564 E. , 2024/6481 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/315 Esas, 2022/354 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/440 E., 2019/805 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma i…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3564 E. , 2024/6481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/315 Esas, 2022/354 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/440 E., 2019/805 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.09.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.06.2010 tarihinde davalı ..., dava dışı ... ve ... Toplu tarafından kurulduğunu, davalı ... dışındaki iki ortağın 20 yıllığına müdür olarak atandığını, müdür ... Toplu'nun şirketin faaliyetlerini yürütmek üzere davalı ...’ı müdür vekilliğine atadığını, şirket faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde şirketin teşvik ve danışmanlık, fabrika satışlarından komisyonculuk hizmeti, yabancılara oturma izinleri, arsa alım satım işi vb. çeşitli iş kolunda faaliyetlerinden yüksek miktarda gelir elde edildiğini; ancak davalı ...'ın bazı kalemler dışında elde edilen gelirleri şirket hesaplarına aktarmayıp zimmetine geçirdiğini, davalı ...'ın şirketin imkanlarını kullanarak, müşterilerle sözleşmelerini kendi adına veya davalı şirket adına yaparak haksız kazanç elde ettiğini, fatura kesmeyerek şirketi zarara uğrattığını, davalı kendi hesabına iş yaptığından şirketi zarar etmiş gösterdiğini, Hazine Bakanlığından çıkarılan teşviklerle ilgili günde 3 belge işi yapıldığı düşünüldüğünde 5 yıl boyunca çok yüksek bir ciro elde edilmesi gerekirken şirketin zararda gösterildiğini, şirket müdürü ... Toplu'nun yurt dışından döndükten sonra durumdan şüphelenerek hesaplarının araştırılması için davalı ...'dan bütün belgeleri teslim etmesini talep ettiğini, davalının şirket ortaklığından çıkacağını beyan ederek, şirkete ait olan ***@***.*** e-postanın şifresini de değiştirerek iş yerini terk ettiğini, klasörlerle yanında götürdüğü belgelerin yanı sıra kendi işine yaramayan bazı belgeleri de çöpe attığını, şirketten ayrılmadan önce kızı adına davalı şirketi kurarak davacı şirketin belge, bilgi ve araçlarını kullanarak davacıyı zarara soktuğunu, davalı şirketin kuruluş tarihinden itibaren davacı şirketin müşteri portföyü ve belgelerinin kullanılması suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, davalı ...'ın davalı şirkette gizli ortak ve yönetici pozisyonda çalışmaya başladığını, davacı şirketin işçilerini davalı şirkete götürdüğünü, davalı ...'ın rekabet yasağını çiğnediğini, şirket menfaatinin gözetilmesi borcuna aykırı hareket ettiğini, rekabet yasağının ihlali neticesinde şirketi zarara soktuğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 613 ve 626 ncı hükümlerinin ihlal edildiğini ileri sürerek şirketin zararının tespitine, şirketle rekabet yasağını çiğnediğinden ve şirketin belgelerini zimmetine geçirdiğinden dolayı ... maddi ve manevi zararının tespiti ile faiziyle tazminata hükmedilmesine, davalının zimmetine geçirdiği belgelerinin iadesine, davalının halen devam ettiği faaliyetten ... haksız kazançtan ... gelirin davacı şirkete ödenmesine, şirketin ***@***.*** e-postanın şifreleri ve eldeki belgelerinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın şirket müdürü olmadığını, usulsüz işlemleri bulunmadığını, 02.02.2025 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, şirketin anasözleşmesinde rekabet yasağı düzenlemesi bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ... tarafından kurulup yönetildiğini, ...'ın müvekkili şirketin ortağı ya da yönetici olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı şirketin 04.06.2010 tarihinde 3 ortaklı olarak kurulduğu, ilk 20 yıl için ortaklardan ... ve ... Toplu'nun münferiden şirket müdürü seçildikleri, anasözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 02.02.2015 tarihinde davalı ...’ın hisselerini ... Toplu’ya devrettiği, davacı şirketi temsilen şirket müdürü ... Toplu tarafından davalı ...'a 30.03.2011 tarihinde noterde düzenlenen vekaletname ile taşınmaz alımı, satımı, elektrik-doğalgaz-su-telefon bağlatma yetkisi, araç satın alma ve satma, hasar bedeli alım yetkisi, banka hesaplarından para çekme, ihalelere girme ve istihkak alım yetkisi, muhasebeci e-bildirge, e-beyanname yetkisi ve dava yetkisi verildiği, davalı ...'ın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmış şirket müdürü yetkisi bulunmadığı, davalı Şirketin 15.01.2015 tarihinde tescil edildiği, dava dışı ... ...’ın 20 yıl süre ile şirket müdürü olduğu, davacı şirketin ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, taraflar arasındaki iddia ve savunmaları aydınlatacak nitelikte olmadığı, davacı şirketten ayrılan ... ..., ... ... ve ... isimli personelin 05.02.2015 tarihinde davalı şirkette işe başladıkları, anılan işçilerin işten ayrılış nedenlerini belirten belge sunulmadığı, davacı şirketle çalışan yaklaşık 50 firmadan 7 firmanın davalı şirket ile iş ve işlemler yaptığının tespit edildiği, somut olayda haksız rekabet koşullarının gerçekleşmediği, davalı ...’ın davacı şirkete ait bilgi ve belgeleri alarak götürdüğüne ilişkin iddiaları ispatlayan delil sunulmadığı, davalı ...'ın turmonmadengı***@***.*** mail adresinin şifrelerini alarak kullandığı iddialarına ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen 23.10.2018 tarihli yazıda kullanımına ilişkin bir IP tespitinin yapılamadığının belirtildiği, bu adresin davalı ... tarafından kullanıldığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, davalı ...'ın davacı şirketin elde ettiği gelirleri şirket hesabına aktarmadığına, şirketin belgelerini ve parasını zimmetinde tuttuğuna, şirket müşterileri ile sözleşmeleri kendi adına yaptığına, müşteri bilgilerini ve şirketin çalışanlarını davalı şirkete taşıdığına, rekabet yasağına aykırı davranıldığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mali müşavir bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirketin 2010 yılı defterlerinin yazdırılmadığı, 2011 yılı defterlerinin hiç bulunmadığı, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılı defterlerinin ise detaylı işlem içermediğinden usulüne uygun tutulmadığının anlaşıldığı, şirketin kurulduğu tarihten 2014 yılına kadar sadece 2011-2012 yıllarında kar elde ettiği, davacının dayandığı 7 klasör evrakın davacı şirketin kanuni defterlerine sirayet eden işlemlerin 10 katı kadar olduğu, bunun da şirket tarafından faturasız hizmet verildiğini ortaya koyduğu, davacı şirket müdürünün söz konusu işlemleri bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı gibi davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutma yükümlülüğünün davacı şirket müdüründe olduğu, bu görevin davalıya verilen vekaletle devredilmesinin söz konusu olamayacağı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığından taraflar arasındaki iddia ve savunmayı aydınlatacak mahiyette olmadığı, davacının da bu iddialarını somutlaştırmadığı gibi İlk Derece Mahkemesinin sair gerekçelerinin de usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat, davalı gerçek kişide bulunduğu iddia olunan şirkete ait e-posta şifrelerinin ve belgelerin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 613 ve 626 ncı ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. .