11. Hukuk Dairesi 2011/4526 E. , 2011/5885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 gün ve 2006/29-2008/625 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.01.2011 gün ve 2009/2263-2011/402 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisind
**11. Hukuk Dairesi 2011/4526 E. , 2011/5885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 gün ve 2006/29-2008/625 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.01.2011 gün ve 2009/2263-2011/402 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı limited şirketin muayyen süreli olup, Anasözleşmenin 6. maddesine göre sürenin 31.12.2005 tarihinde sona erdiğini, müvekkili ile davalı limited şirketin diğer ortakları arasındaki husumet nedeniyle açılan ceza davalarının derdest olduğunu, süresi dolan ve bu nedenle infisah eden şirketin ortakları arasındaki anlaşmazlık nedeniyle bir araya gelip tasfiye memuru tayin etmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek, süresi sona eren davalı şirkete tasfiye memuru tayin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 03.01.2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısında hisseleri %90’ı bulan 5 ortağın şirket süresinin 31.12.2005 tarihinden itibaren 99 yıl uzatıldığını, bahsi geçen kararın iptali için de dava açılmadığını, şirketin faaliyetlerine devam ettiğini, şirket ortaklarından biri hakkında Eyüp 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2002/288 Esas sayı ile açılan davada beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 29.05.1986 tarih ve 2763-3319 sayılı kararında da belirtildiği gibi şirket süresinin bitmesinden sonra dahi alınabilecek bir karar ile şirket süresinin uzatılması mümkün ise de, davalı şirketin anasözleşmesinin 11.08.1989 tarihinde tadil edilmiş 6.maddesinde şirket süresinin uzatılması veya kısaltılması için şirket ortaklarının oybirliği ve Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın olurlarının arandığı, TTK’nun 513 ve 514.maddeleri gereğince sözleşme değişikliklerinin bakanlık tasdiki ile tekemmül edeceği, bu tasdik hususunun re’sen araştırılması gerektiği, dava konusu olayda bakanlıktan alınmış bir tasdik olmadığı gibi anasözleşmenin süreye ilişkin maddenin değiştirilmesine ilişkin kararın oybirliği ile alınmadığı, davalı şirketin süresinin 31.12.2005 tarihinde dolduğu ve bu tarihte münfesih olduğu sonucuna varılarak, davalı limited şirketin münfesin olduğunun tespiti ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir Mehmet Esen’in tayinine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava davalı limited şirketin süresinin 31.12.2005 tarihinde dolduğu iddiasına dayalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı şirketin anaözleşmesinin 6. Maddesinde şirketin süresinin 31.12.2005 tarihinde sona ereceği, ortakların bu süreyi oybirliğiyle alacakları bir kararla uzatabilecekleri belirtirmiştir. 22.11.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirketin süresi toplantı tarihinden itibaren 99 yıl uzatılmış ise de davacının bu karara muhalif kaldığı ve anasözleşmede öngörülen oy birliği şartının gerçekleşmediği tartışma konusu değildir. Davanın niteliği gözetildiğinde davacının işbu temyize konu kararın kesinleşmesi tarihine kadar ortak sıfatına haiz olması gerektiği açıktır. Oysa davacı hakkında haklı nedenlere binaen ortaklıktan çıkarma davası açılmış ve İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/659 E, 2011/64 K sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiş ise de anılan karar henüz kesinleşmemiştir. Bu durumda mahkemece anılan davacının ortaklıktan çıkarılmasına dair verilen mahkeme kararının kesinleşmesi beklenilerek bundan sonra hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 20.01.2011 gün ve 2009/2263 E, 2011/402 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 13.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.