11. Hukuk Dairesi 2010/10145 E. , 2012/3536 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2010 tarih ve 2003/817-2004/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Üçem Taahhüt A.Ş. vekili ve Müflis ... İflas İdaresi Memurluğu tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10145 E. , 2012/3536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2010 tarih ve 2003/817-2004/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Üçem Taahhüt A.Ş. vekili ve Müflis ... İflas İdaresi Memurluğu tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Üçem Taahhüt A.Ş. ortağı iken, payını diğer davalı ...’e devrettiğini, devir karşılığında iki blok yapının devrinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların taahhütlerini yerine getirmemeleri üzerine Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2002/464 E,2003/313K sayılı dosya ile müvekkili alacağının 4.784.795 USD olarak belirlendiğini ve kısmi dava açılmış olması nedeniyle 20.000,00 TL’nin tahsili için verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, mahkeme ilamıyla belirlenen bakiye alacağın tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, 2.965.712,08 TL’nin davalılardan tahsilini ve anılan mahkele ilamında hükmedilen tedbirin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının pay devir bedelini peşin olarak aldığını ve davacı isteminin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve kesinleşen Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi’nin 2002/464 E,2003/313K sayılı dosyasında belirlenen davacı alacağına hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.965.712,08 TL’nin davalılardan tahsiline ve ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir. Kararı, davalılardan Üçem Taahhüt A.Ş. vekili ile ve Müflis ... İflas İdaresi Memurluğu temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesi ve davalı şirketle yapılan protokol hükümleri uyarınca alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, işbu davadan önce açılan Üsküdar Asliye 5.Hukuk Mahkemesi’nin 2003/313 karar sayılı ilamıyla davacının alacak miktarının belirlenmiş olduğu gerekçesiyle taraf delilleri işbu davada tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa; Dairemiz’in 1997/ 3788-6483, 2000 /7946-9237,2001/10078-1244 E.K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, hukuki ilişkinin varlığı, husumet gibi bazı hususlar bakımından kısmi davada verilen hüküm sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturulabilir ise de, kısmi davada zararın bir kısmı dava edildiği için tüm zarar değil sadece dava edilen tutar kesinleşir. Ancak, kısmi davada mahkeme itirazları dikkate alıp gerçek zararı saptamış, Yargıtay hükmün temyizi üzerine kısmi davada alınan raporu irdelemiş ise, bu durumda ilk davadaki raporun ikinci davada tarafları ve hakimi bağlayacağı benimsenebilir.( Y....K.nun 23.02.2000 gün ve 1195-135 sayılı ilamı) Somut olayda, kısmi davada alınan bilirkişi raporuna karşı davalı taraflarca itiraz edilmiş olmasına rağmen bilirkişiden ek rapor alınmadığı gibi hakim gerekçeli kararında itirazı tartışmamış ve temyiz aşamasında da bilirkişi raporuna ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmadığından ilk karara konu bilirkişi raporunda belirtilen tazminat miktarı gerçek zararın tayin ve tespiti bakımından denetimden uzak kalmıştır. Bu itibarla mahkemece, taraf delilleri tartışılarak davacının talep hakkının bulunduğu gerçek alacak miktarının dosya kapsamıyla kesin olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kısmi davada tartışılmayan bir rapora dayanılarak karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 09.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.