11. Hukuk Dairesi 2011/6127 E. , 2012/13644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/603-2010/1196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2011/6127 E. , 2012/13644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/603-2010/1196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına davalı Banka'nın Küçükyalı Şubesi’nde 10 milyar TL’lık mevduat hesabı açtığını, müvekkilinin murisi ve babası olan Bekir Uluçınar’ın 26.06.2002 tarihinde vefat ettiğini, aynı gün davalı Banka'nın Küçükyalı Şubesi Müdürlüğü’ne Bekir Uluçınar adına düzenlenmiş yazı ile müvekkilinin hesabındaki paranın kendi hesabına aktarılmasını ve bundan sonra aynı paranın Neşe Kalyoncu’ya verilmesine ilişkin talimat verildiğini, ölüm döşeğinde olan veya muhtemelen ölmüş olan bir insanın bu şekilde talimat vermesi ve altına imza atmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 10.000 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, talimat altındaki imzanın murise ait olduğunun Adli Tıp Kurumu’nca belirlendiğini, davacının kardeşi ile birlikte muris Bekir Uluçınar’ın mirasını reddettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından bankalardaki hesaplarından para çekme konusunda Bekir Uluçınar’a tam yetki verildiği, Bekir Uluçınar'ın talimatındaki imzanın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, ödeme konusunda hesap sahiplerinden teyit alınmadığı, davalı Banka'nın gözetim ödevi niteliğindeki özen yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın 26.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı Banka vekilince temyiz edilmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK 309. maddesi “Muayyen günde hakim iki tarafı isticvap ve ledelhace senedi imza ettiği iddia olunan şahsı istiktap eder. Hakim iki tarafın ita ettikleri izahattan ve ibraz ve irae ettikleri delillerden veya imza kendisine isnat olunan şahsın istiktabından senedin vüsuk ve ademi vüsuku hakkında istihsali kanaat edemediği surette ehlihibre vasıtasiyle senedin imzasının tahkikına veyahut yazıldığını görenlerin istimaına veya senedin münkiri tarafından yazıldığına sureti katiyede delalet eden vakayiin şuhut ile ispatına karar verir.” hükmünü haizdir. Hakim, bilirkişiye yaptıracağı imza incelemesi sonucunda, adi senetteki inkar edilen imzanın inkar edene ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaat sahibi olmazsa, adi senedin yazıldığını görenlerin veya bunlara kesin surette delalet eden vakalara tanık olanların dinlenmesine karar verir. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt 2, S. 1444) Somut olayda, Dairemizin bozma ilamında murisin bankaya yazdığı talimattaki imzanın eli ürünü olup olmadığının araştırılması, uyuşmazlığın çözüm noktasının talimat altındaki imzanın murise ait olup olmadığının belirlenmesinde yattığına işaret olunmuş, mahkemece bozma ilamı sonrası bilirkişilerden alınan raporda, imzanın basit yapıda olduğu, talimattaki imzanın murise ait olup olmadığı tespit edilemediği belirtilmiş ve bu rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir. Ancak, mahkemece yukarıda anılan madde hükmü uyarınca davacının bu konudaki delilleri toplanmadan karar verilmiş, ceza dosyası içindeki deliller ile tanık beyanları değerlendirilmemiştir. Öte yandan, mahkemece sadece dava konusu talimattaki imza ile murisin daha önceki imzaları karşılaştırılmak suretiyle çözüm yoluna gidilmiştir. Oysa, Neşe Kalyoncu’ya yapılan ödemelere ilişkin talimatlardaki imzalar ile dava konusu talimattaki imzanın benzerlik gösterip göstermediği, yine dava konusu talimatta imza dışındaki yazıların murisin eli ürünü olup olmadığı hususu üzerinde de durulmamıştır. Bu itibarla, mahkemece talimattaki imzanın muris tarafından atılıp atılmadığı konusunda davacının delilleri toplanıp, ceza dosyasında toplanan deliller ile birlikte değerlendirilip, dava konusu talimattaki el yazısının murisin eli ürünü olup olmadığı belirlenip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.