11. Hukuk Dairesi 2010/1618 E. , 2011/10906 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2006/653-2009/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu…
**11. Hukuk Dairesi 2010/1618 E. , 2011/10906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 tarih ve 2006/653-2009/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı nezdinde bulunan cari hesabından virman yapılarak, başka bir banka şubesi nezdindeki hesaba havale edilip çekildiğini, davacı şirketin, havale yapılan hesabın sahibi ile hiçbir hukuki ve ticari münasebetinin olmadığını, müvekkil şirketin internet bankacılığında kullandığı şifresinin kırılarak hesabından yönlendirme yapıldığını, davacının mağduriyetinin giderilmediğini, davalı bankanın, internet bankacılığında kullandığı güvenlik duvarlarını internette değişen ve gelişen teknolojiye uygun olarak müşterinin güvenliğini sağlayacak şekilde geliştirmediğini ileri sürerek, haksız ve kötüniyetli olarak çekilen 9.550 TL'nin işlem tarihi olan 08.06.2005 tarihinden itibaren mevduatlara uygulanan faiz tutarı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, işbölümü itirazında bulunmuş, davacı firmaca kullanılan IP adresinin dışındaki IP numaraları erişime kapatılmış olsa idi dava konusu işlemlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmayacağını, davacının, "akıllı SMS, akıllı anahtar ve ayarları" gibi kendisine sağlanan ek güvenlik hizmetlerinden hiçbirini tercih etmediğini, korumak zorunda olduğu şifresini de gereği gibi muhafaza edemediğini, zira davaya konu havale işleminin davacının sadece kendisinin bildiği şifre ile gerçekleştirildiğini, davacı tarafından mevduata uygulanan faizin talep edilmesinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 kusur izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, son alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait cari hesaptan, davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.